Title Tagı ve SEO

Title adı üzerinde “başlık”tır. HTML dosyasında <head></head> etiketleri arasına yazılmalıdır. Title etiketi sayfanın başlığını içerir. Burada girilen metin tarayıcı başlığı olarak veya açık sekme üzerinde gözükür. MOZ‘dan aldığım bir görselle bunu pekiştirelim;

title-tag-browserGörüldüğü gibi SEO konusunda olduğu kadar kullanıcı deneyimi açısından da önemlidir. 5 tane sekme açıldığını düşünün. Sizin sitenizin başlığı sekme üzerinde yazacaktır.

Title etiketi önemlidir. Hem SEO açısından hem de kullanıcı deneyimi bakamından. Siz spor malzemeleri satan web sitenizin title etiketine “Ana Sayfa” yazarsanız bu çok yanlış olur. Ne demek bu? “Ana sayfa”. Neyin ana sayfası, hangi sitenin veya hangi ürünün sayfası?

İşte SEO yani optimizasyona en güzel örnek. Nasıl olmalıdır? Seçenekler var ama genelde şunlar olur;

  • Sayfa Adı | Site Adı
  • Site Adı | Sayfa Adı
  • Site adı | 5-10 keyword

Ben ilk kullanımı tercih ediyorum. Kullanıcılar artık sekmeli tarayıcılar kullanıyorlar ve bu sekmeler arttıkça okunabilen sayfa başlığı metni de. Şimdi ilk olarak site ismi vermek kullanıcıyı bir sürü siteden ayırır. Ama bu pek pratik değil. En iyisi favicon kullanıp sitenizi belli etmek, sonrasında da “Sayfa Açıklması | Site adı” şelinde kullanım.

SEO açısından bakmaya devam edelim. Şimdi SEO arama motorunu kandırmak değildir. Bu yüzden sattığınız her ürünü title etiketine de yazayım derseniz yanlış olur. Orası başlıktır. Her eklenen kelime, harf diğerlerinin değerini düşürür. Yani ne kadar çok koyarsam o kadar çıkarım diye bir şey yok. En azından otoriteler bu şekilde düşünüyor, popüler web sitelerinin de başlıklarına bakın, benzer örnekler görürsünüz.

Yani on tane küçük pankart yerine kocaman bir bayrak çıkarmak gibi. Sitenizi bir cümle ile özetlemelisiniz. Korkmayın, Google başlık ve site içeriklerini birleştirerek sonuçlarda gösterir. Yani “spor ayakkabısı” kategori sayfanızın gözükmesi için bunu her sayfanın title etiketine koymayın.

Kullanıcı yönünden bakınca da yazacağınız ifadeler istikrarlı olsun. Mesela “Erkan Spor | Spor Malzemeleri Satışı” gibi. İletişim sayfasında da bu kuralı bozmayıp “Erkan Spor | İletişim” olarak gidin.

Ama unutmayın ki orası Google için yapılmamıştır. Kullanıcılarınız için yapılırlar. Siz SEO performansı için sadece düzenleme yaparsınız.

Fazlasını Oku

SEO SEO Her Yerde SEO

SEONe işe el atsak, hangi projeye başlasak direkt açılan konu; SEO. Hakkında bu kadar düşündükleri SEO yerine İnternet siteleriyle ilgilenseler, istatistikleri inceleseler, kampanyalar yapsalar, ne bileyim satış taktikleri geliştirseler çok daha başarılı olurlar.

Bir de hali hazırda var olan sitelerden “bize SEO desteği verir misin?” tarzında talepler geliyor. Zaten alışveriş sistemi yazılmış, bitmiş. Sen çıkagelip “300 TL vereyim beni sektörümdeki ürünlerde üst sıralara çıkar” diyorsan ben SEO desteği vermiyorum.

