Basın Bültenleri ve Tanıtım Yazıları

Blog2012 yılından bu yana bu blogu yazıyorum. Özellikle son zamanlarda nerede bir etkinlik olsa, bana basın bülteni gönderiyorlar. Gerçekten katma değerli olanları yayınlamaya çalışıyorum. Zaten blogun günlük 30 tekili falan var, öyle çok ziyaretçili bir blog değil. Ama en azından o 30 kişiyi de bültenlerle, tanıtım yazılarıyla sıkmak istemiyorum. Hatta geçen tanıtım yazısı yayınlamam için teklif geldi. Ücreti mukabilinde tabi. Ama yazılara “advetorial” tarzı bir ibare eklemem yasaktı ve kabul etmedim.

Zaten insanların gelip beni yazdıklarımı okumaları benim için büyük lüks. Bu fırsatı nasıl siteyi çöp haline getirerek bu kitleyi de kaybederim? Blog üzerinden para kazanılabilir evet ama bu blogunuzun çizgisini bozmasın. Bazen basın bültenleri yayınlıyorum ve bunlardan ücret talep etmiyorum. Bir de bumerang network reklamları var, onlarda da zaten “advetorial içerik” ibaresi geçiyor. Yani taşın suyunu sıkmaya gerek yok. Günde 30 kişi yazdıklarımı okuyorsa bu benim için çok değerli. Bunu da kaybetmek istemem, kaybı ne olursa olsun.

Siz hala blog yazmıyor musunuz?

Fazlasını Oku

Okumaya Fazla Vakit Ayırmamak

086-1Son 1 yıldır blog yazılarım azaldı. Kendi kendime sordum neden böyle oldu diye. Eskiden günde 2 yazı yazdığım olurdu. Sonra dikkatimi çekti ki ne kadar az okuyorsam o kadar da az yazıyorum. Han bir laf vardır; “Yazdığı kitap, okuduğu kitaptan fazla” diye. Aynen öyle. Okumadan, düşünmeden yazı yazmak zor. Ama bir şeyler okudukça, izledikçe, yaşadıkça bunların birleşimi yeni fikirler ortaya çıkıyor. Ben genelde birçok disiplini içine alan yazılar yazmaya çalışıyorum. Bunun için de sürekli bir gelişim gerekiyor. Farklı dallardaki konuları okumak, araştırmak, üzerine düşünmek gerektiriyor.

Ben de bu vesileyle son bir yıldır en azından basılı kitaplar okumaya ara verdiğimi gördüm. Halbuki daha 2-3 ay önce çok güzel 5-6 tane teknoloji, bilişim, yönetim gibi alanlarda kitaplar satın aldım. Bunlara hiç başlamamıştım. Dün başladım bir tanesine “Google Nasıl Yönetiliyor?” diye bir kitap. Hem teknoloji, hem yönetim, hem de mühendislik alanlarını bir arada sunan bir kitap. Google’ı okuyunca bunlar olmak durumunda zaten. Kitabı henüz önerebilecek kadar okumadım ama giriş güzeldi.

Siz siz olun okumaya ara vermeyin. Makale, blog okumak da güzel ama basılı veya elektronik bir kitabı okumak ayrı bir şey. Kitabın bir öyküsü, gidişi, sonucu oluyor. Yeni düşüncelere, yeni soru işaretlerine yol açıyor. Kısa sürede tüketilen makale, blog yazılarından biraz farklı.

Okuyalım, okutalım.

Fazlasını Oku

İlk Android Oyunumuz Yayında

4i GameEgebit olarak ilk oyunumuzu Android platformu için yayınladık. Oyunu kısaca anlatmak gerekirse, bir çark var ve üzerinde 4 şekil boşluğu var. Siz yukarıdan gelen şekilleri çarkı döndürerek uygun yere yerleştiriyorsunuz. Sürükleyici ve eğlenceli bir oyun olduğunu söyleyebilirim.

https://play.google.com/store/apps/details?id=com.egebit.fouri.android adresinden oyunu yükleyebilirsiniz.

