Mobil vs. Masüstü Bilgisayar

Smartphone-vs-PCMobil teknolojiler ilerledikçe  bu karşılaştırma daha sık yapılmaya başladı. Acaba mobil cihazlar masaüstü bilgisayarların yerini alabilecek mi? Biri diğeri için tehlike arz ediyor mu?

Aslında bunun tam olarak bir cevabı yok. Şu anki teknolojiler iki platformunda avantajları ve dezavantajları olduğunu söylüyor. Ne birinden, ne diğerinden vazgeçebiliyoruz.

Şimdi bir tabloyla avantajların karşılaştırmasına bakalım;

Mobil Masüstü
Herhangi bir şeyin fotoğrafını çekebilirsiniz. Sadece webcam ile kendi fotoğrafınızı çekebilirsiniz.
Az miktarda metin girişi yapabilirsiniz. Bol miktarda veri girişini kolaylıkla yapabilirsiniz.
Sınırlı İnternet erişim hızı Yüksek İnternet hızı.
Sınırlı depolama alanı Çok yüksek depolama alanı.
Her yerde kullanılabilir. Oturduğunuz sabit bir yerde kullanabilir.
Lokasyondan haberdardır Lokaskon hakkında bilgisi yoktur.
Diğer cihazlara kablosuz teknolojilerle bağlanabilir. Diğer cihazlara kablosuz ve kablolu teknolojilerle bağlanabilir.

Birbirlerine üstün veya zayıf geldiği noktalar mevcut. Burada önemli olan kullanıcının ihtiyaçları. Platformu kullanıcının ihtiyaçları belirliyor. Tabi bu demek değil ki aynı işi benzer konforla yaptıkları işler yok. Mesela sosyal medya hesaplarınıza  iki platformda’da bağlanıp gelişmelere göz atabilir, içerik ekleyebilirsiniz.

Bu donanım farklılığı yazılımların da tasarımında değişikliklere neden olabiliyor. Mesela bir günlük servisimiz olsun. Günlüğe PC’de İnternet üzerinden kolayca veri girebilirsiniz. Ama mobilden bağlandığınızda veri girişi sizin için biraz sıkıntı yaşatabilir. Swype, yapay zekalı tahmin yapan klavyeler, sesli metin girişi, büyüyen ekranlar veri girişini mobilde kolaylaştırmaya devam ediyor ama şu anda hiçbiri fiziksel bir klavye ile metin girişi yapmanın konforunu sağlayamıyor. Bu benim öngörüme göre geçici bir durum. Metin girişi probleminin önümüzdeki yıllarda sorun olmaktan çıkacağına inanıyorum. Günlükteki verileri okumaksa mobil tarafında güzel bir özelliktir ve size PC’yi aratmayacaktır.

Mobil programlama mı İnternet teknolojileri mi? Diye sorulursa burada yine belirsizlik söz konusudur. Mobil programlama yapamayan ama temel İnternet teknolojilerini kullanan biri (HTML, JS, CSS) mobil cihazda düzgün görüntülenebilecek İnternet sayfaları tasarlayabilir. Artı olarak PhoneGap gibi İnternet teknolojileri ile native uygulamalar geliştirilebilen frameworkler de mevcut. Bunlar, bir kere yaz, birden fazla işletim sisteminde çalıştır temelli frameworklerdir. Mesela PhoneGap’da yazdığınız bir program Android, iOs, Windows Phone işletim sistemlerinde çalışabilir. Siz sadece HTML5, Javascript ve CSS kullanarak uygulamları yazar, g sensör, gps, fotoğraf gibi özellikleri API’ler aracılığı ile kullanabilirsiniz.

Mobil trend bir platform. Kullanışlı, her zaman yanınızda ve kullanıma hazır cihazlar sunar. Gelişmiş özelliklere sahip olanların artık normal seviyede bir PC gücüne yaklaşsa da geliştirme, üretim süreçlerinde kullanımları zordur. Bir akıllı telefonda Photoshop ile İnternet sayfası tasarladığınızı düşünün.

Başlıktaki soru aslında bir cevap bekleyerek sorulmuyor, sadece bize yeni sorular sorduruyor.

