Akıllı Telefonların Hangi Özelliklerini Kullanıyoruz?

img2-52c01f68-e2a5-4fb9-bc8b-f18b9a583d90Şimdi gidip en basitinden, arama/aranma için iphone alma saçma demeyeceğim. Bu zaten çoğumuzun malumu. Benim telefonumda gözle ilgili bir sürü özellik var. Göz izleme, gözler ile sayfa kaydırma, göz teması kesilince video durdurma gibi. NFC desteği de var. Çift işlemcisi var. Biri düşük işlem gücü ihtiyacı olduğunda devreye giriyor ve batarya performansına olumlu etki ediyor. Ayrıca ekrana dokunmadan çeşitli işlevleri el hareketleri ile kullanabiliyorum. Sesle komut verebiliyorum.

Bu kadar özellikle gelen, ayrıca uygulama dükkanları ile neredeyse her kesime hitap edebilen akıllı telefonların hangi özelliklerini kullanıyoruz?

Fotoğraf çekimi, İnternet’e bağlanma en çok kullanılan özellikler olsa gerek. Eğer telefonumuzda kullanmadığımız özellikleri istatistik çalışması yapıp çıkarsalar telefonlar ne kadar da sadeleşirdi. Ama bu cihazlar kişiye özel üretilmediği için tüm özellikleri hepsi birlikte telefonla geliyorlar. Tabi ayarlardan bu özellikleri kaldırabilir ya da kapatabilirsiniz.

Özellik demek maliyet demek, özellik demek boyut ve ağırlık demek, özellik demek para demek, özellik demek daha az batarya demek anlamına geliyor.

Kaç kişi pusula özelliğini hergün kullanıyor akıllı telefonunun acaba? Zaten telefonlar bazı yetenekleri gizlenerek ya da açığa çıkartılmayarak geliyor. Bunlar işletim sistemi güncellemesi ile daha sonra kullanıma sunulabiliyor. Basitlik için “saklamak” iyi bir yöntemdir.

Bir de şunu soralım; “neden bu kadar az özelliği kullanıyorsunuz?”. İnsanlara o kadar para dökmelerini engelleme yerine, para döktükleri cihazlarının potansiyellerini kullanmalarını tavsiye edebiliriz. Mesela geçen arkadaşım Galaxy s3 telefonunda klavye beğenmiyordu. Bendeki Swiftkey uygulamasının nasıl verimlilik sağladığını gördü ve kendi telefonu için de satın aldı.

Ben olayı insanları ihtiyaçlarına göre telefon almaları değil, bütçelerinin yettiği akıllı telefonunda hangi özellikleri kullanabildiği olarak görüyorum. İnsanlara yeni deneyimler yaşatan, iletişim şekillerini değiştiren uygulamalar var. Yaratıcı insanların potansiyellerini yansıtabilecekleri uygulamalar var.

Pahalı gitar alana kızacağına ona nasıl iyi bakacağını ve nasıl çalışması gerektiğini söyle. O pahalı gitarı alan çocuk müzikten zevk alacak, belki de müzisyen olacaktır.

Fazlasını Oku

Teknolojiye Güven(me)

Dayanıklı KılıfTelefonlarımızın ekranlarında filmler, telefon kılıfı türevleri, düşmeye karşı silikon, kaygan olmayan arka kapaklar… O kadar korkuyoruz ki telefonun ömrü doluyor fakat ekranında bir çizik bile olmuyor,  yepyeni duruyorlar.

Evet fiyatları pahalı cihazlar, düşürme/sıvı teması/kırılma gibi durumlarda garanti dışı olduğundan yapacağımız tek şey onları korumaya  çalışmak. Gri renkli HTC One S sahibiyim. Kılıfsız çok hoş ve ince tasarımı var ama öyle ince ve kaygan ki hemen düşer, kırılır hissi oluyor. Ben de silikon arka kılıf kullanıyorum tabii.