Ben siteyi arama motoru için yapmıyorum. Bu siteyi kullanacak insanlar için yapıyorum. Benim asıl odaklanmam gereken konu bu. Ben SEO konusunda “arama motoru dostu” site prensibini benimsedim. Yani zaten çoğu yerde söylenen temel kurallar İnternet sitenizin kalitesini artıracaktır.

Ama şu olabilir, “gel bizimle çalış, sektörümüzü öğren, site analizlerine bak, adwords kampanyaları düzenle, kelime analizlerimi yap” dersen reddetmem. Bu bir arama motoru tabanlı pazarlama işi olur. Zaten sitede amaçlanan neyse toptan bir şekilde ele alınmalıdır. Kodlar kontrol edilir, arama motorunu üzmeyecek düzenlemeler yapılır. Çok düşük maliyetli bir ürün mü ürettin? O zaman adwords yardımına koşar, karını edersin.

Benim deneyimlerim, canlı, yaşayan, sürekli geliştirilen bir İnternet sitesinin organik olarak arama motoru trafiği çekeceği yönünde kanı oluşturdu. Mesela http://namaztakip.com Dün 110 tekil girmiş. %80 trafik de arama motorlarından. Bounce (hemen çıkma) oranı da %35 gibi iyi seviyelerde. Ben bu site için hiçbir sözde SEO taktiği uygulamadım, artı olarak enerjimi bu yönde harcamadım.

Herkes SEOcu herkes ilk sıralara yükseltiyor, peki bu altta kalan siteler neden bu hizmeti almıyorlar? Sen “tahta oyuncak” aramasında birinci sırayı garanti ediyorsan ahmaklık ediyorsun. Tahta oyuncak üreten bir firma ile anlaş ve bir elektronik ticaret sitesi kur. Buradan satış yap. Ne de olsa birinci sırayı garanti edebiliyorsun. Eğer böyle değerli bir fırsatı gidip 500 TL’ye başka bir firmaya veriyorsan yanlış yapıyorsun.

Kim simit satılan yerleri iyi bilir de buralarda simit satmak varken gidip 20 TL’ye başka simitçilere bu yeri söyler? Neyi neyle satın almaya çalışıyoruz. SEO konusunun açılması bile hoşuma gitmiyor. Artık optimizasyon falan yok. Arama motorlarını kandırma var. 50 tane tumblr postu satın almak ne kadar etik?

Projenizle, işinizle ilgilenin.

Fazlasını Oku

Black Hat SEO Üzerine Kurulan Bir Firma

Black Hat SEO
Black Hat SEO

Firmanın ismini vermemek daha iyi olacak. Neyse bu firmamız çeşitli SEO paketleri satıyor. Sakın içinizden SEO’yu arama motoru ile pazarlamanın bir parçası olarak gören, SEO’nun bir işlemler bütünü değil, sürekli devam eden bir süreç olduğunu söyleyen bir firma geçmesin.

Üç aşağı beş yukarı SEO paketleri şöyle;

  • Siteniz hakkında Tumblr’da 50 tanım.
  • Farklı 10 IP’den backlink
  • Bilmem şu kadar wordpress backlinki
  • 30 küsür blogda tanıtım yazısı

Ve bu hizmeti ücretini ödeyen herkese sunuyorlar. İki sitenin anlaşıp birbirlerine link vermesi veya backlink satılması Google tarafından yasaklanmıştır. Ve etik olarak da doğru değildir. Hazır mutfak işi yapan bir firmayı 50 tane tumblr postunda nasıl tanıtacaksın?

Bilmiyorum, hatta ilgilenmiyorum ama  Google uzun vadede bu tip siteleri tespit edecektir. Kimilerinin sıralamaları ciddi oranda değişecek, kimileri ise Google Sandbox’a girecek. Tabi bunlar ihtimaller. En azından ben hiçbir işime bu şekilde çürük temelli başlamam.