 

 

 

4i Game 4i Game 4i Game

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Fazlasını Oku

Ödünç Eşya Platformu

esyaGeçenlerde Webrazzi’de bir girişim ilgimi çekti. Girişimin adı “Eşya Kütüphanesi” insanların birbirlerine kullanma veya deneme için eşya gönderdikleri bir platform. Çok hoşuma gitti. Hemen eşya listeledim. Listeli eşyalara baktım. Süper bir ortam diye içimden geçirdim. Mesela keman vardı 2 tane. Hevesi olan kişiler için, “biraz takılın, eğer geçici heves değilse yenisini alırsınız” diyordu. Fikir çok hoşuma gitti. Tabi burada güven olayını sorgulayabilirsiniz fakat herkese kötü niyetli diye bakarsanız olmaz, herkese iyi niyetli diye bakarsanız da olmaz. Bunun ortasını bulmak gerekli diye düşünüyorum.

Çok akıllıca bir platform başarılarının devamını dilerim.

http://esyakutuphanesi.com/

 

Fazlasını Oku

Telefon Alırken Nelere Dikkat Edilmeli?

Concox GPS Senior PhoneÖncelikle bu soruyu ihtiyaçlarınızı göz önüne alarak sorun. Eğer bilgisayar kullanım seviyesi düşük biri için telefon alıyorsanız dokunmatik ya da akıllı diye tabir edilen telefonları tercih etmeyin. Nümerik klavye görece yaşlı kişiler için çok önemlidir. Bundan daha ötesi yaşlılar için üretilen özel cep telefonlarıdır. Bunlar nümerik tuşları olan ayrıca GPS sensörleri olan telefonlardır. Panik butonları vardır ve önceden belirlenen kişilere mesaj gönderirler. Bunların fiyatları da ucuz sayılamayacak düzeydedir. Ek özelliklerle birlikte fiyatları da artmaktadır.

Akıllı Telefon
Akıllı Telefon

Şimdi gelelim akıllı telefon konusuna. Piyasada birçok marka var. Apple, Samsung, Microsoft, HTC, Sony, LG, General Mobile vs… Tabi işletim sistemleri de var. Android iOS, Windows Phone gibi. Bence ilk önce işletim sistemi tercihi yapılmalı. Windows Phone henüz gelişme aşamasında olan bir platform. Uygulama marketi yeterli düzeyde değil. Android işletim sistemi yeterli kararlılığa sahip ve uygulama mağazası da oldukça zengin. Cihaz fiyatı açısından da Android işletim sistemli telefonlar çok çeşitli ve her düzeyde bütçeye hitap eden modeller var. iOS ise yalnızca iPad ve Iphone’larda kullanılıyor. Yani iOS kullanabilmek için Iphone satın almalısınız. iOS gerçekten çok kararlı bir işletim sistemi ve uygulama marketi diğer iki rakibine kıyasla oldukça geniş ve kaliteli. Bir artısı da şu; işletim sistemi ve telefon aynı üretici tarafından üretiliyor. Telefon işletim sistemi için tasarlanıyor, işletim sistemi de telefon için. Apple’ın tek dezavantajı fiyatlarının yüksek olması. Bunun yanında çok sadık bir müşteri kitlesi var.

iphone-6s-3d-touch-app-switcher-heroIphone cephesinde Iphone 5, Iphone5s, Iphone 6, Iphone 6 Plus, Iphone 6s ve Iphone 6s Plus seçenekleri var. 4 ve 4s modellerinin şimdi satın alınmasına ben sıcak bakmıyorum. Cihazların modelleri yükseldikçe fiyatlarıda yükseliyor tabi ki. 6 Plus ve 6S Plus modelleri daha büyük ekrana ve daha güçlü işlemciye sahipler. Iphone 5 ve 5s daha küçük boyutlarıyla, küçük telefon isteyenlerin seçimi olabilir. Plus modelleri de büyük ekran sevenler tarafından tercih edilebilir.

Apple donanım değil deneyim satar. Mesela Iphone’da bildirim ışığı yoktur. Bu çok gerekli bir özellik gibi görünse de yoktur. Apple size “benim sunduğum deneyim bu, beğeniyorsan al, kullan” der. Kullanıcılar da memnunlar ki peynir ekmek gibi satılıyorlar.

İşin Android işletim sistemli pazarı çok daha karmaşık. Android cihazlar üreten onlarca firma var. Her firmanın da belki onlarca modeli var. Bu yüzden satın alma kararınız Android yönünde ise biraz daha fazla değişkene bakmanız gerekir. Kamerası nasıl, ekran çözünürlüğü ne, pili ne kadar gidiyor, dahili hafızası kaç GB, 4g destekliyor mu, SD Card girişi var mı gibi onlarca soru sorabilirsiniz.