Üreticiler de bunun farkında  Xperia Z mesela. Suya sokabiliyorsunuz, Nokia Lumia ile çivi çakabiliyoruz. Bunlarla birlikte elimizdeki cihaza güven geliyor. Taş gibi telefon kullanıyorum hissi. Kimse 2.000 TL verdiği telefonu çöpe atmak veya yüksek ücretlere tamir ettirmek istemez. Gorilla Glass ekran teknolojisi sayesinde ekranlar sağlam ve çizilmeye karşı dirençli. Hatta çekiç darbesine karşı koyabilecek şeffaf kılıflar üretiliyor.

Akıllı telefonlar arasında seçim yaparken önemli unsurlardan biri oldu dayanıklılık ve sağlamlık. Artık işlemcilere bakmıyoruz çok fazla, veya RAM miktarına. Çünkü 2.000 TL verdiğiniz her telefon sizi ziyadesiyle memnun edecektir.

Eski telefonları hor kullanma geçmişimiz var. 3310, 5110 gibi modelleri bir süre sonra artık duvara atıyor ve tekrar çalışmasını izliyorduk. Sonra multimedya kabiliyetlerine göre değerlendirdik, kamerasına baktık, piline baktık.

Bence akıllı telefonlarda bulunması gereken temel özellikler şunlar olmalı;

  • Tasarımının güzel olması
  • Dayanıklı ve sağlam olması
  • Hafif ve taşınabilir olması
  • Pilinin uzun süre gitmesi

Bunlar teknolojik istekler değil ama akıllı telefonlarda kararı verdiren ana etmenlerden. Kimse “Snapdragon s4 var abi” diyerek telefon almıyor. En güzel örnek Apple. Iphone veya iPad alırken işlemciye veya RAM’e bakmıyoruz. Iphone 4s diyoruz bu yetiyor. Bunu en güzel uygulayan firma Apple.

Sağlam telefonlar istiyoruz, uzun süre şarjı gitsin, havalı dursun, pahalı olsun, sonrasında da teknik özellikler.

Fazlasını Oku

Üzerimdeki Apple Etkisi

Her şey platin veya kapital dergisi ile birlikte aldığım “Steve Jobs & Apple” kitabı ile başladı. Bu kitaba aldıktan 1 sene kadar sonra başladım yanılmıyorsam. Kitabın ilk bölümlerinde iken Steve Jobs öldü. Tabi bu beni daha da gaza getirdi. Kitabı hızlıca okudum ama etkileri yavaş yavaş işleyen bir zehir gibi aklıma girmişti.

Sonrasında Walter Isaacson’un Steve Jobs biyografisini okumya başladım. Bu kitap daha çok Steve içeriyordu. Kızı, eski karısı gibi detayları bile okudum. Bu kitabın da etkisi öncekine nazaran daha hızlı olsa da yavaş yavaş düşüncelerimi, olaylara bakışımı değiştirdi.

Şimdi “ne yaptı bu adam?” diyebilirsiniz. Hatta babam bana sorsa ona da verebileceğim bir cevap yok. En kısa özetle yetenekli insanları çevresinde toplayabilen ve bunları güdüleyerek ortaya mükemmel işler çıkaran bir yönetici, girişimci vs.. siz nasıl tanımlarsanız.

En çok kafama kazınan düsturu “kullanıcı kraldır” lafını ezmesi oldu. Steve Vozniak apple’a genişleme portları koymak istiyordu, Jobs ise buna şiddetle karşı çıkıyordu. Sebebi de şuydu; “insanların bu müthiş aleti bir çöpe dönüştürmesini istemiyorum”. Bu çok iddialı bir yaklaşım. Aynısını bugün de görebiliyoruz Apple ürünlerinde. Gidip iPhone’unuza yan sanayi batarya alıp takamazsınız, genişleme portları çok azdır. Apple “ben kendi teknolojimden başkasına ihtiyaç duymuyorum” diye bağırıyor.

