Elemanonline.net Kullanıcı Deneyimi Problemi

Elemanonline.net benim de gerek iş bulmak, gerekse iş piyasasını kontrol etmek için kullandığım bir platform. Bugün yaşadığım bir kullanıcı deneyimi probleminden bahsedeceğim. Hem bir örnek olsun, hem de elemanonline.net’e katkımız olsun, o kadar işe girdik çıktık 🙂

Şimdi tablo şu;

Detaylı Arama Sonuç Sayfası
Detaylı Arama Sonuç Sayfası

Peki bu nedir? Ben bu sayfaya yer imlerimden ulaşıyorum. Linki de bu;
adres

 

Yani Bilişim/Bilgisayar kategorisinde ve Kocaeli için verilen ilanları listeleyen sayfa. Her zaman formu tekrar tekrar doldurmak istemiyorum haliyle. Ama burada bir handikap var. #is-ilanları linki ile geldiğim için beni direkt sonuçlara gönderiyor. Arama yapınca da bu böyle oluyor. Karşımda gri bir blok var ve bir şeylere tıklamamı engelliyor. Bunun sebebi de site içi açılır bir pencere. Yani teknik olarak bir pop-up değil ama sitenin geneline tıklanmayı engelleyen bir katman ve üzerinde bu içerik oluyor. Görünüşte pop-up diyebiliriz. Aslında görmem gereken görüntü şuna benzer olmalı;

Pencere

Ama url sonundaki #is-ilanlari direktifi beni direkt olarak sonuçların başladığı alana scroll ediyor. Basit ama önemli bir detay. Zaten daha çok çalışma zamanında yakalanabilecek bir hata. Sadece kullanılabilirlik için bir örnek olması açısından yazdım. Kullanıcılar sitemizde gezerken ne gibi zorluklarla karşılaşabiliyorlar görelim diye.

Fazlasını Oku

Microsoft Hesabı Açmak

Çok zor bir şey değil ama kullanılabilirlik adına bir yanlış gördüm onu yazmak istedim. Şimdi aşağıdaki forma bakalım. Klasik bir eposta oluşturma formu.

outlookBurada herşey yolunda gibi gözüküyor ama kullanana kadar. Bakın formu doldurmaya devam ederken ahmet@hotmail.com.tr’nin dolu olduğuna dair bir mesaj ya da uyarı almıyorum. Şifrelerimi giriyorum, formun geri kalanını doldurup captcha (doğrulama kodu) nu giriyorum ve sonra hata gösteriliyor ismin kullanıldığına dair. Her sefer de captcha kodunu tekrar girmek zorunda kalıyorum. Büyük servislerin de öyle captcha kodları oluyor ki, okumak eziyet oluyor.

Basit bir şekilde kullanıcı adını yazdıktan sonra bir AJAX kodçuğu ile kullanıcıya bir uyarı verilebilir. Eskiden kullanılabilecek olası benzer kullanıcı adlarını da listelerdi Microsoft, Yahoo. Ama en azından uyarı şart.

 

Fazlasını Oku

Bence Hatalı, Sizce?

arena-tr sitesinden torrent ararken bu deneyimi yaşadım. Basit ve anlatılması zor olmayan bir problem. Problem kısa şöyle özetlenebilir; torrent arıyorum ama gelen sayfa arama yaptığım sayfanın aynısı ya da benim dikkatimden kaçacak kadar farklı değiller. Yani arama sonucunun geldiğini, arama yapıldı mı, varsa sonuçlar nerede göremiyorum. Bunun için scroll etmem gerekiyor. Arama Sayfası;

aramadan_once

Bu arada monitörüm 23 inc ve 1920 x 1980 çözünürlüğünde. Yani sayfa uzunluğu yeterli bir monitör kullanıyorum. Bir dizüstü veya tablet bilgisayar değil. Bu masum sayfadan arama yapacağım. Arayacağım şey de “Karayip Korsanları”. İfadeyi yazıyor ve arama butonuna basıyorum. Karşıma çıkan sayfa şu;