Fazlasını Oku

Eski Akıllı Telefon Modelleri Neden Ucuzlamıyor?

Herkesin diline dolaşmıştır; “abi iphone5 çıksın 4s ler acayip ucuzlayacak”. Çok az kımı doğru bir önerme fakat gerçeği yansıtmıyor. Bunun mantığı da ok basit. Eğer iPhone 5 3.000 TL iken iPhone 4s 2500 ise kimse iphone 4s almaz. Aynı şekilde iphone 5 3.000 TL iken iphone 4s 1000 TL’ye düşerse bu sefer de kimse iphone 5 almaz.

Fırsat sitelerinde 1.500 TL civarı bulunabilen Samsung Galaxy s3, küçük kardeşi Galaxy s2’ye göre biraz pahalı. Şuan bir sitede s2’iyi 1200 TL gibi bir fiyata gördüm. Yani ya bunu alırsınız veya 300-500 koyup Galaxy s III alırsınız.

Fazlasını Oku

The New iPad Sonrası

iPad’i ilk elime aldığımda neredeyse aşık olmuştum. Hızı, arayüz geri bildirimi. Hiç bir oyunun kasmaması, inanılmaz net ekran ve buna rağmen 10 saate varan pil ömrü. Şuan donanım olarak ihtiyacımın da ötesinde. Ama her teknolojide bunu düşünüyoruz. Artık bundan daha iyisi olmaz diye. Ama olacak.

İleride new ipad için oyuncak diyeceğiz muhtemelen. 2. elde 100$’a falan satacaklar insanlar. Peki yerine ne gelecek? Hiç bilmiyorum ama bir şeylerin geleceği kesin. 3d, NFC, daha iyi SIRI deneyimi, kamera, batarya, işlemci, ram vs.. Ama devrim niteliğinde özellikler için biraz daha beklemek gerekecek kanaatimce.

Telefon konusuna gelince çok param olsa da artık telefona yatırmam, yeni tablet çıksın alabilirim ama telefona o kadar para yatıramam. iPad’e 1.500 TL verdim ama en az 3.000 TL performans alıyorum.

Sizce ne var sırada?

Fazlasını Oku

Gelecekte Teknoloji Hangi Yöne İlerleyecek?

The New iPad
The New iPad

Bu konuda yazmayan kalmamıştır herhalde, “gelecekte ne olacak?”. Bundan 2-3 sene önce akıllı telefonların güzel olduklarını ama pazarı domine edemeyeceğini düşünürdüm, şimdi ise tam tersi. Akıllı telefonlar ve tablet bilgisayarlar piyasayı domine ediyor. Artık tablet bilgisayarlar dizüstü bilgisayarlardan daha fazla satış rakamlarına ulaşmış durumda.

iOs’da siri denen bir asistan var biliyorsunuzdur. Mesela “open the facebook app” dediğinizde facebook uygulamasını açıyor. Veya “set alarm seven pm” dediğinizde alarmı ayarlıyor. Bu durumlarda ekranı bile kullanmıyoruz.

Akıllı telefonlar söylediklerimizi metne döküyor ve klavyeye olan ihtiyacımız azalıyor. Mesela iPad klavyesi çok rahat olmasa da sorun çıkarmıyor. Dün gece yeni ipadim ile takıldım. Facebook, rss okuma, oyun, video izleme, müzik dinleme vs.. Masaüstü’nün hiçbir  özelliğinin ihtiyacını hissetmedim. Sadece Counter Strike Global Offansive oynayamıyorum işte 🙂

İnterneti bir kelime ile genellersel bu “bilgi” olur herhalde. Buna ulaşabilir ve üretebilir olduğumuz her platform bizi tatmin edecektir. Bundan 1-2 sen sonra tablet bilgisayarlarda masaüstü bilgisayar kalitesinde oyun oynamamız muhtemel.