Galaxy Note 5Bu kriterler de diğer kriterleri bazı zamanlar etkiler. Mesela ekran Full HD ise daha fazla işlemci gücü gerekecek ve pili daha çabuk bitecektir. SD Card girişi yoksa, dahili hafızaya daha çok ihtiyacınız olur. Tabi ne kadar ücret öderseniz o kadar daha kaliteli bir ürün bekleyebilirsiniz. Tabi genel kanı budur ama bütçemiz her zaman üst segment telefonları almaya yetecek düzeyde olamayabilir. O zaman biraz didiklemek lazımdır.

Günümüz koşullarında en azından HD yani 720p ekran çözünürlüğü tercih edilmelidir. Üstelik bu çözünürlükte ekran için daha az pil tüketimi gerekir. Pil kapasitesi de önemli bir unsur. Zira sizi sabah şarj ettiğinizde akşamı görmeyen bir telefon sıkıntı yaratacaktır. Bu sayısal kapasiteyle ölçülebilen bir şey değildir. Telefonun donanımı pili ne kadar tüketirse o kadar çabuk biter. Bu nedenle tercih edeceğiniz cihazın gerçek kullanımda ne kadar pil tüketeceğini araştırmanızda fayda var.

Kamera da olmazsa olmazlardan. Her zaman yüksek MP daha kaliteli fotoğraf demek değildir. Sensör ve lens kalitesi fotoğrafta belirleyici unsurdur. Bu yüzden yine alacağınız cihazın örnek fotoğraf çekimlerini inceleyin. Tabi ne kadar hızlı otofokus yaptığı ve diyafram değerleri de etkenlerden.

Bir de Samsung’un Note serisine değinmeden olmaz. S-Pen ile notlar alabilir, çizimler yapabilirsiniz. Şu anda piyasada bu hizmeti en kaliteli sunan telefon Note serisi. Not almak, web sayfalarından görüntü alıp notlarınıza eklemek gibi güzel özellikleri var.

Google NexusSon olarak satın alacağınız cihazın güncel Android işletim sistemi desteklediğinden emin olun. Android sürekli gelişiyor ve bu gelişimleri cihazınızda görmek isteyeceksinizdir. Bu noktada Google Nexus cihazları tercih etmeniz mantıklı olur. Çünkü 2 yıl boyunca tüm Android güncellemelerini alacağını Google garanti eder. Nexus telefonları değişik firmalar Google işbirliği ile üretiyorlar. Samsung, LG, HTC gibi firmalar. Ayrıca Android One projesi ile düşük bütçeli telefonlara da Google bu imkanı tanıdı. Ülkemizde satılan General Mobile 4G Android One projesine ait bir cihazdır. Şu anda son sürüm olan Android 6.0 Marshmellow bu cihaza geldi bile.

Umarım biraz da olsa kararınızda yardımcı olabilmişimdir.

Fazlasını Oku

Sitemi Nasıl Üst Sıralara Taşırım

Seo nedir?Öncelikle yeni İnternet sitesi sahiplerinin sorduğu ilk sorulardan. Burada üst sıralardan kasıt arama motorlarında belli kelime veya kelimelerde daha üst sıralarda yer almak. Bu sorunun kısa bir cevabı yok. Sitenizi arama motorlarında üst sıralarda çıkarmak genelde SEO (search engine optimization) yani arama motoru optimizasyonu ile ifade ediliyor. SEO’nun uyguladığı birçok yöntem var. Bunlarla ilgili daha önce yazdığım yazıları refere edebilirim.

Bunlar SEO ile ilgili yazdığım bazı yazılar. Umarım sorularınıza cevap bulursunuz.

Fazlasını Oku

Steve Jobs’un Ölüm Döşeğindeki Son Sözleri

Steve Jobsİş dünyasında başarının zirvesine ulaştım.

Başkalarının gözünde, benim hayatım başarının somut bir örneğidir.

Ancak, işi bir tarafa bırakırsak, çok az keyif aldım. Sonunda, zenginlik alışık olduğum hayatın sadece bir
unsuru.

Şu anda, hasta yatağımda yatıyorken bütün hayatımı hatırlıyorum. Anlıyorum ki tüm gurur duyduğum tanınma ve zenginlik solgun ve yaklaşan ölümün yüzünde anlamsızlaşıyor.

