Ben Ne Diyorum? Sen Ne Diyorsun?

Hepimiz bir kere de olsa karşımızdakini yanlış anlamışızdır. Çoğu zaman karşıdakine anlatmak istediğimizi tam olarak anlatamayız. Hani bir söz vardır “senin anlattığın, onun anladığı kadardır” diye. İletişimde önemli noktalardan biridir karşımızdakine istediğimiz mesajı vermek ya da soru sordurmak.

Bir kullanıcı arayüzü hazırlarken neleri kıstas alıyoruz? Bir kere kullanıcıların çoğunda aynı kanı oluşmalıdır. Yani “ARA” butonu arama yapar. Kullanıcı da arama kutusuna bir şeyler yazıp ara dediği zaman arama yapacağını bilir veya bildiği kabul edilir.

En basit, şüphe uyandırmayacak kullanıcı arayüzlerinde sizin anlatmak istediğiniz yönergelerle, kullanıcının yapacaklarının sonucu sizin ve kullanıcı için aynı ya da benzer olmalıdır. Şimdi altta bir grafik göstereceğim. Popüler müzik arama sitesi diyelim, her neyse türü. Fizy.com;

fizy

 

Yukarıda sitenin çeşitli bölümlerinin bağlantıları olan butonlar var ki bunlar çok anlaşılır. Sonra müzik arama kutusu var. Ama metin kutusu olduğu belli değil. Çoğu sitede görüldüğü gibi kenarlıkları olan ya da arka planı farklı renkte yapılmış bir arama kutusu değil. Fizy’e ilk defa giren biri, İnternet kültürü düşükse biraz bocalayabilir. Anlamaz demiyorum, insanlar zekidir ve sizin kötü de olsa arayüzlerinize ayak uydururlar. Ama bu kadar rakip varken kullanıcı deneyimini hiçe sayamayız.

Benim deneyimim ise çok farklı. Normalde yani genelde diyelim; bu tür arama kutularına tıklayınca, yani focus olduğu zaman “müzik ara” yazısı silinir ve size doldurmanız gereken bir kutucuk kalır. Ben işin arka planını bildiğimden birkaç tıklama yaptım ama yazı silinmedi. Bunun nedenini Javascript dosyalarının henüz yüklenmediğine yordum. Ama istek sonucu alınmıştı. Ben de klavyede bir tuşa bastım ve yazı silindi. Sonuçta yazmaya başladım ve aradığımı aradım.

Burada dikkat çekmek istediğim konu kullanıcının kafasındaki ile sizin kafanızdaki düşünce aynıdır. Müzik arama kutusu varsa, siz müzik arattırmaya yarayan bir arayüz hazırlmaya çalışıyorsunuz, kişi istediği müziği bulsun diye. Kullanıcının da amacı istediği şarkıyı dinlemek. O da bu nedenle arayüzünüzü kullanacak. Amaçlarınız ortak ama ortadaki arayüz sizi aynı noktada buluşturabiliyor mu?

Buna mental model deniyor. Yani kullanıcının kafasındaki senaryo. Buna uygun yöntemlerle istediği içeriğe yönlendirmemiz gerekiyor. Burada bir şey, bir teknik anlatmadım. Sadece bunun aklımızda bulunması arayüz tasarlarken oldukça yardımcı olacaktır.

Fazlasını Oku

Son Kullanıcı Gerçekte Neler Yaşıyor

Bu soruyu hep merak etmişizdir, anlamaya çalışmışızdır. Tahminlerimiz olmuştur, izlediğimiz insanlardan belli tecrübeler edinmişizdir. Ama kullanıcı gerçekte ne yaşıyor? Bundan 2 yıl önce yazdığım e-ticaret yazılımı vardı. Bunu kullanarak bir site yapıyoruz. Ürünlerin de bizim tarafımızdan girileceğini duyunca çok gerilmiştim ama sonucunda buna sevindim, çünkü bana çok şey öğretti.

Yazılımda sınırsız alt kategori eklenebiliyor. Bir kategorinin içine girip alt kategorileri ekliyorsunuz, sonra onların alt kategorilerini vs… Ben her kategori listelemesinde yeni bir http isteği yapmışım. Ürün ekleme bağlantısına tıkladığınızda karşınıza bu kategori sayfası çıkıyor. İstediğiniz kadar alt kategorilere gidip ürün ekleyebiliyorsunuz. İster en üst kategoriye eklersiniz, ister son kategoriye. İkisine de izin veriyor sistem. Bizim 3. seviye alt kategorilere eklememiz gerekiyordu. 1000 civarı da ürün vardı fotoğrafları ile birlikte.

Her seferinde ilgili kategoriye gitmek için 3 defa tıklamam ve sayfanın gelmesini beklemem gerekiyordu. Her defasında bunu yapıyordum, bağlantımız da kota yüzünden düşmüş ve hızlı değil. Bu işkenceye dönüştü. O anda bir son kullanıcıydım. Programlama ile müdahale edecek zamanımız da yoktu.

