İngilizce ve Almanca Online Sözcük ve Cümle Çeviri

Günümüzde internetin her yaştan insanın kullanabileceği seviyeye gelmesi ile birlikte internet üzerinde oluşturulan platformlarda her yaştan insana hitap etmektedir. Özellikle son zamanlarda online sözcük çeviri programı gerek iş sektöründe gerekse eğitim sektörü başta olmak üzere her seviden dil bilgisi olan insanlar tarafından yoğun olarak kullanılmaktadır. Uzun ve karmaşık olarak gördüğünüz herhangi bir dildeki cümlelerinizi istediğiniz bir dile çevirmek için online sözcük çeviri bağlantısı üzerinden sitemizi ziyaret etmeniz yeterli olacaktır.

İngilizce cümle çevir başlığı altından geniş kelime içeriği ve dil bilgisi kurallarına sahip olan çeviri sitesinde İngilizce sözcük ve cümlelerinizin Türkçe dilindeki karşılığına ücretsiz bir şekilde ulaşabilmeniz mümkündür. İster yurtiçi isterseniz de yurtdışından İngilizce cümle çevir bağlantısına tıklamanız halinde karşınıza çıkan sayfada cümlelerinizi dil bilgisi kurallarına göre doğru bir şekilde yazarsanız çevirilerinizi daha doğru şekilde yapabilme şansına sahip olabilirsiniz. Almanca cümle çevir programı özellikle işyerlerinde önemli yazışmaların çevirileri için sıklıkla kullanılmaktadır. Hata yapma oranının en aza indirgendiği bu siteye üyelik formu doldurmadan anında çevirilerinize başlamak için Almanca cümle çevir bağlantısına tıklamanız yeterli olacaktır.

* Bu yazı advertorial içeriklidir.

Fazlasını Oku

Emlakz : Emlak İlan Sitesi

Yeni bir konut sahibi olmak istiyor ve karar veremiyorsanız ihtiyacınız olan tek şey online emlak platformudur. Gelişen internet sistemlerine paralel olarak ortaya çıkan bu online emlak siteleri sayesinde ihtiyacınız olan ve bütçenizi zorlamayacak olan satılık evleri görüntüleyebilir ve bunlara kolayca sahip olabilirsiniz.

Online emlak siteleri arasında bir hayli ön plana çıkan ve kendine geniş bir kullanıcı portföyü sağlayan Emlakz adlı site içerisinden Adana Seyhan satılık ev ilanları başlığı altından Seyhan bölgesindeki cazip fiyatlı evleri listeleyebilirsiniz. http://www.emlakz.com/Adana/Seyhan/satilik-evler.aspx url’sinde bulunan Adana Seyhan satılık ev ilanları linkine tıklayarak bu sayfaya erişebilirsiniz. Adana Çukurova satılık ev ilanları kategorisi de bir hayli ilgi ve talep görmektedir. http://www.emlakz.com/Adana/Cukurova/satilik-evler.aspx adresindeki Adana Çukurova satılık ev ilanları linki üzerinden erişebileceğiniz bu ilanlar sayesinde yeni ev sahibi olmanız artık çok kolay. Adana satılık ev ilanları sürekli olarak güncellenmekte ve vatandaşların ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılamaktadır. http://www.emlakz.com/adana/satilik-evler.aspx adresinden Adana satılık ev ilanları bağlantısına tıklayarak bu ilanlara kolay bir şekilde erişebilmeniz mümkündür.

* Bu yazı advertorial içeriklidir.

Fazlasını Oku

Doğru Bilinenler ve Müşteri

Computer-user--woman--shocked--surprised--laptop---26035859Çoğu zaman doğru bildiklerimizle müşterilerimizin istekleri birbirini tutmaz. Ben bunu web sitesi yapımından yola çıkarak inceleyeceğim.

Ben ne çok iyi bir programcıyım ne de iyi bir işletmeci. Bir pazarlama uzmanı da değilim ama bu üçü özelliğin bende harmanlanması gerektiğini düşünür ve ona göre kendimi geliştiririm. Bu “abi alıyor sigarayı ağzına monitöre bakmadan kod yazıyor” insanlarını hiç anlamamışımdır. Müşteriler çok beğeniyle anlatırlar. “Bizim bir arkadaşa bir değişiklik söyledim, bana bakarak kod yazdı, sorunu çözdü, lakin çalıştığı için zamanı yok”. Bunu daha bugün duydum.