Karanlıklarda, yaşam ünitesinden gelen yeşil ışıklara bakıyor ve mekanik uğultularını duyuyorum. Ölümün yaklaşan çizgilerinde tanrının nefesini hissediyorum.

Şimdi biliyorum, bir ömür boyu
biriktirdiğimiz zenginlik bitecek. Zenginlikle ilgisi olmayan şeylerin de peşinden gitmeliyiz.

Bundan daha önemli şeyler olmalı.

Belki ilişkiler, belki sanat, belki de gençlik günlerimizin hayalleri.

Hiç durmadan zeginliğin peşinden gitmek, kişiyi benim gibi şaşırmış birisine çevirir.

Tanrı bize, herkesin kalbindeki sevgiyi hissetmek için duygular vermiştir. Zenginlikle gelen yanılsamalar değil.

Hayatım boyunca kazandığım serveti birlikte götüremiyorum.

Ne götürebiliyorum, sadece aşkla çöktürülmüş anılar.

Gerçek zenginlik sizi takip edecek, eşlik edecek, güç verecek ve devam etmeniz için ışık verecektir.

Sevgi binlerce mil seyahat eder. Hayatın sınırı yoktur. Nereye gitmek istiyorsanız gidin. Ulaşmak istediğiniz en üst noktaya ulaşın. Bu tamamen sizin kalbinizde ve ellerinizdedir.

Dünyadaki en pahalı yatak nedir?
– “Hasta yatağı”

Birisini arabanızı kullanmak için, para kazandırmak için işe alabilirsiniz, fakat hastalığınızı taşıyacak birisini bulamazsınız.

Kaybedilen şeylerin telafisi olabilir. Fakat kaybolduğu zaman bulunamayan bir tek şey var “hayat”.

Ameliyata giden birisi, henüz bitiremediği bir kitap olduğunun farkına varır “Sağlıklı Yaşam Kitabı”.

Şu anda hayatın hangi evresinde olursak olalım, zamanla, perde iniyorken onunla yüzleşeceğiz.

Ailenize, eşinize, arkadaşlarınıza değer verin.

Kendinize iyi bakın. Diğerlerine değer verin

Fazlasını Oku

İş Yaşamında Güven

Güven

Güven çok zor kazanılan ama çok kolay kaybedilebilen bir olgu. Bunu günlük yaşamımızda da görebiliriz. Arkadaşınızla 10 senedir arkadaşsınız ve aranızda hiç bir problem olmadı. Arkadaşınızdan 1000 TL borç aldınız ve bunu ödemediniz. Aksine alışverişler yaptınız ama borcu ödemeye hiç girişmediniz. Artık arkadaşınızın gözündeki güveni kaybetmiş olursunuz. Artık size sadece maddi konularda değil, diğer konularda da güvenmeyecektir. Bu güveni tekrar inşa etmek çok zordur. Aynı iskambil kağıtlarından yapılan kuleler gibi. Yapması çok zordur ama bir darbeyle yıkılırlar.

Aynı zamanda iş yaşamında da güven benzer şekilde işler. İşveren veya çalışanlar arasında benzer bir güven ilişkisi vardır. Diyelim ki siz bir gün hasta olduğunuz için işe gitmediniz, evde dinleneceğinizi söylediniz. Sonra dışarıda dolaşırken karşılaştınız. Bir daha işvereniniz size nasıl güvenebilir? Buna benzer şekilde işveren maaşlarınızı geç yatırıyor diyelim. Sonra bir bakıyorsunuz 200.000 TL’lik bir araba almış. Siz daha hak ettiğiniz ücreti alamamışsınız ama işveren kendine lüks bit otomobil almış. Eğer işveren, yönetici, lider çalışanların güvenini kaybederse artık diğer liderlik vasıfları pek işe yaramayacaktır.

Bir de müşterilerin markalara, şirketlere olan güven duyguları vardır. Diyelim bir alışveriş sitesinden elektronik bir alışveriş yaptınız ve alet bozuk geldi. Geri iade yaptınız ama cihazda sorun olmadığı söylenip size geri gönderildi. Ne yapacaksınız? Yasal yollarla bu maduruyetinizi gidermeye çalışırsınız veya hiçbir şey yapmasınız ama o şirkete olan güveninizi kaybedeceğiniz kesindir. Şirket ve markalara olan güven kaybı domino etkisine sebep olur. Mutlu bir müşteri şirketinize 5 tane müşteri getiriyorsa, mutsuz bir müşteri 50 tane müşterinin size güvensiz olarak bakmasını sağlayacaktır.