Bir sistemi kullanılabilir yapmak için kullanıcıların ne yapabileceklerini iyi kestirmek gerekiyor. Eğer kullanıcı tek seviyeli bir kategori ağacına sahipse bu sorun öne çıkmıyor. Ben sadece ürünleri ekledim. Peki silmesi, düzenlemesi ne durumda? Onlar da bu kadar kullanışsız mı? Bilmiyorum.

Ama kötü tasarlanmış arayüzler kullanıcılara yapılmış çok kaba bir hakarettir.

Fazlasını Oku

Bu Nasıl Bir Soru

Çılgın Kullanıcı
Çılgın Kullanıcı

Geçenlerde kahvede oturuyorum. Bilgisayar bilgisi kıt bir abi bilgisayar edinmiş. Kahvenin en Hacker’i olarak da bana başvurdu, bir sorunu varmış. Neyse sorunu sordum şunun gibi şeyler söyledi;

  • Zeki müren yazıyorum müzik çalmıyor.
  • Açıyorum Google’a girmiyor
  • Oyun oynayamıyoruz Google’dan
  • Bilgisayarı açınca Google gelmiyor.
  • Video izleyeceğim açmıyor, (porno arıyor).

Bu soru topluluğuna nasıl cevap verebilirim. Flash Player, DNS değiştirme, Google’ı açılış sayfası yapma, Youtube ile Bir Oyun sitesi için bookmark oluşturmak. Bunları sabahlara kadar konuşsak anlatmam. Ben de evine gittim, Google Chrome kurdum 2 de bookmark verdim, bir de Chrome’un açılış sayfasını Google yaptım  oldu.

Hatta abinin kızı sarıldı bana. Pornografi işine halletmedim. O kadarını kendisi bulsun çok istiyorsa, ufacık kızı var.

Kullanıcılar ne kadar çeşitli böyle. A bilen B bilmiyor, C sorunu olan D diyor. Sorular tutarlı değil ki cevaplar tutarlı olsun. Ben böyle adamlara da site yapmak zorundayım. Sonuçta o da bir kullanıcı. Böyle tecrübeler edindikçe gözüm korkmuyor değil.

 

Fazlasını Oku

Alışverişe Devam Etmek ya da Etmemek

Şimdi bahsedeceğim konu bir yanlış anlama mevzusu. Hata diyemeyiz ama kullanılabilirlik için iyi dersler taşıyor. Konu olan site ihs.com.tr’nin domain kayıt etme sayfası. Aşağıda görselde görebileceğiniz gibi 2 adet buton var. Bunlardan biri “alışverişe devam et” diğeri ise “devam et”. Ben ilk olarak “alışverişe devam et” butonunu görünce ona tıkladım ve başka hizmetler almam için sayfalar geldi. Normalde alışveriş sitelerinde de böyledir. Ama yanındaki buton “devam” olunca bunu ayırmak şans işi oluyor.

Alışverişe devam etmek için hangi butona basmalıyım? Alışverişe devam et deyince siparişimi sonlandıracağımı düşünmüştüm. Son kullanıcı bu tür bir ikilemde yanlış seçeneği seçerse alışveriş iptal bile olabilir. “Devam” yerine “Bitir”, “Ödeme yap”, “Siparişi Ver” bilemiyorum birçok şey yazılabilirdi.

Alışveriş Ekranı
Alışveriş Ekranı

Fazlasını Oku

İnsanlar Şunu Şöyle Yaparlar

Başlıktaki cümle aslında bir kalıp. Web sitesi yaptırmaya gelen her firmanın kullanıcıları hakkında inanılma bilgisi var. Mesela “insanlar katologda ilk sayfaya bakarlar sonra bırakırlar” veya “Logo ufak olursa insanlar siteden çıkar” tarzı laflar ediyorlar.

Ben yaklaşık 7 senedir bu işin içerisindeyim. 10’a yakın kullanılabilirlik hakkında kitap okudum, onlarca web sitesi yaptım. Onlarca kişiyi sitelerimi nasıl kullandıklarını izledim ama bu tür laflar hala edemiyorum.

İnsanlar elma veya armut değildirler. İki çuvala ayırıp kenara koyamazsınız. Kullanıcılar şöyle, kullanıcılar böyle, bunlar çok genel tanımlar olur. Kullanıcılar hiç beklemediğiniz şekilde davranırlar. 2 kişiyi izleyip 1000 kişinin tamamının aynı davranmasını bekleyemezsiniz. Diyelim katalog yaptınız, ilk sayfanın çok önemli olduğunu düşünüyorsunuz. Kullanıcı katalog eline geçince sayfaları çevirmeye başladı, orta sayfalarda bir şey ilgisini çekti. İlk sayfaya bakmadı bile. Böyle olursa sizin teziniz çürümüş olur.

Zaten insanların tümüne hitap edecek tasarım, marka mesajı, her türlü pazarlama faaliyeti yoktur. Hedef kitle belirlenmelidir ve o kitlenin davranışlarına uygun davranılmalıdır. Yani bu araştırılması yapılması gereken bir konudur. 2 kişi izleyip grafik tasarımda renklerin önemini kavrayamazsınız.

Fazlasını Oku