aramadan_sonra

Arama yaptığım sayfaya benzer bir sayfa. Zaten aramaya basar basmaz belirdi. Aynı sayfayı yenilemiş gibi oldum. Sadece aram kutucuğu kısmında yazdığım ifade var ki onu da bu yazıyı hazırlarken fark ettim. Ben arama yapılamadığını düşündüm ilk anda. Tekrar aradım yine aynı, sonra sayfayı scroll ettim ve karşıma şu görüntü çıktı;

sonuclar

 

Meğersem biraz scroll etmek her şeyi çözecekmiş. Bunu bir netbook’da düşünün; kullanıcı arama yaptıktan sonra sağlam bir scroll yapacak ki sonuçlara ulaşabilsin. Benim açımdan kullanışlı değil. Arama sonrasında sayfa, arama sonuçlarını da gösterecek şekilde auto-scroll edilebilirdi.

Basit, küçük ama önemli şeyler. Yeni davet ettiğiniz bir kişinin hiç sonuç bulamadığını düşünüp siteden bir daha girmemek üzere çıkmasına neden olabilir mesela. Bunu istemeyiz değil mi?

Fazlasını Oku

Bilgisayarla Baş Başa

Computer-user--woman--shocked--surprised--laptop---26035859Hiç yeni yeni bilgisayar öğrenmeye başlayan birine rast geldiniz mi? Sudan çıkmış balık gibi olurlar. Bir ütüde birkaç düğme veya ayar vardır. Televizyon daha komplekstir. Tabi bu aletler bilgisayarın yanında hesap makinesi sayılır.

İşlevleri tek hareketle yapılan aletler kolay öğrenilir. Mesela ütüyü açarsanız açılır, kaparsınız kapanır. Sıcaklığı artırırsınız, artar. Etki-Tepki şeklinde işlerler. İnsanları zorlayan şey zincirleme işlevlerdir. Bilgisayarı aç, monitörü aç, Msn’i aç, mail ve şifreni gir. Dikkat et mailin www ile başlamıyor.

Facebook üyeliği mesela, birçok adımdan oluşur ve İnternet’in çeşitli parçalarını kullanmayı gerektirir. Kullanıcı Eposta aktivasyonun ne olduğunu bilmiyor olabilir. Zincirleme işlemlerde de bir adım kesilirse diğer adımlara geçiş zordur, eğer telafisi yoksa tabi.

Kompleks İnternet siteleri tasarlarken İnternet’de ne trend ise onu kullanıyorum ama bir yandan da bu sudan çıkmış balıkları düşünürüm. Sitem ile baş başa. Acaba ne hissediyor, neyi anladı, neyi anlamadı, amacı nedir tahmin etmeye çalışıyorum. Ama onlar için geliştirme yaparsam bu sefer İnternet’i etkin olarak kullanan kişilere zulmetmiş olacağım.

Endüstriyel ürünler tasarlanırken daha çok verimlilik, güvenlik sonra da insan faktörü düşünülür. Çünkü makine operatörlerine gerekli eğitim verilir. Eğitim verilse de yine insan faktörünü göz önüne almak zorundadırlar.

Sorular gelir; “bizim kız ödev yapacak, ne yapsın?”. Ne diyeyim, ne önereyim? Hangi adımdan başlayayım? Ama çocuklar çabuk öğrenirler. Hem fizyolojik olarak buna hazırdırlar hem de “merak” onları öğrenmeye sevk eder.