Bu tekniklerle siteleri üst sıralarda çıkardınız, firma satışlar yaptı para kazandı, siz de kazandınız. Bu düpedüz tırnakçılıktır. Kap kaç gibi bir şeydir. Üstelik İnternet’i de çöplüğe çeviriyorsunuz. 50 tane tumblr postu; bunu 1000 firmaya satsanız 50.000 post eder. Yani insanların karşısına geçip zaman ayırabileceği postlar. Burada bu insanların hem İnternet deneyimini düşürüyor, İnternet içeriğine güveni azaltıyor ve en önemlisi bilgi kirliliği yaratıyorsunuz.

Ey ilk sırada çıkmak isteyen web sitesi, sen buna layık mısın? Yaptığın işte 1 numaramısın da bunu istiyorsun? Web siten, içeriği, kullanıcı için hedeflediği veriyi, hizmeti, ürünü siten sunuyor mu?

Bana Google’da üst sıralarda çıkarma tarzında talepler geldiğinde söylediğim şu oluyor. Sitenizi arama motoru dostu bir hale getirebilirim. Sitemap hazırlarım, URL’leri düzenlerim html etiketlerini doğru kullanırım, sitenin açılış hızını artırırım. Hepsi bu. Eğer birinci sırada çıkınca bir şeyler satacaksan elini cebine at. Adwords ve Adsense denen olay var.

Adwords’e binlerce lira yatırabilirsin. Buna kimsenin itirazı olamaz. Kullanıcılar reklam olarak tanımlı alanlarda siteni görür ve tıklarlar, sonrasında istediğin işlemi web sitende yaparlar veya yapmazlar orası meçhul ve başka bir yazının konusu.

Bu şekilde olmamalı. En azından sadece bu işi yapan, sermaye yatıran firmalar olmamalı. El altından yapanlara bir derece hak veriyorum. Para kazanmaları gerekiyor ve en saldırgan yöntemlere başvuruyorlar fakat sermayeniz varsa katma değer yaratın. İnsanlara verin ki alasınız, kazandırın ki kazanasınız.

Fazlasını Oku

Sitem Nasıl Google’da İlk Sıralarda Çıkar?

Bu yazıyı bu işin tekniğini, jargonunu bilmeyenler için yazıyorum.

Öncelikle bu sorunun kesin cevabı yoktur. Google aksi belirtilmedikçe bir sayfada 10 tane sonuç gösterir. Herhangi bir kelime ya da ifadede bunu yapacağını iddia eden 11 firma varsa en azından 1 tanesi başarısız olacaktır. 20 firma varsa 10 tanesi başarısız olacaktır. Çünkü her site Google’da ilk sıralarda olmak ister.

Yeni bir site yaptırdıysanız ilk aşamada firma ismi yazınca ilk sırada çıkarsınız. Bu en azından sizi tanıyan müşterilerinizi doğru yere götürür yani size. Bunun dışında mesela “kocaeli mobilya” ifadesini ele alalım. Bunu aratın isterseniz 4-5 sayfada da mobilyacı sitesi görürsünüz. Neden sizin siteniz üst sıralarda çıksın? Öncelikle bunu kendinize sorun. Ben ilk sıralarda çıkmaya hazır mıyım? Henüz firmanızı kuralı 6 ay olmuş, yeni web siteniz yapılmış. Bu isteğiniz çok astronomik bir istek.

Peki ne yapmalı? Google Adwords reklamları. Kısaca açıklayayım; siz “kocaeli mobilya” kelimesi aranınca sponsor sonuçlar kısmında görünürsünüz ve kullanıcılar reklama tıkladıklarında belli bir ücret size yansır ama potansiyel müşteri sitenize gelmiş olur. Buradaki fayda/maliyet oranını siz yapacaksınız. Bir tıklamaya ne kadar ödeyebilirsiniz? Ne kadar fazla öderseniz o kadar çok ziyaretçi gelir. Eğer reklama harcadığınız parayı artırdıkça kar da artıyorsa reklamı artırmaya devam edebilirsiniz. Eğer bu reklamların maliyeti kadar iş getirmiyorsa kampanyayı daha düşük rakamlara çekersiniz.