Benim kesinlikle böyle bir hayalim olmadı. Nasıl yapılır hiç de merak etmedim. Ben olaya toptan baktığım için ufak ayrıntılar beni boğuyor. “Şurası sarı olsa?”. Tamam sarı olsun, isterse kırmızı olsun ama bu bizim çalışmamızın merkez noktası olmasın. Sen ticaret yapacaksın, ben de web siteni yapacağım. Yok kenarlar oval olsun, arka planda doku olsun vs.. Bunlar sitede satışa yönlendiren etmenler mi? Oval kenarlı ürün kutucuğu insanı satın almaya mı güdüler?

Önce trafiğine bakalım. Hedef kitleni belirleyelim. Ona göre reklam bütçesi ayır, sonra da sipariş adımlarına bakalım, anlaşılmayan ya da zor anlaşılan yerler var mı? Satış sonrası destek senin işin. Ama onu da düşünmek zorundayım. Geri iade prosedürlerini de ben programlayacağım.

confusedAma detaylarda o kadar boğuluyoruz ki. SEO çalışması yapmadan önce yapacağımız belki yüzlerce düzenleme var. Bir yandan tanıtım, satış, reklam konusunda planlamalar yapılmalı. Web sitesi her zaman bir araçtır. Ticari işletme için satış kanalı, mobilyacı için tanıtım ve sanal kartvizit alanı, Facebook için insanların iletişimde kaldıkları bir ortam yapıyoruz.

Elinde çekiç olan her sorunu çivi olarak görür. İnternet her şey değildir. Bir platformdur, bir kanaldır. Ne içinde kaybolmalı ne de gözardı etmeliyiz. Her müşterinin kafasında bak şu site gibi yapalım diyenler var. Yahu bana boş kafayla gel. Sen bana siteyi ne amaçla kullanacaksın ondan haber ver. Ben senin işinde, iş süreçlerinde ne gibi iyileştirmeler yapayım onu düşüneyim. Bir mobilyacının fantezisini gerçekleştirmek için site yapmayalım. Mobilyalarını listeleyelim, istersen satış yap, ya da sadece adresini koy. Benden sabah işe geldiğinde Karadeniz Müziği dinlemek için sitesine radyo koymamı söyleyen özel yurt sahibi oldu. Bu nasıl bir mantalitedir böyle?

Siteler amaç değil, araçtır. Sizin beğendiğiniz gibi olmak zorunda değildir. Ben siteyi aslında müşteriye değil, kullanıcıya yapıyorum. İnternet hakkında hiç fikrin yok ama web sitesi için uçuk fikirlerin var. Anlam veremiyorum. Bir site güzel olmak zorunda da değildir. Güzellik görecelidir. 10 sene önce Apple’ın sitesine bakın, şimdi yapan olsa leş gibi derler. Yani bunun bilimi yoktur. Ama kullanılabilirliğin, kullanıcı deneyiminin hesabı, kitabı, araştırması vardır. Ve müşterim üzgünüm ki sen bunları bilmiyorsun, haberin dahi yok.

Fazlasını Oku

İnternet Kullanıcısına Saygı

Belki blogunuz binlerce kişi tarafından ziyaret ediliyordur. Ya da haber sitenize günlük 10.000 tekil ziyaretçi giriyordur. Ama şunu unutmamak gerekiyor ki hepsi sizin gibi, benim gibi birer insan.

Bu yazıyı yazmamın sebebi şu video gösteriminden önceki anketler. Belki kapatıp geçme yolu vardır ama ben hiç öyle bir şey göremedim, işin mutfağından biri olarak. Siz yolda giderken birini tutup direkt anket sorularını sormaya başlayabilir misiniz? Hayır. Önce izin Respectister, açıklama yapar, kabul ederse ankete başlarsınız. Anket bitiminde de teşekkür eder ve uğurlarsınız. Bir video izleyeceğim pat “cinsiyetiniz erkek/kadın?”, “hangi takımlısın?”. Dikkat edin ben siteye üye olmuyorum, sadece video izleyeceğim. Bu taktikleri bende ters tepiyor. Aksine tercihim neyse tersini seçiyorum. Cinsiyet sorarsa  “kadın” işaretliyorum. Takım sorarsa Fenerbahçe’yi seçiyorum. Bana yapılan zulme karşı ben de tepkimi bu şekilde gösteriyorum. Hatta çıkasım geliyor o siteden bir daha girmemek üzere.