Fazlasını Oku

İçeriğe Katkıda Bulunma ve Üye Olma Üzerine

1197500_13250170Hangimiz “içeriği görmek için üye olunuz” metnini okumaktan şikayet etmedi ki. Örneğin bir müzik albümü yasadışı yollardan yayınlıyor, bağlantı veriyor. İlk önce emek çalıyor, sonra da emeğe saygı adı altında “içeriği görmek için üye olun”.  Peki, sen bu albümü yayınlarken nereye üye oldun veya ne verdin ki karşılık bekliyorsun? Bu apayrı bir konu ama forumların binlerce işe yaramaz üyeleri bu şekilde oluşuyor. İçeriğe ulaşmak isteyen kişilerin zorunlu, istemeyerek verdikleri eposta adresleri bunlar. Hem kendi forumunda kullanıcı deneyimini kötü etkiliyor, kolektif olarak da İnternet kullanıcı deneyimine zarar veriyor.

Orijinal benzersiz içerik için tabi ki üyeliği zorunlu tutabilirsin, bu senin ticari kaygılarındandır. Ben burada içeriği oluşturan insanlara yapılan zulümden bahsedeceğim. “Devamı için üye olun”, “Rar şifresi üye olduktan sonra görülebilir”, “oy vermek için üye olun”, “yorum yazmak için üye olun” vs. Ne yapacaksın Allah aşkına beni üye yapıp? Hem içeriği ben oluşturuyorum, bir de bunun üzerine ben içeriğe ulaşmak istediğimde formlarla, aktivasyon epostaları ile uğraşmak zorunda kalıyorum.

En kötüsü de içerik oluştururken, yani yorum yazarken, puan verirken, şikayet ederken üye zorunluluğu olması. Ben senin platformun için orijinal içerik sağlıyorum, sen bana bu iyiliğimin karşısında belli rutinleri takip etmemi istiyorsun. Lütfen bırakın anonim yorumlar da olsun sitenizde. Anonim yorumları onaya atma bir seçenek mesela. Kötü bir şey yazmışsa kullanıcı silersiniz, yok değilse yayınlarsınız, hem siz içeriğinizi geliştirişiniz, hem de kullanıcı kendini ifade etmiş ya da tepki göstermiş olur.

imagesİnternet’in korkulan özellikleri, virüsler, banka bilgilerinizi çalmaya çalışan kişiler, istenmeyen eposta (spam) yollamak için eposta toplayan sistemler, bunların hepsi yine İnternet’den para kazanan ve İnternet’e ihtiyacı olan kişiler. Kendi bindikleri dalı kesen insanlar. İnternet’e bu denli güvensiz ve uzaktan bakılmasının sebebi sizsiniz. İnternet üzerinden yapılan alışverişler, siz olmasaydınız bu günkünden daha farklı olurdu. Bankaların İnternet şubeleri bu hale çok daha çabuk gelirdi. Ama siz hiç durmuyorsunuz, şimdi de sosyal medyayı kullanarak insanlara zorla uygulama kullandırıyor, sayfa beğendiriyor, duvarlarına reklam yazdırıyorsunuz.

Neden bu kadar zor değer yaratarak değer sağlamak? Hiç insanların ihtiyaçlarını karşılamayı, hayatlarını kolaylaştırmayı, iletişim şekillerini değiştirmeyi denemiyorsunuz? Bu yazı çok farklı kişilere yöneldi ama sonuçta aynı yere bağlanıyor. Kullanıcılar insandırlar, onlara saygı duyun, hayatlarını kolaylaştırın. Ben bir makaleye yorum yazacaksam bırakın yazayım, bana üyelik şartı koşmayın. Doldurulması gereken formlar, eposta aktivasyonları, epostaların kötü amaçlarla kullanılabiliyor olacağı. Bir yorum için neden bunlarla yüz yüze geleyim?

Fazlasını Oku

Ben Ne Diyorum? Sen Ne Diyorsun?

Hepimiz bir kere de olsa karşımızdakini yanlış anlamışızdır. Çoğu zaman karşıdakine anlatmak istediğimizi tam olarak anlatamayız. Hani bir söz vardır “senin anlattığın, onun anladığı kadardır” diye. İletişimde önemli noktalardan biridir karşımızdakine istediğimiz mesajı vermek ya da soru sordurmak.