Siz de kitabı okursanız bu söylediklerim kitabın ilk bölümleri ile tezat oluşturacaktır. Ürünlerin çıkış tarihlerini geciktiren, ekiplerin huzurunu kaçıran bir teknoloji insanı görüyoruz. Aslında Vozniak burada Jobs’un çevresindeki ilk yetenekli kişilerden biri oluyor. Herhangi bir üniversite bile bitirmemişken bilgisayar tasarlayabilen bir mühendis.

Şimdi kendi yaşadığım tecrübelere gelelim. Web sitesi yapıyoruz, müşteri her yeri ile oynayabilsin. Bu çok yanlış bir yaklaşım. İnsanların çoğu teknoloji ile bizim kadar sıkı fıkı değillerdir. Belki de sadece Internet Cafe’ye gidip T.C. Kimlik No almaktan öteye gitmemişlerdir. Eğer web sitesinde iyi olacak bir şey varsa bunu biz yapmalıyız. Bunu müşteriye yaptırırsak müşteri bunu yapamaz, bok eder, sitenin altına logonuzu bile koymayı 2 defa düşünürsünüz.

Mesela makaleler için kullandığımız rich text editorler. Hakkımızda sayfasını düzenlemesi için böyle bir imkan vermişim. Ama o bütün hakkımızda metnini 30px ve kırmızı yapmış. O kadar eğreti duruyor ki.

Steve Jobs’un kalite anlayışını bir türlü benimseyemedim. Benim için site Zend Framework  ile ekip tarafından kodlanması ile joomla’da yapılmış olması önemli değildir. Maliyeti kurtarıyor mu? Müşterinin isteklerini karşılıyor mu? Bu sorular evet ise başka sorulara gerek yok. Programcılık oynamayı bırakalım. Zaten hangimiz program yazıyor ki? Veritabanına veri yüklüyoruz, sonra bu veriyi kullanıyoruz, düzenliyoruz, siliyoruz vs…

Şimdi son kullanıcı olarak tecrübelerime gelelim. İlk ve tek Apple ürünüm “The New iPad 32 GB Wi-fi” ve onunla birlikte tanıştığım iTunes. Gerçekten mükemmel ikili. Öncelikle usb girişi yok. Kendi arabirimini kullanıyor, bataryayı kendiniz değiştiremiyorsunuz vs.. Hızlı, kararlı, uygulama ekosistemiyle mükemmel bir alet çıkmış ortaya. Yazılımlara ilk para ödemeye Play Store’da başladım, çünkü iPhone alacak kadar param yoktu ve ben Android işletim sistemini kullanan bir telefon edindim. Kötülemiyorum, hatta bana güzelce hizmet etti ve ediyor da.

iTunes şuan Türkiye mağazasını da açtı. Şarkı, albüm, film, dizi satın alabiliyorsunuz. Bunları iCloud hesabınızda tutuluyor. Yani evde satın aldığınız albüm, iş yerindeki bilgisayarda iTunes açılınca otomatik olarak yükleniyor veya şarkıları dinledikçe yükleniyor. Para harcatıyor mu? Evet. Peki pişmanlık yaratıyor mu bu para harcama? Hayır. 30 kadar albüm satın aldım. Bunlar benim sonuçta, yüklediğim uygulamalar keza öyle. Daha sonra yeni nesil bir ipad’e geçtiğimde onları da ücretsiz yükleyebileceğim.

Bana çok uçuk teknolojiler sunmadı Apple, Ford ve Ferrari gibi. İkisi de araba ama aynı yere götürüyor. Ama bana Ferrari deneyimi yaşattı. 150 civarı uygulama + oyun yüklü ve ilk aldığım gibi stabil çalışıyor. Ekranı inanılmaz net, retina ekran bunu biliyoruz zaten.  4 çekirdekli grafik işlemcisi harika, 3d oyunlar harika. Ve bunlara rağmen 10 saat pil ömrü var. Bu süre azalıp çoğalabilir ama gerçekten telefonlardaki gibi pilin patır kütür bitmesini izlemiyorsunuz.