Google Adwords reklamı vermenin sitenin normal arama sonuçlarına da fayda ettiği söyleniyor ama kesin bir şey yok. Zaman geçer, fuarlara katılırsınız, ticaret odalarına kayıt olursunuz, belediye için iş yapar ve sitesinde tanıtılırsınız o zaman arama sonuçlarında üst sıralara doğru bir iyileşme olur. Yine ilk sayfada çıkacak garantisi yoktur. Bu garantiyi de kimse veremez.

Bu bahsettiğimiz arama motorunda üst sıralarda çıkma olayına teknik anlamda SEO deniyor, yani arama motoru optimizasyonu. Ama bu %90 yanlış uygulanıyor. Herkes yanlış da sen mi doğrusun diyebilirsiniz. Ama benim bir iddiam yok. SEO bir süreçtir. Pazarlama, satış kadronuzun, siteyi yapan ekibin birlikte çalışması gerekir ve 3 ayda 8 ayda biten bir şey değildir. Sürekli devam eder. Yeni hizmetleriniz olur, yeni referanslarınız eklenir. Sektörel makaleleriniz yayınlanır, firma rehberlerine kayıt olursunuz. Adwords kampanyanız devam eder vs..

Aslında SEO’ya değil SEM danışmanlığına ihtiyacınız var. SEM, arama motoru pazarlaması diye açıklanabilir. Bu SEO çalışması, adwords, adsense çalışması, diğer reklamlar diye uzar gider. Yani, “Ağabey ver 300$ ilk sıradasın diyenlere inanmayın. O adam vadettiğini yapabilse önce kendine yapar. Sorun bakalım “web tasarım” ifadesinde kaçıncı sıradalar.

İnternet’de serseri mayın gibi dolaşan ziyaretçiye ihtiyacınız yok. Bu açıdan bakıldığında arama motorları size çok güzel bir reklam kanalı sağlar. “kocaeli mobilya satın al” aramasında reklamlı veya reklamsız görünmeniz çok önemlidir. Oldukça iyi geri dönüş rakamları alırsınız. Gelen ziyaretçi/satış oranı yüksek olur.

Hadi! Gidin web sitenizi yaptırın ve istediğiniz müşterilere ulaşın.

 

Fazlasını Oku

Arama Sonuçlarında 1. Sayfada Çıkarma Yeteneğine Sahip SEO Uzmanı Aranıyor

Evet bu bir iş ilanı. Ama bu ilana nokta atışı bir eleman başvurmaz. Ben zaten yeniyim ama kimse kendini 1. sayfada çıkarma yeteneğim, bilgim, birikimim var diyemez. Diyorsa yalan söylüyordur. Hatta aptaldır, neden bakalım;

İlk sayfa garantisi veriyorum “halı yıkama” ifadesinde 1. sayfada çıkma isteğim var. Bunu 200$ – 500$ fiyat arası yapıyorum. O zaman ben koca bir aptalım demektir. Bu işlemi kendi siteme uygularım ve halı yıkama şirketlerine komisyonla müşteri gönderirim, daha fazla para kazanırım. En basit ticari deneyimi olan bile görebilir bunu. Elinde kapış kapış gidecek %100 karla satabileceği mal var ve bu malları geliş fiyatına başka bir firmaya satıyor. Bu nasıl bir mantıkla açıklanabilir (çok acil nakit sıkıntısı dışında)?

Evet bazı uzmanlar, deneyimleri ile, bilgi birikimleri ile bunu yapabilirler ama hiçbir zaman garanti veremezler. Ben de veremem, kimse de veremez. Veriyor ve 200$’a pazarlıyorsa da salaktır.