Bir yönetici, “çalışanlar bana güvenmiyor, yarından itibaren güvenilir olacağım” tarzı bir yaklaşım takınırsa bu kesinlikle anlamsızdır. Siz o kadar süre güvensizlikle beslediğiniz ilişkilerinizi nasıl güvene çevirmeyi düşünüyorsunuz? Kaybedilmiş güvenin tekrar kazanılması çok daha zordur. Bu bir kişilik özelliği gibidir. Size güvenmeyen, inanmayan çalışanlarınız varsa bunun sebebi sizin bugüne kadar yaptığınız hareketler, tutmadığız sözler, yerine getirmediğiniz vaatlerin sebebidir.

Güvenilir olmak başta dürüstlüğü gerektirir. İletişime açıklığı gerektirir. Bunlar kişisel özelliklerdir. Çalışanların güvenmediği bir yöneticinin başarılı olması nadir bir olaydır.

Güvenilir olmanız ve güvendiğiniz kişilerle çalışmanız dileğiyle.

Fazlasını Oku

Site İnceleme : Haberver.com

HaberverYakın zamanda açılmış bir haber platformu. Kurucusunun eski bir medya çalışanı olduğunu okumuştum. Haberver.com, okuyucularını kitle olarak gören bir platform değil. Reklam satmak için sayfa gösterimini artırmaya da çalışmıyor. Bu gibi nedenlerle siteyi size önermeyi uygun buldum. Haber kategorizasyonu çok güzel. Gerçekten “haber” okumak için doğru adreslerden biri. Diğer medya devlerinin sizi bir habere götürmek için 20 tık istemesi iğrenç bir şey. Haber başlıkları ilgi çekici ama sizi bir galeriye sokuyor ve bilmem kaçıncı adımda size sunulan veriyi gösteriyor. Çoğu zaman da bu sizin istediğiniz şey olmuyor.

Haberver.com bu gibi iğrenç uygulamalara karşı sunulmuş bir alternatif gibi. Bu kızdığımız özellikler Haberver.com’da yok. Aksine güzel kategorilenmiş, uygun başlıklar verilmiş güncel haberler. Üstelik kayıt olup haber akışınızı da özelleştirebilirsiniz. Çok büyük yenilik yok ama kullanım kolaylığı ve ilkeli haber anlayışıyla güzel yerlere geleceğe benziyor. Başarılar…

Fazlasını Oku

Mobil Uygulama Pazarı ve Fırsatlar

Apple iPhone 5Bu yazıyı bu tarihte yazmış olmam size garip gelebilir. Evet mobil uygulama sektörü büyük gelişme içerisinde ve fırsatlarla dolu. Ama benim dikkat çekmek istediğim nokta yazılımcıların önündeki fırsatlar. Diyelim ufak bir oyun projeniz var ve bunu gerçekleştirmek istiyorsunuz. Masaüstü bir yazılım yapsanız bunun kitlelere ulaşması zor ve zaman alıcıdır. Ufak bir fikri bir yazılıma dönüştürmek mobil platformlarda daha kolay ve efektif. Mesela telefonu sallayınca size iddaa sonucu veren bir uygulama fikri aklınıza geldi. Desktop uygulaması yapılması pek yerinde olmaz. Üstelik mobil cihazların özelliklerini de kullanmanız harika olur.

Bu yönden bakınca mobil uygulama pazarı geliştiriciler için büyük fırsat. Küçük ve basit düşünceler milyonlara ulaşabilir. Bunu diğer mecralarda yapmak pek de o kadar kolay değil. Kamera kullanabilirsiniz, GPS, Gyro sensörü vs.. kullanabilirsiniz. Bunları karışım yaparak uygulamanızın değerini artırabilirsiniz. Bu yüzden kararsız yazılımcılara önerim mobil uygulama pazarına girmeleri. Burada şanslarını denemeleri daha doğru olur. Ortaya bir yazılım çıkarmak daha kolay ve çabuk tüketilen bir mecradan bahsediyoruz.

Mobil uygulama pazarı fırsatlarla dolu, hadi gidin de mobil programlama öğrenin.