Bu ekosistem bize bir alışkanlık daha kazandırdı o da ücretli uygulama satın almak. Beni bir hafta eğlendirecek bir oyun için 5$ vermek çok sorun değil benim için. Uygulamalar satılıyor, geliştiriciler kazanıyor, daha iyi oyunlarla karşımıza geliyorlar. Bu insanlardaki windows beleşçiliğini kırıyor biraz. Dün Garageband programına 5$-6$ ücret ödedim. Ama o kadar güzel özellikleri var ki 20$ dahi verirdim herhalde.

Ayrıca yazılı basının da kurallarını yerle bir etti bu teknolojiler. Kitap satın almaktansa e-kitap satın alıyorum ve onlarca kitap bilgisayarımda saklanıyor ve yanımda taşıyorum. Okuma kalitesi de kitabı aratmayacak şekilde. Üstelik okurken notlar alabilir ve bazı ifadeleri facebook’da paylaşabiliyorsunuz.

Şu dönemde donanım gelişiminden çok işletim sistemi ve uygulama dükkanı cihaz sattırıyor.

Bugün bizim “bilgisayar-insan etkileşimi” diye adlandırdığımız konu büyük bir ivme ile değişiyor. Bir akıllı telefonla tableti bir tutamıyorsunuz. Bir tabletle bir PC’yi ise hiç bir tutamıyorsunuz. Yeni kurallar yazılıyor, hatta insanların bu cihazları nasıl kullandıklarına dahil elimizde yılların verdiği tecrübeler yok.

 

Fazlasını Oku

Mobil Uygulama Satın Almak

Dünyada 2012 yılı için beklenen mobil uygulamalara yapılan harcamanın 26.1 milyar dolarlık hacme ulaşacağı bekleniyor. Gittikçe daha fazla mobil uygulamalara para harcıyoruz.

Tabi platformlar arasında uygulama satın alma oranları da faklı. iPhone ve iPod Touch kullanıcılarının %45’i her ay en az bir uygulama satın alıyor. Bu oran play store için %19 gibi düşük bir oranda kalıyor.

Ayrıca iOs için uygulama geliştiricileri sayısı android için yazılım geliştirenlerin tam 4 katı. Bu fark uygulama sayılarında da benzer. Google Play Store’da 430.000 uygulama varken Apple App Store’da 615.000 uygulama bulunuyor. Satış rakamlarında da android geride kalıyor. Google Play Store’daki uygulamların %72’si ücretsiz. Apple App Store’da bu oran %46.

Artık cep telefonu alırken bir platform da satın alıyoruz. Telefon boyutu, ekran kalitesi, kamerası, şarj süresi elbette baktığımız özellikler fakat ilk önce platform seçiyoruz. Önce Android seçiyoruz ondan sonra telefon özelliklerine bakıyoruz. Çünkü akıllı telefonu akıllı yapan çalıştırdığı uygulamalar. Bir iphone’dan app market’i  çıkarın geriye hiçbir şey kalmaz. Aynı şey Android için de geçerli.

Şu anda mobil işletim sistemi pazarını Android domine ediyor. Bunda birçok markanın birçok modelde, geniş fiyat aralığında android tabanlı telefon üretmesi etkili oluyor. Şu sıralar Android mobil işletim sistemi pastasının %50’lik dilimini kapsıyor. Fakat yine de app store karlılığına ve kalitesine ulaşabilmiş değil. Apple uygulamaları çok sıkı kontrollerden geçiriyor. Google ise kolektif değerlendirmenin daha uygun olacağı görüşünde.

Gelelim başlığın işaret ettiği konuya. Mobil uygulama satın almak. Türk kullanıcıları buna pek hazır değiller gibi. 1$ vermek yerine reklamlara ve kısıtlı bölümlere katlanıyorlar. Ben HTC Incredible S aldığımdan beri mobil uygulamalara para harcıyorum. Yaklaşık 50$-100$ aralığında para harcamışımdır. Ama bu uygulamalar telefonumu daha verimli kullanmamı, eğlenmemi, yeni deneyimler kazanmamı sağladı.

Ayrıca bunun bir ekosistem olduğunun farkındayım. Birileri uygulamalara para vermezse bu sistem gelişemez. Çoğunuz “Cute The Rope” oyununu biliyorsunuzdur. 0,98$ gibi bir ücretle satın aldım ama en azından 30$’lık eğlendirmiştir beni 🙂

Fazlasını Oku

iPhone 5 Satışa Çıkınca Neler Olur?