Ben bu yaşadıklarıma “Apple Etkisi” diyorum. Şimdiden iMac hayali kuruyorum. iPhone 5 gözüme takılıyor. Yani tüketici davranışlarına göre güdülenmiş durumdayım, elime fırsat geçse alacağım ürünler. Ayrıca ipad akıllı kılıfa (deri) 200 TL verdim, arka kapağa da 100 TL ama içim acımadı, çünkü her kullandığımda seratonin salgılıyorum.

Sağol jobs…

Fazlasını Oku

4. Nesil iPad ve iPad Mini Tanıtıldı

Bugün haftalardır beklenen oldu ve Apple yeni ürünlerini tanıttı. iPad mini beklenen özelliklerde çıktı. Sürpriz ise 4. nesil iPad oldu. A6X işlemci ile A5X’ten iki kat grafik performansının olduğu belirtilmiş, diğer özelliklere bakmadım.

Daha yeni the new iPad almış biri olarak içim burkuldu. Kullandığım cihazın eskidiğini düşündüm. Aslında gıcır gıcır ve inanılmaz memnunum. Sonuçta iPhone 3GS üzerine 3 model tanıtılmasına rağmen hala piyasada satılır. Birçok kişi için de yeterli bir akıllı telefondur.

En üst donanıma sahip olmak bana “bu oyunu kaldırır mı?” gibi soruları sordurmuyordu. Şimdi 2 kat grafik performanslı 4.Nesil iPad yaygınlaşacak o zaman bu soruyu sormaya başlayacağım herhalde. Ama Türkiye’ye gelmesi epey bulur. Fiyatlarının da new iPad’den farklı olmayacağı söyleniyor.

Fazlasını Oku

Eski Akıllı Telefon Modelleri Neden Ucuzlamıyor?

Herkesin diline dolaşmıştır; “abi iphone5 çıksın 4s ler acayip ucuzlayacak”. Çok az kımı doğru bir önerme fakat gerçeği yansıtmıyor. Bunun mantığı da ok basit. Eğer iPhone 5 3.000 TL iken iPhone 4s 2500 ise kimse iphone 4s almaz. Aynı şekilde iphone 5 3.000 TL iken iphone 4s 1000 TL’ye düşerse bu sefer de kimse iphone 5 almaz.

Fırsat sitelerinde 1.500 TL civarı bulunabilen Samsung Galaxy s3, küçük kardeşi Galaxy s2’ye göre biraz pahalı. Şuan bir sitede s2’iyi 1200 TL gibi bir fiyata gördüm. Yani ya bunu alırsınız veya 300-500 koyup Galaxy s III alırsınız.

Fazlasını Oku

The New iPad Sonrası

iPad’i ilk elime aldığımda neredeyse aşık olmuştum. Hızı, arayüz geri bildirimi. Hiç bir oyunun kasmaması, inanılmaz net ekran ve buna rağmen 10 saate varan pil ömrü. Şuan donanım olarak ihtiyacımın da ötesinde. Ama her teknolojide bunu düşünüyoruz. Artık bundan daha iyisi olmaz diye. Ama olacak.

İleride new ipad için oyuncak diyeceğiz muhtemelen. 2. elde 100$’a falan satacaklar insanlar. Peki yerine ne gelecek? Hiç bilmiyorum ama bir şeylerin geleceği kesin. 3d, NFC, daha iyi SIRI deneyimi, kamera, batarya, işlemci, ram vs.. Ama devrim niteliğinde özellikler için biraz daha beklemek gerekecek kanaatimce.

Telefon konusuna gelince çok param olsa da artık telefona yatırmam, yeni tablet çıksın alabilirim ama telefona o kadar para yatıramam. iPad’e 1.500 TL verdim ama en az 3.000 TL performans alıyorum.

Sizce ne var sırada?