Tekrar söylüyorum SEO bir teknikler bütünü değildir. SEM (Search Engine Marketing) yani arama motoruyla pazarlama konusunda yardımcı bir işlemdir. Arama motorundan yararlanmak için seo tek çözüm değildir. Adwors ve adsense reklam ağını kullanarak belli maliyetlerle işlerinizi yürütebilirsiniz. Bu bir yarışma değil, ticaret. Malımı satıyorsam belli bir bedeli ödemeye hazırım demektir.

SEO firmanın pazarlama stratejisi ile birlikte yürüyen, sürekli olan ve hiç bitmeyen bir süreçtir. Çalışma yapmaktan çok beklemek ve analiz yapmak süre alır. Şu salak iş ilanlarını lütfen vermeyin artık.

Fazlasını Oku

Web Sitesi ve SEO Çalışmalarını Soyutlamak

Aslında söylenmesi gereken ilk söz; “SEO web sitesi çalışmasının bir parçasıdır.” olur. Ama işin başlangıç noktası SEO olmamalıdır. Tamam sitemizi botlar tarayacak, ona uygun optimize etmeliyiz ama bu siteyi robotlar için değil, insanlar için yapıyoruz. Zaten site içeriği kullanıcıyı memnun etmiyorsa tekrar gelmez, herhangi bir hareket (alışveriş, yorum, yazı) yapmaz. O zaman ne önemi var ki ziyaretçinin?

Kaynaklarda anahtar kelime çalışmalarından bahsedilir. Belli analiz yapan programlar vardır ve onlara uygun kelimeler seçilir, daha sonra istenilen yük belli kelime grubuna verilir gibi. Bu bana çok yanlış geliyor. Ben blog başlığı atıyorsam bu yazımı nasıl tanımladığımla ilgilidir. Arama motorunda çok aranıyor diye değil. Ama bu başlığı <h1> etiketi ile atmam normaldir. Veya title belirlemek.

Üzerinde durulması gereken konu şu; web siteleri insanlar için yapılır. Arama motorları için optimize edilir. Arama motorunda çıkacak site yapılmaz. Site yapılır, sonra arama motorunda yer alır.

Kanımca SEO çalışmalarını çok yönlü biri yapmalıdır. Pazarlamadan, sektörden, işletmeden, psikolojiden ve trendlerden haberdar olmalıdır. Çünkü işin teknik kısmı zaten kolay. Birçok yerde görebilirsiniz bu kodlama tekniklerini ve diğerlerini. Asıl önemli kısım performansı izleme, gerekirse düzenleme yapma ve sonuca gitmektir. Siteniz hemen öyle bir haftada ilk sıralara yerleşmez. Böyle durumlarda adwords ve adsense reklamları verebilirsiniz.

Web sitesini bir ekip yapıyorsa beraber çalışmaları çok önemlidir. Teknik ekip pazarlamadan anlamaz. Pazarlamacı da programcılıktan anlamaz.

Fazlasını Oku

Seo Nedir? Ne Değildir?

SEO’nun açılımı malumunuz Search Engine Optimization yani Arama Motoru Optimizasyonu. Arama motoru kandırma, yanıltma değil. Ve SEO teknikleri vardır ama SEO bir teknikler bütünü değildir. SEO bir süreçtir ve hiç bitmez. Pazarlama fonksiyonunun bir elemanıdır.

Mesela 2.el araba ilanlarının olduğu bir sitemiz olsun. “2.el araba” aranınca ilk sırada çıkmak istiyoruz. Bu mantıklı değil. Kolay yoldan para kazanma yöntemi. İlk önce başarılı bir 2.el araba ilan sitesi oluşturacaksınız, kullanıcılarınız memnun olacaklar, sitenize ilan verecekler, sağda solda paylaşacaklar ondan sonra yukarılara çıkmayı istemeniz gerekir. 20.000 TL masrafla İstanbul İstiklal Caddesi’nde mağaza açabilir misiniz?