İlk iphone tecrübem, yani elime ilk aldığım iphone bir arkadaşımındı. Haritalar açıktı ve dokunmatik deneyimine hayran kalmıştım. Bende Samsung Galaxy Spica vardı ve bu fark doğal, iphone’un yaklaşık dörtte biri fiyatına almıştım.

Neyse iphone sahipleri çoğalmaya başladı. Bu doğaldı çünkü gerçekten çok başarılı bir ürün. Sadece başarılı değil, çekici, hem kullanımda hem verdiği histe çok farklı bir telefon. Daha sonra herkes iphone 5 beklerken iphone 4s ile karşılaştık. İşlemci hızlandı, kamera iyileşti “siri” denen asistan eklendi vs..

Bir süre sonra çevremdeki insanların sanki yazılım günceller gibi iphone güncellediğini gördüm. Yani herkes de mi 4s olur. Bu iphone 4 lere ne oldu? Çöpe mi attınız? Ve bu telefon sahiplerinin en azından Türkiye’de, telefon işlevi ve oyundan başka bir kullanım amacı yok gibi. 3-4 kişi tanıyorum mesela sadece “alo” diyen. 2.000 TL bir telefona verip sadece “alo” diyorlar.

iPhone 5 çıkınca yine aynı şeyi bekliyorum. Millet aç susuz kalsa da alacaklar iphone 5 lerini. Geri kalmayacaklar. Almasınlar mı? alsınlar tabi ki. Benim bunları yazma amacım tüketici davranışlarına dikkat çekmekti. İktisat’ta tüketicilerin “rasyonel” davranacağı kabul edilir. Yani aynı hizmeti alabilecekleri bir ürüne 2 kat daha fazla para vermezler. Peki iphone aynı işlevi mi sunuyor? Kesinlikle hayır, bir statü göstergesi iphone, aynı zamanda bir kulüp gibi. Apple’cılar diyebiliriz. Bir ürünün somut faydasından başka bir de yaşattığı his, giderdiği gerginlik vardır. Bu yüzden “alo” demek için iphone alanlara “rasyonel” davranmadınız diyemiyoruz.

Samsung Galaxy s3 ile, htc one x  iphone a yakın deneyim verebilmeye başladılar. Peki bu iphone piyasaya sürüldükten ne kadar zaman sonra oldu? iphone 5’in devrimsel özellikler getirmesi gerekiyor. Bence çıtayı yükseltecektir elbette fakat bir iphone 4 gibi sektörü yönlendiren bir ürün olmayacaktır.

Fazlasını Oku

Steve Jobs’dan Öğrenmek

Steve Jobs öldükten sonra yayınlanan biyografiyi okuyorum. Birçok ders var içerisinde. Zamanının ne kadar ötesinde bir düşünce yapısı varmış.

İşte yıkanmıyor, vejetaryen, zen budizmi ile ilgileniyor, kırıcı vs… Bunlar hiç umurumda değil açıkçası. En göze batan özelliği dünyada bir şeyleri değiştirmek istemesi. Dünya tarihine bir imza atmayı düşlemesi.

Çok başarısızlıklar da yaşadı, yani çalışma hayatı boyunca başarılı biri değildi, herkes gibi hatalar yapıyordu. Onu özel kılan durumu tepeden görebilmesiydi. Mesela “kullanıcı deneyimi”. Bu çoğu kişi için ürünün tasarımı, nasıl çalıştığı, kolay kullanılabilirliği olarak tanımlanır. Fakat Jobs ürünün mağazadan satın alınmasından dahi bu deneyimi kontrol etmek istiyor. Zincir apple shoplar açmasının da sebebi bu.

Şöyle diyordu “Apple bilgisayarları diğer PC ler ile yan yana konulup, müşteri temsilcisi tarafından teknik özelliklerinin sayılmasını istemiyorum”. Çünkü apple teknik özelliklerden çok daha fazlasını vaat ediyordu. Apple markalı ürün sahibi olmak ayrıcalık, hala da öyle.