Bu güruh muamelesi yaptığınız insanlar birer birey ve her insan gibi saygıyı hak ediyorlar. Bu yalakalık falan değil. Hem insanlara meta satarak para kazanıyorsunuz, aynı şekilde saygıyı da insanlardan esirgememelisiniz.

Bu Türkiye’ye özgü bir şey değil tabi ki. Oyun zannedip tıklanan flash reklamar. “iphone Kazandınız, tıklayın telefonunuzu alın” tarzında reklamlar. Cep telefonlarının taklit modellerini “büyük indirim” diyerek satmak. Bunların hepsi İnternet’e olan güveni zedeliyor. Mesela dayım iphone’u için kredi kartı bilgisi girmeye çekiniyor. Düşünün dünyanın en değerli şirketi bu, güvenli ve şeffaftır. Ama o kadar kandırmaya, para koparmaya çalışırsanız bu tepki çok doğal.

Mesela sitenize günlük 10.000 tekil ziyaretçi geliyor. “Abi hemen adsense koyalım günlük şu kadar sayfa gösterimiyle iyi para yaparız” diye düşünülür. Evet gelir getirir. Ama bir süre sonra bu yetmez, reklamların içerik ile ayrılması zorlaştırılır. Yani tırnakçılık, başka bir şey değil. Kullanıcı istemsiz reklamdan dolayı gittiği siteden memnun değil, o reklamı veren firma geri dönüş oranının düşüklüğünden şikayetçi, Google’da memnun reklam veren kaybedebilir. Sadece siz 100$ daha fazla kazanırsınız.

Kullanıcılarınızı izleyin, ne arayıp geliyorlar sitenize, hangi içerik/uygulama ilgilerini çekiyor analiz edin. İnsanlardan fuara giriş ücreti almak yerine lunaparakda daha fazla para harcatın. Ama bu harcamadan hem ziyaretçi eğlensin/memnun kalsın, hem de siz memnun olun. Kulağa hoş gelmiyor mu?

Fazlasını Oku

Facebook’da Sayfa, Sanatçı, Marka Beğenme

İlgilendiklerimŞimdi söze işte “yeni nesil şöyle”, “yeni nesil marka tutkunu, her şeyi like ediyor” gibi şeyler söylemeyeceğim. Facebook bildiğiniz gibi sağ tarafta reklamlar ve beğenmemiz için sayfalar gösteriyor. Reklamlardan para kazanıyor direkt ona şüphe yok, peki neden bize beğenmemiz için sanatçı, grup, marka, mekan gösteriyor? Bizi daha yakından tanımak için mi? Hayır, para kazanmak için. Nasıl oluyor bu bakalım.

Faccebook, kullanıcılarını tanımak istiyor. Tabi bunu bizi çok merak ettiği için yapmıyor. En basit örneği yaşımızı biliyor, şehrimizi biliyor, öğrenim durumuzu biliyor, ne izliyoruz, ne dinliyoruz hepsini biliyor ve bunlara göre reklam gösteriyor. Bu reklamların tıklanma => satış/eylemle sonuçlanma oranı artıyor. İkincisi ise Bu bilgileri kombine edebilmesi. Apple severler hangi bira markasını tercih ediyor? Arkadaş listesinde bayan kullanıcı çok olan bir kişi hangi cep telefonunu kullanıyor gibi.

Nasıl mekanları tercih ettiğimizi biliyor. Dolaştığımız, takıldığımız yerleri biliyor. Ve bu ona muazzam bir güç veriyor. Eğer Facebook’da daha önce reklam vermişseniz orada filtreleme seçenekleri vardır. Yaş seçersiniz, cinsiyet, lokasyon, ilgi alanı vs.. Ve size bu filtreye uygun kaç kişi olduğunu gösterir ve o kişilere reklamlarınız gösterilir. Bu filtreyi yüz kullanıcıya indirecek şekilde bile ayarlayabiliyorsunuz.

Şahsi olarak bunun bana hiçbir sorun yaratmadığını söyleyebilirim. Bilgilerim anonim olarak reklamcılara verilebilir. Reklam görmek istemiyorsam zaten siteye girmem veya başka bir sosyal ağı tercih ederim ama reklamlar her yerde. Bu nedenle çocuk bezi reklamı görmektense cep telefonu reklamı, tablet bilgisayar reklamı görmeyi tercih ederim. Sonuçta bu da bir kullanıcı deneyimi. Reklamlar da kullanıcı deneyimini etkiler. Belki saçlarınızdaki kepeğe çare olacak bir sabun bulursunuz veya yeni çıkan iPad modelinden haberdar olursunuz.