SEO çalışması Adwords ve Adsens kampanyalarını bitirmek için değildir. Sitenizin ilgili kelimelerde çıkması için sayfa içeriğini optimize etmek, ona uygun başlıklar seçmek ve bazı yazılımsal teknikleri kullanmak. Eğer siteniz doğru optimize edilmemişse zaten Adwords’den de verim alamazsınız. Adwords kampanyaları da SEO ile birlikte yürütülmelidir. Arama motorlarında çıkmak, üst sıralarda çıkmak garanti değildir, hatta hiçbir şey garanti değildir. Siz müşteri istiyorsunuz değil mi? O zaman gazeteye nasıl reklam veriyorsanız Google’a da vereceksiniz. Hatta daha  önceki bir yazımda da değinmiştim. İlk sırada çıktığınız kelimede bile Adwords kampanyasını devam ettirmek trafiği ortalama %20 artırıyor.

Abi 200$ ver siteni birinci sıraya getireyim 4 ayda. Bunlar yalan, gidip oradan buradan saçma linkler verecekler sitenize, forum yazılarına koyacaklar sizi ilgisiz ilgisiz adamlar gelecek sitenize ve bu uzun ömürlü değildir. Bunun sırrını ben de bilmiyorum yanlış anlaşılmasın. Ama eğer bu sırrı bilseydim değil 200, 1000$’a bile satmazdım.

SEO çalışması düzenli bir şekilde yapılmalıdır. Sitede değişen linkler, eklenen/silinen bölümler ve diğer tüm değişiklikler tarihleri ile not alınmalıdır. Daha sonra site istatistikleri ile karşılaştırarak optimize edebilirsiniz. Ayrıca adwords’un anahtar kelime bulma aracı size nelerin arandığını söyler. Mesela “vep tasarım” ciddi bir arama hacmine sahip. İstatistiklerde değil de biri söylemiş olsa inanmazdım herhalde.

Ve SEO gerçekten zevkli bir iştir. Şuan hangi pozisyonda çalışmak istiyorsun diye sorsalar cevabımdır. Pazarlama, işletme, istatistik, strateji vs.. gibi konuların harmanlandığı bir alan. Üstelik yarattığı değer de çok iyidir. Müşteri sağlar, satış sağlar, marka bilinirliğini artırır.

Seo yazılarım devam edecek, çünkü öğrendiklerimi buraya yazacağım.

Fazlasını Oku

Arama Motorları ve Sayfa Başlığı (title)

Anahtar Kelimelerİşin teknik yönü ile ilgilenmeyen arkadaşlar için kısa bir açıklama yapmam gerekiyor. HTML kodlarının <head></head> ragları arasına yazılan title tagı vardır. Buraya yazılan metin tarayıcı başlığında, veya sekme üzerinde ve görev çubuğunda tarayıcının ikonunda gösterilir. Zaten bu işle teknik olarak uğraşanlar bunu bilir.

Şimdi arama motorlarını bir yana bırakalım. Bu şekilde düşünme tarzını öneririm. Bazı konuları diğer etkenlerden soyutlamak iyidir. Bir çocuk gibi düşünürsünüz, fazla çapraz bağlantı düşünmezsiniz. Neyse bu paragraf işgüzarca oldu.

Sayfa başlığında ilk olarak Marka/Site İsmi mi yazılmalı yoksa sayfa içeriği mi? Tarayıcımda 5 sekme açık varsayalım. Hepsi farklı site ise başlık kısmı site ismi olması daha çok işime yarar, özellikle favicon yok ise. Çünkü sekmelerde başlık metninin bir kısmı yazılır.  Diğer bir durumda aynı sitenin 5 farklı sayfasının açık olduğunu düşünelim. Bu sefer bir önceki yöntem tam ters etki verecektir. Hepsinin başlığı “Site Adı” şeklinde olduğu için sayfanın yerini bulmak için sekmeleri tek tek gezmek gerekir.