Bir kullanıcı arayüzü hazırlarken neleri kıstas alıyoruz? Bir kere kullanıcıların çoğunda aynı kanı oluşmalıdır. Yani “ARA” butonu arama yapar. Kullanıcı da arama kutusuna bir şeyler yazıp ara dediği zaman arama yapacağını bilir veya bildiği kabul edilir.

En basit, şüphe uyandırmayacak kullanıcı arayüzlerinde sizin anlatmak istediğiniz yönergelerle, kullanıcının yapacaklarının sonucu sizin ve kullanıcı için aynı ya da benzer olmalıdır. Şimdi altta bir grafik göstereceğim. Popüler müzik arama sitesi diyelim, her neyse türü. Fizy.com;

fizy

 

Yukarıda sitenin çeşitli bölümlerinin bağlantıları olan butonlar var ki bunlar çok anlaşılır. Sonra müzik arama kutusu var. Ama metin kutusu olduğu belli değil. Çoğu sitede görüldüğü gibi kenarlıkları olan ya da arka planı farklı renkte yapılmış bir arama kutusu değil. Fizy’e ilk defa giren biri, İnternet kültürü düşükse biraz bocalayabilir. Anlamaz demiyorum, insanlar zekidir ve sizin kötü de olsa arayüzlerinize ayak uydururlar. Ama bu kadar rakip varken kullanıcı deneyimini hiçe sayamayız.

Benim deneyimim ise çok farklı. Normalde yani genelde diyelim; bu tür arama kutularına tıklayınca, yani focus olduğu zaman “müzik ara” yazısı silinir ve size doldurmanız gereken bir kutucuk kalır. Ben işin arka planını bildiğimden birkaç tıklama yaptım ama yazı silinmedi. Bunun nedenini Javascript dosyalarının henüz yüklenmediğine yordum. Ama istek sonucu alınmıştı. Ben de klavyede bir tuşa bastım ve yazı silindi. Sonuçta yazmaya başladım ve aradığımı aradım.

Burada dikkat çekmek istediğim konu kullanıcının kafasındaki ile sizin kafanızdaki düşünce aynıdır. Müzik arama kutusu varsa, siz müzik arattırmaya yarayan bir arayüz hazırlmaya çalışıyorsunuz, kişi istediği müziği bulsun diye. Kullanıcının da amacı istediği şarkıyı dinlemek. O da bu nedenle arayüzünüzü kullanacak. Amaçlarınız ortak ama ortadaki arayüz sizi aynı noktada buluşturabiliyor mu?

Buna mental model deniyor. Yani kullanıcının kafasındaki senaryo. Buna uygun yöntemlerle istediği içeriğe yönlendirmemiz gerekiyor. Burada bir şey, bir teknik anlatmadım. Sadece bunun aklımızda bulunması arayüz tasarlarken oldukça yardımcı olacaktır.

Fazlasını Oku

İnsanı Soğuk Soğuk Terleten Bir İletişim Formu

Bu aşağıda gördüğünüz imaj bir ödeme sisteminin iletişim sayfası. Bu sayfaya girme amacım ödeme altyapısı ve API dokümanları hakkında bilgi edinmekti. Forma biraz bakın lütfen sonra da neler çektim dinleyin;

Site : https://www.epin.com.tr/

iletisim_formu

Birincisi çok gariptir ki benden adres, il, ilçe ve inanılmaz ama posta kodu isteniyor. Arkadaşım, sipariş vermiyorum, iletişim formu burası, sen çok yanlış gelmişsin. Neyse oralara yazdım bir şeyler.