Zaten İnternet’in en önemli güçlerinden biri de bu. Kullanıcı ile bir etkileşim söz konusu. Televizyonda, radyoda, gazetede bu yok. Mecra hangisi ise ona reklam verirsiniz ve herkes onu izler. Sadece mecrayı takip eden kitleyi genelleyebilirsiniz. Gençler, muhafazakarlar, orta yaşlılar gibi çok genel şeyler olur bunlar.

Aynı şeyi Google da yapıyor ve gerçekten hoşuma gidiyor. Tarayıcı olarak Chrome kullanıyorum. Her bilgisayarda (iş yeri, ev, diğer) Chrome’a Gmail hesabım ile login oluyorum. Arama geçmişim, tarama geçmişim, hangi sitelere girdim çıktım hepsi kayıtlı. Bir iki sitede kulaklık bakıyorum, sonra sitelere yayılmış Adsense reklamlarında bana bir sürü kulaklık reklamı gösteriyor. Kulaklık alacağımı anladı işte. Bana bu reklamlar lazım, yüz bakım jeli değil. Eğer ona ihtiyacım olsa onu arardım.

Aynen devam

Fazlasını Oku

Reklamın Yaratıcı Olması ve Satışa Etkisi

Tüketicilerin satın alma kararları çok değişkenli bir konu. Tek formülü yok, hatta gruplara ayırsanız bile bir sürü tüketici modeli elde edersiniz.

Ajanslarda tüm dünyada çok yaratıcı işler çıkıyor. Aşağıda bir reklam örneği verdim.

Jingle Bells

Yukarıdaki reklam viral mi? Evet ben birçok arkadaşımla paylaştım, gerçekten yaratıcı buldum. Ama sık sık olmasa da alkol alan biri olarak beni içki satın almaya itmedi. Tabi reklamın tek amacı satışı artırmak değildir. Hatta güdülemedi de. Güdülemek derken, şuan değil ama bu reklamın beni ileride yapılacak bir satın almaya iteceği varsayımı. Tabi geleceği şimdiden bilemem. Belki bu reklamın etkisinde kalarak bir yılbaşı bu içkiden alırım , kim bilir?

Peki reklamlar yaratıcı olmalı mı? Daha doğrusu yaratıcı reklamlar bizi güdülüyor mu? Ben kendi hayatımdan örnek vereceğim. Kırtasiye ürünlerine bir zaafım var. Not defterleri, ajandalar, kalemler vs..

Facebook’da bakınırken Rotring kalem reklamı gördüm. Bu kadar reklam niye verdiler dedim. Zaten kırtasiyelerde bulunuyor. Siteye girdiğimde kalemin fiyatı 30 euro idi. Yani yaklaşık 60 TL civarına karşılık geliyor. Bu basit reklam beni siteye götürdü, sitede kalemin fiyatını gördüm ve bu beni güdüledi. Diğer kalemlerden farkı, sağladığı ekstra faydalar, sağlamlığını merak ettim.

İlerleyen günlerde bir kırtasiyenin önünden geçerken rafa vitrine baktım. Rotring kalemler vardı. Belki İnternet’deki kalem burada olabilir, bir göz atarım diye içeri girdim. Kalemin elinde olduğunu söyledi. Ama 60 TL dedi, ben de önemli değil dedim. Kalemi aldım. Tamamen mat bir kaplama ile kaplı ve metal aksamlı. Aslında teknik çizim için hazırlanmış bir kalem ama benim kalem merakım yüzünden satın aldım. Şuan dolabımda duruyor, kullanmaya kıyamıyorum. Ağırlığı, tutma yerindeki kaydırmaz plastik, o kalem ucunu çıkarması beni eritiyor.

Burada reklam beni güdüledi muhtemelen. Sonunda kendi isteğimle gidip aldım. Reklam da yaratıcılıktan çok uzaktı. Site de öyleydi. Ben insanları kitleler halinde marketlere gönderecek bir reklama rastlamadım. Yaratıcı veya değil.  Yukarıdaki reklamda kelimelerin baş harfleri olduğu için aklıma ürünün ismi mecburen geliyor ama ben içkinin tadını falan hiç merak etmedim. Belki bir çoklarını güdülemiştir, orasını bilemiyorum.

Reklamlar yarıcı olmak zorunda mı?