İkinci yönteme yapacağımız bir şey yok, site içeriğini başa koymalıyız. İlk durum için de çözüm favicon hani şu sekmelerde başlığın yanında beliren ikon. Bu şekilde düşündüğümde başlığın “Dijital Kamera : Vatan Bilgisayar” şeklinde olması daha mantıklı. Favicon ile siteyi tanırım, başlık metninden de hangi sayfa olduğunu.

Şimdi SEO işin içine girsin. Normalde seo külliyatında sayfa tanımının başa, Firma/Site isminin sona yazılması önerilir. Bunun algoritmik olarak neden böyle olduğuna tahmin yürütüyorum. Site içeriğini tanımlayan kelime daha sonlarda olacaktır. Eğer örümcek sıraya önem veriyorsa doğrusu budur. Benim vardığım sonuç ve büyük sitelerde gördüğüm “İçerik : Site Adı” şeklinde. Bu ayırma karakteri de değişebiliyor “|” kullanabilirsiniz. “-” kullanabilirsiniz “&”, “:” de kullanılabilir. Arama motoru buna nasıl yanıt veriyor fikrim yok. Ama bunla ilgili arama yapacağım, siz de yapın bu konuda içerik mevcut.

Peki title tagı içerisine yazılan başlık ne kadar önemli? Çok. Tek kelime ile “çok”. Site başlığı site hakkında fikir veren en birincil veridir. Kullanıcılar da arama sayfasında ilk önce sayfa title’larını görürler. Eğer ilgisiz bir şeyler vermişseniz, kullanıcı tıklamayacaktır veya girip hemen çıkacaktır. Bu da arama verileri bakımından eksi puan olarak site hesabına yazılır.

Site başlığının da 70 karakteri geçmemesi önerilir. Çünkü arama sonuçlarında da başlıklar en fazla  70 karakter olarak gösterilir. Aynı kelimeleri tekrar yazmak spam olarak değerlendirilebilir ve arama motoru sitenizi bloklayabilir. Ve title kısmı ne kadar kısa ve amaç odaklı ise o kadar iyidir. 10 kelime yerine 3 kelime o 3 kelimeyi daha değerli yapar. Çünkü her birine eşit değer verse bile çokluk değeri düşürecektir.

Her sayfada title içeriğinin farklı olması önerilir. Zaten bu çok akla yatkın bir öneridir. Her sayfa diğerinden ayrıdır ve başlığı da doğal olarak farklı olur.

Sözün özü; title önemlidir ve doğru kullanmak gerekir.

Fazlasını Oku

Arama Motoru Optimizasyonuna Başlamak

Evet SEO SEO SEO. O kadar duymaya alıştık ki bu kısaltmayı. Herkesin bildiği hayat bilgisi dersi gibi oldu SEO. “Abi sitelerden link alacaksın”, “tabloyla tasarım yapmışsın çıkar mı Google’da?” tarzı cümleler sıklıkla duyuyorum.

Arama Motoru Optimizasyonu
Arama Motoru Optimizasyonu

Bu öyle bir konu ki; herkes bildiğini iddia ediyor ama gerçekte kimse neler döndüğünü bilmiyor. Özgün içerik, kullanılan teknolojiler, anahtar kelime uyumu, backlink çalışması vs.. vs.. Bunların hepsini doğru yaptığınızda da istediğiniz sonucu alamayabilirsiniz veya beklentileriniz karşılanmaz.

Bana SEO biliyor musun dediklerinde, ben kodlamamı, site hiyerarşisini olması gerektiği gibi yaparım, gerisi çok fazla ilgi alanıma girmiyor diyordum. Ta ki şimdiki işime girene kadar. Küçük ölçekli firmalarla çalıştığımız için kendin pişir kendin ye web siteleri yapıyorum ve SEO hizmeti de veriyoruz. Bu hizmetin çoğu backlink çalışmasına ayrılıyor, yani para aslında buraya gidiyor.

Ben 100 lira verip 10 tane tumblr postu almayı etik olarak doğru bulmuyorum. Yani işin kendine ters. Bindiğin dalı kesmek gibi. Ne sektöre yardımcı, interneti çöpe çeviriyor. Ne site sahibine yararlı, odaklandığı konu site değil SEO çalışması oluyor.