Sonra mesaj kısmına geldim. Mesajda öncelikle bu gibi bilgilerin istenmesinin saçmalığından   bahsettim. Ama daha sonra bunu silmek zorunda kaldım çünkü 100 karakterden fazla mesaj yazamıyoruz. Neyse bu fazlalığı çıkardım, metni de sadeleştirip 80’e kadar indirdim ama muhtemelen karakter kodlaması yüzünden aynı hatayı vermeye devam etti “mesaj 100 karakterden uzun olamaz.

Ne yapayım şimdi? Mesaja telefon ve eposta adresimi gireceğim ve “beni arayın” diyeceğim. Aklıma başka bir ihtimal gelmiyor. Bir de yarın pazar ve müşteri pazartesi işin sonlanmasını istiyor. Muhtemelen yarın telefonlara da yanıt alamayacağım.

Ne kullanıcı deneyimi kaldı ne kullanılabilirlik. Resmen vahşet. Bir tür işkence bu bence. Bakalım telefonumu yazıp “beni arayın” diye not düşeyim, belki işe yarar.

 

Fazlasını Oku

Garanti Bankası ve Şifre Problemi

Garanti Bankası
Garanti Bankası

Aslında teoride hiç yaşamadığım bir problem bu. Zaten hala aynı halde durmasının sebebi de bu zannedersem. Şöyle ki; garanti benden kullanıcı şifresi istiyor. Ben de metin kutusuna  tıklayıp “osman7899” olan her zamanki şifremi tuşluyorum. Ama Garanti Bankası bu metin kutusunu 8 karakter girilebilecek şekilde sınırlamış.

Ee ne var bunda diyebilirsiniz. Çok şey var. Ben yukarıdaki şifreyi “osman7899” olarak giriyorum ama “osman789” olarak kayıt ediliyor. Herhangi bir uyarı da yok. Ben şifremi bildiğimi zannediyorum sadece. Şifre belirleme ve değiştirme bölümlerinde aynı mantık olduğu için bir problem yaşamıyorsunuz. Hep fazla giriyorsunuz ama asıl şifrenizi bilmiyorsunuz. Yazın mesela “gokhan456789123” hata vermiyor. Metin kutusundaki yıldızları da sayacak halimiz yok? Hata.

 

 

Fazlasını Oku

Kullanıcı Deneyimi (UX)

Aşağıdaki grafikte görebileceğiniz gibi kullanıcı deneyimi ve bunu etkileyen, destekleyen, geliştiren unsurlar yer alıyor. Fark edebileceğiniz gibi kullanıcı deneyimi çok fazla disiplinin bir potada eritilmesi ile oluşuyor. Yani bir tasarımcının ünvanına ux (user experince) ifadesini eklemesi o kadar da kolay olmamalı.

Ahmet Mehmetoğlu UI & UX tasarımcısı. Bu yazılması çok kolay ama sorumluluğu büyük bir unvan. İşin içine psikoloji giriyor, antropoloji giriyor, kimi zaman pedagojik düzenlemeler gerekli olur. Kullanılabilirlik de bu kapsamdadır. Test yöntemleri vardır. Mesela “Information architecture” başkı başına bir konudur. Adı üzerinde “bilgi mimarisi”.

Çok güzel tasarımlar yapabilirsin, çok şirin de olabilirler. Onu unvanına da yaz ama bilmediklerin hep aklında olsun. Grafik aşağıda;

tumblr_mhi0kj9cTz1qe9xbio1_500

Fazlasını Oku

Basınız, Çekiniz, Açılır.

Bu basitçe bir kapı kilidinde yazan talimat. Kilidin dilini çekerek açmaya uğraşacağınıza oradaki düğmeye basıyorsunuz, dil geri çekiliyor, siz çekiyorsunuz açılıyor ve kapanınca dil kendi yerine geri dönüyor. İşlem basit gözüküyor.