Bir apple bilgisayar satın aldığınızda işletim sistemi ile beraber gelir. Klavyesi, faresi ile birlikte gelir. Yani size yazılımsal, donanımsal ve çevre birimleri konusunda fark yaratır. Apple yeni bir model çıkarırken steve wozniak 8 slotlu olmasını önermişti. Jobs ise sadece 2 tane olmasında diretiyordu. Sebebi şuydu; “insanların kötü donanımlarla bilgisayarımızı boktan bir şeye dönüştürmelerine göz yumamam”.

Aynı şekilde apple bilgisayarlar diğer işletim sistemlerini çalıştırmazlar (resmi olarak). Bunun sebebi de yine aynıdır ve daha kuvvetlidir. Dünyanın en güzel, en yenilikçi, en güçlü bilgisayarını boktan bir işletim sistemi ile boka çevirebilirsiniz. Jobs her zaman donanım ve yazılımın bir arada düşünülmesi gerektiğini savunmuştu.

Jobs, sanat ile teknolojiyi birleştiren biri. Pixar’a çok paralar yatırdı. Bunu daha fazla para kazanmak için yapmadı. Orada yapılan şeyler çok sanatsaldı. Orada yeni bir şeyler yapılıyordu. Mükemmel animasyonlar. Bu yüzden Jobs sonuna kadar Pixar’ı destekledi.

Çalışanlarına yaklaşımını önce yadırgadım ama sonra anladım. Bunu bilinçli mi yapıyordu bilemiyoruz ama sövgü, övgüden daha iyi sonuç veriyor. Empati kurduğumda bu tip şeylerin bana yapılması durumunda işi bırakırdım veya onu yenmek için daha fazla çalışırdım. Bu da bir nevi eleme oluyor. Tutkulu ve idealist insanlar apple da kalıyorlar.

Apple, elinize aldığınızda ya da uzaktan baktığınızda vay be dedirten ürünler yaratıyor. Şu anda dünyanın en değerli markası ve bunu hak ettiğini düşünüyorum.

Fazlasını Oku

Akıllı Telefonlarda Çekirdek Savaşı

Önce çift çekirdek ile başladı telefonlar bu savaşa. En sonunda 4 çekirdeğe kadar geldik. Böyle de ilerleyecektir çünkü frekans hızını artırmak hem batarya problemlerine hem de ısınma problemlerine neden olabilir.

Geçen arkadaşım Mustafa Atik ile konuşuyorduk. Ben bir programın simgesine tıkladığım anda açılıyorsa frekans hızı ve çekirdek sayısı beni ilgilendirmez diyordu. Ne kadar doğru bir tespit. iPhone 4s 800 Mhz çift çekirdekli işlemciye sahip. Donanım ve yazılım birlikte bir cihaz için üretildiğinden mükemmel çalışıyor. Kararlı, hızlı, işletim sistemi güzel, markette bol seçenek var vs..

Ben HTC Incredible S kullanıyorum. Daha yeni Android 4.0.4 HTC Sense 3.6 güncellemesi aldı. Tamam ben de telefonumdan memnunum ama bazen yavaşlayabiliyor. Ama iphone 900 TL kadar daha pahalıydı satın aldığımda.

Telefon alırken bence ilk bakılması gereken şeyler; kararlı çalışması, batarya süresi ve en önemlisi uygulama mağazasının genişliği / kalitesi. iphone sahipleri.

Uygulama marketleri bir ekosistem. Hiç yazılım satın almazsanız, geliştiriciler platformdan uzaklaşır. Platformdan uzaklaştıkça diğer platformlara geçerler. Para kazanmak için uygulama geliştiriyorsanız ilk adres Apple App Store olur genelde. Çünkü ios kullanıcıları uygulamalara para ödüyorlar. Bu böylece kendini besliyor.

Android yüklü cihaz sayısı katlanarak artıyor ama uygulama mağazası bu kadar olumlu bir tablo yansıtmıyor. Kar marjları düşük, ödeme yapılma oranı düşük. Bence mobil alanda en büyük yatırım uygulama geliştiricilere yapılmalı. Yarışma, ödül vs.. ne olursa…

Fazlasını Oku