Özellikle yurt dışında SEO bir teknikler bütünü değil de pazarlama fonksiyonunun bir parçası olarak görülüyor. Nasıl pazarlama ürünün şeklinden, fiyatından dağıtımına kadar takip ediyorsa SEO da sürekli devam eden bir süreçtir. Takip edilmesi gereken verileri vardır, kesinlik yoktur.

Bu blog sayfamda 100’ün üzerinde özgün makale var. Çeşitli konularda bunlar. Ama genelde internet, insan bilgisayar etkileşimi vs.. konularda. Buna rağmen google bana günde 1 ya da 2 ziyaretçi gönderiyor. Hiçbir müdahale yapmayacağım, bakalım durum ileride değişecek mi? Zaten bloguma alakasız 1000 kişi gireceğine konu ile ilgili 2 kişi girse yeter. Bana iş aş olarak geri dönebilir.

2-3 resim koyup, bir ürün detayıyla birinci sırada olmayı istemek biraz hayalcilik ve olayı yanlış anlama. “Masa” kelimesinde ilk sırada çıkmak istiyorsan masalar konusunda öncü firma olmalısın. Bunun dışında yapılan her çalışma geçicidir ve trafik düşüşü mümkündür.

SEO bir süreçtir, pazarlama faaliyetlerinin internet ayağında bir bölümdür. Sitenizde ürün satın almak çok zorsa ve sitenize on binlerce kullanıcı girse ne anlamı kalırdı?

Fazlasını Oku

İnternet Çöplüğü

Bu ifadeyi ara sıra duyardım. En azından böyle olmaması gerektiğini işitirdim. Şuan Milli Piyango yılbaşı özel çekilişi sonuçlarına bakmak istiyorum. Resmi siteye zaten ulaşılmıyor. Yani gigabayte veri yok, toplasan 100-200 numara var. Yayınlaması bu kadar zor mu?

Ben de Google’a başvurdum. Dedim herhalde bir yerlerde vardır. Google’da çıkan ilk sayfa sonuçları tamamen çöplük. Reklam dolu sayfalar. Sayfa içeriğine “sıralı tam liste”, “2012 yılbaşı çekilişi sonuçları” gibi ifadeler koymuşlar ve tabi ki öyle bir içerik yok.

Bu İnternet sayfalarına acıdım. Bu kantara ağırlık bağlayan bakkalın yaptığı şeyden pek de farklı değil. Kesinlikle İnternet’den bu şekilde gelir elde etmeyi düşünmedim. İş ahlakı diyebiliriz buna. İnsanların ihtiyaçlarını karşılamıyorsam, istediklerini veremiyorsam orada işim yok demektir.

Günümüzde İnternet çok hızlı büyüyor. Çok hızlı büyüme bazen zararlıdır. Yönetilmesi zordur. En güvendiğimiz arama motoru bana ne kadar çöp site gösterdi, şaşırdım.

Bahsettiğim şey “off herkes twitter’de” değil. Bahsettiğim çöp içerik. İşin içine para girmeden önce her şey daha güzeldi. Ama bu demek değildir ki İnternet’den para kazanılmasın. Mesela Facebook, milyonlarca insanın çok değerli verilerini elinde tutuyor fakat bu bilgileri kullanıcılarını rahatsız etmeden yapıyor. Önünüze pop-up lar açmıyor.

Bir şey indireceğiz, indir diyoruz ve bizi ikinci bir sayfa karşılıyor. “İndir” linki o kadar ufak ve reklamların arasında ki. Bulana kadar canınız çıkıyor. Neden insanları bu şekilde sömürelim? Bu bir ekosistem. Bugün sen yapıyorsan, yarın başkası yapacaktır. Bu tür ucuz şeyler İnternet’i iyiye doğru götürmeyecektir.

Fazlasını Oku