Bir İnternet sitesine girenlerin birçoğu hatta büyük kısma az da olsa bilgisayar bilgisine sahip. Dışarıda bıraktığım kısma babam dahil. Tarayıcıyı açıyor, Google açılıyor, kutuya bir şeyler yazıyor ve sonuçların altındaki bilgileri okuyor. Sitelere girmiyor kesinlikle. Sayfa değiştiriyor mu? Bilmiyorum.

Kilide geri dönelim; Bu şekilde bir kilit ile karşılaşmamış insan bu yazıyı direkt okur. Çünkü bilmediği bir sistem ve üzerinde okunaklı şekilde bir yazı yazıyor; “Basınız, çekiniz, açılır.”. Bu komik fotoğrafların yer aldığı sitelerde de yer alabilirdi ama inanılmaz yerinde bir anlatım olmuş. Bas. Nereye? Tek düğme var. Çek. Ney çek? Kapıyı ve çektiğinizde “açılacağını” da söylüyor.  Kapının tasarımını bozmuş mu bu yazı? Evet. Kargacık burgacık olsa da okunaklı. Ama modern binalarda göremeyeceğimiz bir şeydir. Burada tasarımdan taviz verilmiş. Ama çok değerli bir şey elde edilmiş; doğru çalışan bir kapı.

Bu kapıdan geçenler “aaa abi süper ya kapıyı açtım, hiç de zorlanmadım, yazı çok açıklayıcı” demez. İnsanlar bir şeyi kullanırken sorun yaşamadıklarında nötr’e yakın durumdadırlar. Aslında kullanılabilir bir şey şaşkınlık yaratmaz, heyecana sebep olmaz. Aksi olduğu durumlar ise kullanışsız bir yapı vardır.

Mustafa Atik ekledi;
“Eğer bu yazıya gerek duyuyorsa kullanışsızdır.”

Evet haklı ama tüm dünyada kabul gören bir kilit sistemi olmadığına göre (mesela bizim evde yok) açıklama gereklidir. Bu yazıyı yazdırmadan ve herkesin kullanabileceği bir kilit ise idealdir.

Basınız Çekiniz
Basınız Çekiniz

Fazlasını Oku

Özgün Tasarımlı Web Sitesi

Güzel Kız
Güzel Kız

Web site tasarımına normal ya da normalin biraz üstü veren firmalar müşterilerine bunu bir işlevmiş gibi söylerler. “Siteniz özgün tasarımlı olacak, biz öyle template falan yapmıyoruz”  eee? Ben web sitesi istemiyorum ki. Ben telefon trafiğimi azaltmak veya satışlarımı artırmak itiyorum.

En yaratıcı reklamların satışa yönlendirmesi bile tartışılırken Özgün Tasarımlı web sitesi firmama ne sağlayacak? Arkadaşlarıma göstereceğim, yani sidik yarışı. Ben bunu bir türlü anlayamadım, bir web sitesi neden “güzel” tasarlanmalıdır? Güzel tasarlamaya çalışsak bile ortak bir “güzel” anlayışı var mı? Bir siteyi “güzel” yapan etkenler nelerdir?

Evet bir sitenin içeriği doğru bir hiyerarşiye konmalıdır, öncelikli bilgiler grafiklerle ifade edilebilir. Tüm tarayıcılarda sunmak istediğiniz deneyimi yaşatmak için kodlama kısmında bir geliştirme yapılabilir.

Özgün site tasarımı bence grafiksel olarak farklı olması değildir. Kullanılabilir ve erişilebilir olmasıdır. “Güzel” kavramında bir araya toplanamasak da “kullanılabilirlik” ve “erişilebilirlik” kuralları üzerinde durabiliriz. Bunlar kullanıcılar ile çeşitli testler  yaparak ortaya çıkartılır. O yüzden öznel değildirler, ister uygulayın, ister uygulamayın.