Fazlasını Oku

Müşteriyi Yolunacak Tavuk Olarak Görmek

Müşteri
Müşteri

Herhangi bir yere gidin, ister bir şeyler yiyin, isterseniz elektronik bir ürün alın çoğu zaman satış görevlileri ekstra şeyler satmaya çalışırlar. Bir menü büyük alın şu avanta var derler. Bunu normal karşılamam gerekiyor biliyorum ama birbirimize karşı, arkadaşımıza karşı bu kadar adil iken müşterilere neden bu kadar acımasız oluyoruz?

Bu İnternet siteleri için de geçerli. İster ilgin olsun, ister olmasın sitedeki tüm sayfaları gezmesini isteriz kullanıcının. Her habere yorum yapmasını. Teşvik ederiz, bazen de zorlarız. Burada müşteri kraldır, müşteri şudur, budur demeyeceğim. Serbest piyasa ekonomisinde birbirimize ürün, hizmet satıyoruz. Ben İnternet sitesi yapıyorum, diğeri bana kot satıyor, öbürü saç kesiyor vs…

Ben İnternet projelerimde olabildiğince kullanıcıyı düşünüyorum. Kullanıcıya bir şey vermeden istemek yanlış. Siz kullanıcıların ihtiyaçlarını karşılayın, para zaten gelecektir. Ama bunu yaparken müşteriyi, kullanıcıyı yolunacak tavuk gibi görmemeliyiz. Sosyal sorumluluk diye bir şey varsa onun da kralı budur. İnsanları kandırarak, insan doğasından gelen zaafları kullanarak iş yapmamalıyız.

Google’da herhangi popüler bir rahatsızlık hakkında, özellikle tedavisi olamayan rahatsızlıkları aratın ve Adwords reklamlarına bakın. O kadar firma var ki. Meğer ne kolay çözülüyormuş bu iş. MS hastasıyım ben bir sürü seçeneğim var. Hepsi gerçek hayattaki tırnakçılar gibi.

Siz istemez miydiniz bir kulaklık satın alırken görevlinin “ağabey boş ver bunu, ses kartın iyi değilse değmez. Ses kartları da çok pahalı, şu kulaklık 20 TL, süper de sesi var” demesini. Daha doğrusu firmanın bunu kurum olarak sahiplenmesini. 2 Okul yapmakla sosyal sorumluluk yapmış olmuyorsunuz, sosyal sorumlulukmuş, boş versenize. O da bir halkla ilişkiler çalışması “FORD İlköğretim okulu” taa taaaam. Aman ne kadar düşünceliymişsiniz. Peki yok paraya köpek gibi çalıştırdığınız işçiler için ne olacak? Burada çok açık bir samimiyetsizlik var.

Eğer bir gün yeterli kaynağı bulursam bu şekilde çalışan, kültürü müşteriyi yolmak değil, ihtiyacını karşılamak olan bir işletme açacağım. Konusu ne olursa olsun. Ürün satabilirim, yiyecek – içecek konusunda hizmet verebilirim.

Fazlasını Oku

Türk İnternet’inin Acınacak Durumu

Bundan yaklaşık 8-9 sene önce IRC’de sohbet ederdik. Sonra işin içine reklam botları geldi. “canım şu kanala gelir misin” diye. Onlar geçti Botnet ile IRC kanal/server doldurma başladı. Maksat fazla gözüksün.

Sonra tabi forumlar açılmaya başlandı pıtrak gibi. O günlerde açılan forumlarla, bugün açılan forumlar pek farklı değildi. Karışık, aşırı reklam dolu, milliyetçi, dinci söylemleri olan forumlar türedi. Warez forumları türedi.

Evet bir ekşisözlük çıktı bu ülkede, webrazzi, pilli network, ceviz.net, zoque, uzmantv ve sayamadığım bir çoğu. Ama artık Google’ın şu çöp forum sitelerine öncelik vermemesini istiyorum. Mesela arama yapıyorum “Rivotril yan etkileri” çıkan ilk 10 sonucun neredeyse tamamı “rivotril” arama sayfası ve içinde içerik yok. Bu şekilde ziyaretçi çekerek ne yapacaklarını zannediyorlar? Bindikleri dalları kesiyorlar. 3 krş adsense geliri için İnternet’i çöpe çevirdiler.

İnanıyorum ki İnternet henüz Türkiye’de emekleme döneminde. Gerçekten başarılı, profesyonel uygulamaları bir kere kullanıcınıza tattırdığınız zaman o çöp sitelerden vazgeçeceklerdir.

“Emeğe saygı, bir teşekkürü çok görmeyin!”

Fazlasını Oku