Fazlasını Oku

Klavye ve Fare Ne Zamana Kadar Dayanacak?

Ebook Reading
Ebook Reading

Mobil cihazlar ve tablet bilgisayarlar kullanıcı deneyimimizi oldukça etkiledi. Artık tablet bilgisayarda ve akıllı telefonlarda fare kullanmıyoruz. Zaten mobil tarafında fare yoktu ama   fare imleci olan telefonlar biliyorum, Samsung’un eski bir modeli.

Tablet bilgisayar kullanırken “ah be bir de fare olsa”  demiyorum, ihtiyaç kalmıyor. Gelelim klavye konusuna. Klavye ortadan kalkmayacaktır en azından uzun bir süre. Çünkü program yazmak gibi işlerde klavye çok gerekli. Peki günlük kullanımda? Karşıdaki kişiye sesli mesaj göndermek, metin mesajı cihaza dikte ederek yazdırmak çok kullanışlı. Bu teknolojiler şuan emekliyor fakat yakın gelecekte iyice gelişeceklerdir.

Siri’ye de değinelim. New ipadim’de kullanma şansım oldu. Ben bir randıman alamadım. Telaffuzumu da düzgün tuttum, hatta çok basit işlemler söyledim. Tanıtıldığı gibi her dediğinizi anlamıyor. Bu sürekli gelişen bir teknoloji. Kendi dilinizde olmadığında sizin için de pek anlam ifade etmiyor açıkçası.

Grafik tasarım için fare kesinlikle gerekli ya da çizim ekranı. Bunun da pek değişeceğini sanmıyorum. Ama dokunmatik hassasiyeti arttıkça daha ince kalemler ile ipadlerimizde çizim yapabileceğiz herhalde. Şuan pek verim alamıyorum ben.

Şu zamanlar kuralların yeniden yazıldığı zamanlar, dikkat etmek gerekiyor. Artık gazeteyi ipad üzerinden okuyoruz. Kitapları e-kitap okuyucu, tablet ya da akıllı telefondan okuyoruz. Sosyal ağlara mobil cihazlardan bağlanıyoruz. Takdir edersiniz ki mobil uygulama ile PC uygulaması çok farklı konumlarda. İki disiplin birbirinden çok farklı.

ipad de klavyeye alışınca blog bile yazılabiliyor. Akıllı telefonlar ufak ekranları yüzünden bu işi çile haline getirebiliyorlar.

Zaman geldi, değişimin başındayız.

Fazlasını Oku

Gelecekte Teknoloji Hangi Yöne İlerleyecek?

The New iPad
The New iPad

Bu konuda yazmayan kalmamıştır herhalde, “gelecekte ne olacak?”. Bundan 2-3 sene önce akıllı telefonların güzel olduklarını ama pazarı domine edemeyeceğini düşünürdüm, şimdi ise tam tersi. Akıllı telefonlar ve tablet bilgisayarlar piyasayı domine ediyor. Artık tablet bilgisayarlar dizüstü bilgisayarlardan daha fazla satış rakamlarına ulaşmış durumda.

iOs’da siri denen bir asistan var biliyorsunuzdur. Mesela “open the facebook app” dediğinizde facebook uygulamasını açıyor. Veya “set alarm seven pm” dediğinizde alarmı ayarlıyor. Bu durumlarda ekranı bile kullanmıyoruz.

Akıllı telefonlar söylediklerimizi metne döküyor ve klavyeye olan ihtiyacımız azalıyor. Mesela iPad klavyesi çok rahat olmasa da sorun çıkarmıyor. Dün gece yeni ipadim ile takıldım. Facebook, rss okuma, oyun, video izleme, müzik dinleme vs.. Masaüstü’nün hiçbir  özelliğinin ihtiyacını hissetmedim. Sadece Counter Strike Global Offansive oynayamıyorum işte 🙂

İnterneti bir kelime ile genellersel bu “bilgi” olur herhalde. Buna ulaşabilir ve üretebilir olduğumuz her platform bizi tatmin edecektir. Bundan 1-2 sen sonra tablet bilgisayarlarda masaüstü bilgisayar kalitesinde oyun oynamamız muhtemel.