Ben bir biblo alıyorsam onu vitrinimde ya da masamda görmek isterim. Sadece bakmak veya kalemliği varsa onu kullanmak. Ama bir web sitesi hiçbir zaman vitrine ya da masaya konulan bir biblo değildir. Güzel olma zorunluluğu yoktur, özgün olmak zorunda değildir. Özgün olması gereken bu genel kabul görmüş kullanıcı deneyimi kurallarını kendi işiniz için uyarlamanızdır. Bu yüzden siteler birbirinden farklıdır. Onu tasarlayan kişiler farklı olduğu için değil, farklı istekler olduğu için.

Bu blog güzel tasarımlı değil. Gayet sıradan WordPress’in varsayılan temasıdır. Ama ben burada tasarımı değil, fikirlerimi satıyorum. Çirkin site yoktur az kullanıcı deneyimi vardır.

Fazlasını Oku

Her Müşteri Bir Deneyimdir

İsterseniz eve kapanıp ne kadar hazır paket program yazarsanız yazın, müşteri isteklerini görmedikten sonra size sadece kodlama deneyimi getirir, fazlasını değil. Bundan 1 sene önce falan bir e-ticaret sistemi yazdım. Evet kodlama ilkel, yamalı bohça gibi oldu. 4 tane web sitesi bu yazılımı kullanıyor. Ayakkabı satanda ayak numarası renk ekledik, beyaz eşya satanda başka değişiklikler oldu vs….

Oturup bilgisayarımda bir e-ticaret sitemi yazabilirim ama müşteri isteklerinden haberim yoksa bu çok genel, muhtemelen sonradan yamalı bohça olacak bir sistem olur. Beyaz eşya satan firma ile ayakkabı satan firma aynı isteklerle gelmiyor.

Ayırca beyaz eşya satan sitenin kategorileri ve ürünlerini eklemek benim sorumluluğumdaydı. Ofiste ürünleri paylaştık ve girmeye başladık. Ne kadar zor ürün giriliyormuş, inanamadım. Nasıl bu kadar zor yapmayı başarmışım dedim.

Bunların hepsi hiçbir kitapta yazmayan değerli deneyimler. Ne yapın ne edin müşteri bulun. Eğer işe yeni başlıyorsanız bedavaya bile iş yapabilirsiniz. Uzun vadede alacağınız paradan daha değerli şeyler sunacaktır size.

Fazlasını Oku

Laiklik ve Kullanıcı Deneyimi

Başlık biraz “ne alaka?” düşüncesini akla getiriyor ise de bence aralarında birçok ortak nokta var. Önce “laiklik” nasıl tanımlanıyor bakalım, TDK Güncel Sözlük’den;

“Devlet ile din işlerinin ayrılığı, devletin, din ve vicdan özgürlüğünün gerçekleşmesi bakımından yansız olması, laisizm”

Laiklik insanlara ne inanın ne de inanmayın demez. Zaten görevi bunun tersidir. Peki bu devletin dini konulardan tamamen soyutlanması mıdır? Tabi ki hayır. Dini örgütlenme, terörizm, sapkın ve kanun dışı eylemleri öneren inanışlar devletin sorumluluğuna girer. Ayrıca devlet halkının dini ihtiyaçlarını karşılayabilmeleri için gerekli ortamı sunmalıdır. Sonuçta bir devlette insanlar vergi veriyorlarsa ibadethanelerin ve giderlerinin devlet tarafından karşılanmasını isteyebilir. Ülkemizde Alevi kardeşlerimiz aynı desteği alamıyorlar ama bu benim söz söyleyeceğim bir konu değil.

Burada ibadethane bir web sitesi gibi düşünülebilir. Kullanıcılarınızın sizden beklentileri vardır ama bunların yanlış olduğunu düşünerek eklemiyor olabilirsiniz. Bu konuda fikrim yok onu da baştan söyleyeyim.