Fazlasını Oku

Beden Dili ve Yanlış Bilinenler

Beden DiliBeden dili, sözsüz iletişim aracıdır. Kişinin mimikleri, jestleri, vücut hareketleri iletişimdeki alıcı veya alıcılara sinyaller gönderirler. Bu konu hakkında birçok kitap, yazı, makale, site vardır. Beden dilinin öğrenilmesi önemlidir ama bunları öğrenmek demek beden dilimizi istediğimiz gibi kullanabileceğimiz anlama gelmez. Beden dilini okuyabiliriz ama yazamayız. Eğer yazmaya çalışırsak doğal hareketlerimizle bir çatışma yaşanır.

Beden dilini anlamak için öğrenin. Bir topluluğun önünde konuşuyorsanız ve bu kuralları uygulamak istiyorsanız çok zorlanırsınız. Sonuçta beden dilinizi değiştirmeye çalışsanız da hissettikleriniz, duygu durumunuza bedeniniz farklı tepkiler verebilecektir. Beden dili okunabilir ama yazılamaz diye düşünüyorum. Çünkü mimiklerimizi, duruşumuzu, hareketlerimizi doğallığın dışına çıkarırsak daha kötü sonuçlar olabilir. Bir kere bu büyük bir stres kaynağı olur. Kendinden emin, vermek istediği mesaja odaklanmış bir kişi zaten doğal olarak bunları beden diline yansıtacaktır.

Ben de bu konuyu ilk öğrendiğim zamanlar bazı basit kuralları uygulamaya çalıştım ama hüsranla sonuçlandı ve kendimi daha kötü hisettim. Bir mesaj veriyorsanız buna önce kendinizin inanması gerekir. Kendinizden emin görünmek istiyorsanız, kendinizden emin olmalısınız. Gözükmeye çalışmak yanlıştır. Hatta bunu yapmacık bir şekilde yaparsanız daha da negatif bir izlenim verirsiniz.

 

Fazlasını Oku

Hazır Web Siteleri

Wix İle Bedava Web SiteleriBundan 6-7 yıl önce templete kullanılmayacak diye ön koşulla web sitesi yaptırılırdı. Tasarım diğerlerinden farklı olsun yeterdi. Daha güzel, daha işlevsel olmasının önemi yoktu. Bugüne geldiğimizde artık templete değil, tamamen hazır kodlanmış siteler değiştirilip müşteriye teslim ediliyor. Renklere bile zor müdahale ediliyor. Böyle bir durumda web sitesi tasarımı için 2000 TL vermenin pek anlamı kalmadı.
Çünkü bir lise öğrencisi bile bu tip değişimleri yapabiliyor. Amaca uygun web siteleri değil, firmaya görece uygun web tasarımları seçiliyor. Peki neden buna 2000 TL ödeyesiniz? Tabii bu işi profesyonel olarak yapan firmalar var. Web sitesi firmanın İnternet’teki yüzüdür. Bu kadar basit şekilde baştan atılacak bir şey değildir. Eğer para ödeyecekseniz bunun hakkını veren bir firmaya yaptırın. Yok, benim fazla param yok diyorsanız çeşitli İnternet servisleri var.

Bunlardan biri de Wix. Kolayca kendi web sitenizi tasarlayabileceğiniz bir servis. Sürükle bırak mantığı ile çalışıyor. İstediğiniz zaman düzenleme yapabiliyorsunuz. İçinde binlerce sektörünüze uygun şablonlar var. Bence 2000 TL verip hazır bir siteyi kullanacağınıza bu tür bir servisle daha az ücretle, daha kaliteli işler çıkarabilirsiniz. Bir kere sektörünüzü bir web tasarımcı sizin kadar özümseyemez. Kendi işinizi siz daha iyi biliyorsunuz kuşkusuz. Bir diğer artısı da kendi yaratıcılığınızı ortaya çıkarması. 3. bir kişiye şurası şöyle, buraya resim olsun deyip 1 ay bekleyeceğinize kendiniz yapın. Wix ile hazır web sitesi yapmak çok kolay. Bununla ilgili bir video hazırladım. Yabancılık çekmeden başlamanız için.

Görebileceğiniz gibi bir sunum hazırlamaktan pek farklı değil. Bir şablon seçin, değişiklikleri yapın, uygulamalar ekleyin ve sonra istediğiniz zaman bunları güncelleyin. İhtiyacınız olan bir web tarayıcısı. Sadece modern tarayıcılar seçin. Yani son sürüm olan bir tarayıcı. Eski sürümler sorun çıkarabilir, çünkü gelişmiş özellikleri sadece modern tarayıcılar destekler. Aksi halde sorun yaşarsınız.