Bu ekosistem bize bir alışkanlık daha kazandırdı o da ücretli uygulama satın almak. Beni bir hafta eğlendirecek bir oyun için 5$ vermek çok sorun değil benim için. Uygulamalar satılıyor, geliştiriciler kazanıyor, daha iyi oyunlarla karşımıza geliyorlar. Bu insanlardaki windows beleşçiliğini kırıyor biraz. Dün Garageband programına 5$-6$ ücret ödedim. Ama o kadar güzel özellikleri var ki 20$ dahi verirdim herhalde.

Ayrıca yazılı basının da kurallarını yerle bir etti bu teknolojiler. Kitap satın almaktansa e-kitap satın alıyorum ve onlarca kitap bilgisayarımda saklanıyor ve yanımda taşıyorum. Okuma kalitesi de kitabı aratmayacak şekilde. Üstelik okurken notlar alabilir ve bazı ifadeleri facebook’da paylaşabiliyorsunuz.

Şu dönemde donanım gelişiminden çok işletim sistemi ve uygulama dükkanı cihaz sattırıyor.

Bugün bizim “bilgisayar-insan etkileşimi” diye adlandırdığımız konu büyük bir ivme ile değişiyor. Bir akıllı telefonla tableti bir tutamıyorsunuz. Bir tabletle bir PC’yi ise hiç bir tutamıyorsunuz. Yeni kurallar yazılıyor, hatta insanların bu cihazları nasıl kullandıklarına dahil elimizde yılların verdiği tecrübeler yok.

 

Fazlasını Oku

iPhone 5 Satışa Çıkınca Neler Olur?

İlk iphone tecrübem, yani elime ilk aldığım iphone bir arkadaşımındı. Haritalar açıktı ve dokunmatik deneyimine hayran kalmıştım. Bende Samsung Galaxy Spica vardı ve bu fark doğal, iphone’un yaklaşık dörtte biri fiyatına almıştım.

Neyse iphone sahipleri çoğalmaya başladı. Bu doğaldı çünkü gerçekten çok başarılı bir ürün. Sadece başarılı değil, çekici, hem kullanımda hem verdiği histe çok farklı bir telefon. Daha sonra herkes iphone 5 beklerken iphone 4s ile karşılaştık. İşlemci hızlandı, kamera iyileşti “siri” denen asistan eklendi vs..

Bir süre sonra çevremdeki insanların sanki yazılım günceller gibi iphone güncellediğini gördüm. Yani herkes de mi 4s olur. Bu iphone 4 lere ne oldu? Çöpe mi attınız? Ve bu telefon sahiplerinin en azından Türkiye’de, telefon işlevi ve oyundan başka bir kullanım amacı yok gibi. 3-4 kişi tanıyorum mesela sadece “alo” diyen. 2.000 TL bir telefona verip sadece “alo” diyorlar.

iPhone 5 çıkınca yine aynı şeyi bekliyorum. Millet aç susuz kalsa da alacaklar iphone 5 lerini. Geri kalmayacaklar. Almasınlar mı? alsınlar tabi ki. Benim bunları yazma amacım tüketici davranışlarına dikkat çekmekti. İktisat’ta tüketicilerin “rasyonel” davranacağı kabul edilir. Yani aynı hizmeti alabilecekleri bir ürüne 2 kat daha fazla para vermezler. Peki iphone aynı işlevi mi sunuyor? Kesinlikle hayır, bir statü göstergesi iphone, aynı zamanda bir kulüp gibi. Apple’cılar diyebiliriz. Bir ürünün somut faydasından başka bir de yaşattığı his, giderdiği gerginlik vardır. Bu yüzden “alo” demek için iphone alanlara “rasyonel” davranmadınız diyemiyoruz.