Mesela çöp kutularındaki sigara söndürme bölümleri. Devlet vatandaşların sigara içmesini istemez (teoride) ilgili merkezler kurar, destek çıkar vs.. Ama yine de o sigara söndürme bölümünü koyar. Çünkü sigaraya karşı olsan da sigara içen insanlar vardır. Marksist külliyatta bir söz vardı tam hatırlamıyorum. Ama şöyle bir şeydi; “Biz dinlere inanmıyor, dinlere inanan insanlar olduğuna inanıyoruz.”

Peki biz kullanıcılarımızı ne olarak görüyoruz? Her ürünümüzü, hizmetimizi koşulsuz, şartsız kullanan, ağlamayan – zırlamayan. Zor kullanılabilen bir ürünü öğrenmek için saatlerini vermesini gereken biri olarak mı görüyoruz?

Evet biz acemiliğe katlanamıyoruz ama işimizi yaptığımız insanlar genelde acemi oluyor. Bu gerçeği kabul etmek durumundayız. Çöp kutusuna sigara söndürme bölümü koymazsak izmaritler yere atılabilir, daha kötüsü çöpün içine atılıp çöpleri yakabilir.

Sizce?

Fazlasını Oku

Bu Nasıl Bir Soru

Çılgın Kullanıcı
Çılgın Kullanıcı

Geçenlerde kahvede oturuyorum. Bilgisayar bilgisi kıt bir abi bilgisayar edinmiş. Kahvenin en Hacker’i olarak da bana başvurdu, bir sorunu varmış. Neyse sorunu sordum şunun gibi şeyler söyledi;

  • Zeki müren yazıyorum müzik çalmıyor.
  • Açıyorum Google’a girmiyor
  • Oyun oynayamıyoruz Google’dan
  • Bilgisayarı açınca Google gelmiyor.
  • Video izleyeceğim açmıyor, (porno arıyor).

Bu soru topluluğuna nasıl cevap verebilirim. Flash Player, DNS değiştirme, Google’ı açılış sayfası yapma, Youtube ile Bir Oyun sitesi için bookmark oluşturmak. Bunları sabahlara kadar konuşsak anlatmam. Ben de evine gittim, Google Chrome kurdum 2 de bookmark verdim, bir de Chrome’un açılış sayfasını Google yaptım  oldu.

Hatta abinin kızı sarıldı bana. Pornografi işine halletmedim. O kadarını kendisi bulsun çok istiyorsa, ufacık kızı var.

Kullanıcılar ne kadar çeşitli böyle. A bilen B bilmiyor, C sorunu olan D diyor. Sorular tutarlı değil ki cevaplar tutarlı olsun. Ben böyle adamlara da site yapmak zorundayım. Sonuçta o da bir kullanıcı. Böyle tecrübeler edindikçe gözüm korkmuyor değil.

 

Fazlasını Oku

Facebook Like(beğen) Butonu Ferahlığı

Eminim siz de birkaç defa olsun yaşamışsınızdır; biriyle resim altında konuşursunuz, son sözü söyleyip orada kalmasın sap gibi diye uzattıkça uzatırız. Çözüm? beğen butonu. En son yazdığı metni beğeniyorsunuz ve sorun çözülmüş oluyor.

Basit bir deneyim. Dikkat çekmek istediğim konu insanların işlevleri amaçları dışında kullanma alışkanlıkları. Biri sizin arama motorunuzu şarkı bulmak için kullanabilir. Veya yazdığı metini saklamak için sitenizdeki yorum alanını kullanabilir. Hiç bilemezsiniz. Herkes bilişim neferi değil sonuçta.

Bu farklı kullanımlar bazen istenmeyen sonuçlara da neden olur. Beğendiği ürünlerin hepsini sepete yükler. Sonra satın alacağı gün satın alınacak ürüne gider ve sepete tekrar ekler. Bunu yollayacaklar derler ama siz siparişteki tüm ürünleri yollarsınız.

Sözün özü : kullanıcılar hata yapar, kullanıcılar beklenmedik şeyler yaparlar.

Fazlasını Oku