Bir de şu konu var; eğer web sitesini istediğiniz zaman kendiniz güncellemek istiyorsanız kontrol paneli de yaptırmanız gerekir. Bu da fiyatı ikiye katlar. Oysa Wix ile hesabınıza giriş yapıp istediğiniz bölümü güncelleyebilir, değiştirebilir, hatta yeniden tasarlayabilirsiniz. Ben bir programcıyım ve bu benim işimi azaltır diye düşünebilirim ama tam aksi söz konusu. Bırakın programcılar program yazsınlar. Hali hazırda mevcut hizmetler, olanaklar varken bana para ödenmesin. Zira iletişim formu, kurumsal sayfalar yapmaktan sıkıldım.

Yukarıdaki videoda her şey aşikar. Herhangi bir teknik ön bilgi gerektirmiyor. İşini yarım bırakan, isteklerinizi karşılamayan firmalar yerine kendi işinize odaklanın ve yaratıcılığınızı konuşturun. Üstelik Wix ücretleri diğer seçeneklere göre çok makul. Hatta bazen ben bile siteye ihtiyaç duysam Wix ile yapasım geliyor. Ziyaretçi defteri mi lazım? Sürükleyin ve bırakın. Müşteri görüşleri mi lazım? Sürükleyin bırakın.

Sonuç olarak detaylı projelerde özel yazılım desteği alın. Ama işiniz İnternet değilse bu kadar maliyet yerine bu çözümü deneyin. Üstelik yeni girişimlerin ceplerindeki parayı dikkatli kullanmaları gerekir. Yeni girişimler de kesinlikle bu alternatifi değerlendirsin düşüncesindeyim. Aslında çıkış noktası şu; işiniz İnternet değil ise web sitesi sizin için bir araçtır. Evet çok güçlü bir araç ama amaç değil. Web sitesine 5000 TL ödemeniz sizin işinizi geliştirecek manasına gelmiyor. Web sitesi yapan kişiler teknik insanlardır. Sizin işinizle, müşterilerinizle yeterli empatiyi kuramazlar. Siz de İnternet dünyasını çok iyi tanımadığınız için kopukluk olur. Ama Wix gibi servislerde işlere göre şablonlar bulunmaktadır. En azından size uygun bir taslak sunarlar ve siz geliştirirsiniz.

Wix hoş ve mantıklı bir alternatif. Bunu göz önünde bulundurun.

 

Fazlasını Oku

İnternet Girişimi ve Bir Web Sitesi Açmanın Farkları

İnternet SitesiBilirsiniz web sitesi yayına almak “web sitesi açmak” olarak da söylenegelir. Teorik olarak ikisi arasında çok büyük farklar yoktur. Ama nüanslar çok fazladır. İnternet girişimi, adı üzerinde bir girişimdir. Risk analizleri yapılır, odak grupları belirlenir, kullanıcı testleri, a/b testleri yapılır. İş modeli vardır ve gelir modeli bellidir. Web sitesi açıldığında arkadaşlara link gönderilir ve “takılın abi benim sitem” mesajları yazılır. Ne kadar acı bir durum.

Evet Facebook’da açıldığında arkadaş gruplarına söylendi fakat gelişimi kendi gücüyle oldu. Web sitesi sahipleri SEO makaleleri okur ve tavsiyelere bakarak çeşitli bloglara yorumlar yazılır. Teknoloji bloğunda yorum yapan birinin ismi “www.televizyonyaptirtr.com” olabilir. Öyle bir ifade görürseniz zaten o bir girişim değildir. Çünkü taşıma suyla değirmen dönmez. Alan adları da bu konuda size fikir verebilir. onlinefilimizlehd720p.com gibi adresler bana o kadar komik gelmişlerdir ki. Anahtar kelimeleri kullanacağım diye işin cılkını çıkarırlar.

Tabi girişiminiz varsa arkadaşlarınıza link gönderebilirsiniz ama bu genelde hiçbir işe yaramaz. Eğer proje viral etki ile yayılacaksa çok küçük bütçelerle iyi yerlere gelebilir. Doğası gereği viral bir etkisi olmayan projeler ise yüksek reklam oranlarına ihtiyaç duyar. İkisi de İnternet sitesidir aslında ama bu nüanslar ikisini farklı yerlere getirir veya getirebilir.

Fazlasını Oku