Samsung Galaxy s3 ile, htc one x  iphone a yakın deneyim verebilmeye başladılar. Peki bu iphone piyasaya sürüldükten ne kadar zaman sonra oldu? iphone 5’in devrimsel özellikler getirmesi gerekiyor. Bence çıtayı yükseltecektir elbette fakat bir iphone 4 gibi sektörü yönlendiren bir ürün olmayacaktır.

Fazlasını Oku

Steve Jobs’dan Öğrenmek

Steve Jobs öldükten sonra yayınlanan biyografiyi okuyorum. Birçok ders var içerisinde. Zamanının ne kadar ötesinde bir düşünce yapısı varmış.

İşte yıkanmıyor, vejetaryen, zen budizmi ile ilgileniyor, kırıcı vs… Bunlar hiç umurumda değil açıkçası. En göze batan özelliği dünyada bir şeyleri değiştirmek istemesi. Dünya tarihine bir imza atmayı düşlemesi.

Çok başarısızlıklar da yaşadı, yani çalışma hayatı boyunca başarılı biri değildi, herkes gibi hatalar yapıyordu. Onu özel kılan durumu tepeden görebilmesiydi. Mesela “kullanıcı deneyimi”. Bu çoğu kişi için ürünün tasarımı, nasıl çalıştığı, kolay kullanılabilirliği olarak tanımlanır. Fakat Jobs ürünün mağazadan satın alınmasından dahi bu deneyimi kontrol etmek istiyor. Zincir apple shoplar açmasının da sebebi bu.

Şöyle diyordu “Apple bilgisayarları diğer PC ler ile yan yana konulup, müşteri temsilcisi tarafından teknik özelliklerinin sayılmasını istemiyorum”. Çünkü apple teknik özelliklerden çok daha fazlasını vaat ediyordu. Apple markalı ürün sahibi olmak ayrıcalık, hala da öyle.

Bir apple bilgisayar satın aldığınızda işletim sistemi ile beraber gelir. Klavyesi, faresi ile birlikte gelir. Yani size yazılımsal, donanımsal ve çevre birimleri konusunda fark yaratır. Apple yeni bir model çıkarırken steve wozniak 8 slotlu olmasını önermişti. Jobs ise sadece 2 tane olmasında diretiyordu. Sebebi şuydu; “insanların kötü donanımlarla bilgisayarımızı boktan bir şeye dönüştürmelerine göz yumamam”.

Aynı şekilde apple bilgisayarlar diğer işletim sistemlerini çalıştırmazlar (resmi olarak). Bunun sebebi de yine aynıdır ve daha kuvvetlidir. Dünyanın en güzel, en yenilikçi, en güçlü bilgisayarını boktan bir işletim sistemi ile boka çevirebilirsiniz. Jobs her zaman donanım ve yazılımın bir arada düşünülmesi gerektiğini savunmuştu.

Jobs, sanat ile teknolojiyi birleştiren biri. Pixar’a çok paralar yatırdı. Bunu daha fazla para kazanmak için yapmadı. Orada yapılan şeyler çok sanatsaldı. Orada yeni bir şeyler yapılıyordu. Mükemmel animasyonlar. Bu yüzden Jobs sonuna kadar Pixar’ı destekledi.

Çalışanlarına yaklaşımını önce yadırgadım ama sonra anladım. Bunu bilinçli mi yapıyordu bilemiyoruz ama sövgü, övgüden daha iyi sonuç veriyor. Empati kurduğumda bu tip şeylerin bana yapılması durumunda işi bırakırdım veya onu yenmek için daha fazla çalışırdım. Bu da bir nevi eleme oluyor. Tutkulu ve idealist insanlar apple da kalıyorlar.

Apple, elinize aldığınızda ya da uzaktan baktığınızda vay be dedirten ürünler yaratıyor. Şu anda dünyanın en değerli markası ve bunu hak ettiğini düşünüyorum.

Fazlasını Oku