Bilişim Sektöründe Engelli Personel İstihdamı

Engelli ÇalışanYazıya ilk önce tanım ile başlayayım. Engelli demek ne demektir? Doğuştan veya sonradan, kaza sonucu fiziksel, zihinsel, ruhsal, sosyal yeteneklerinin bir kısmını veya tamamını yitirmiş kişilerdir. Dünyada bir milyardan fazla insan herhangi bir tür engellilik ile yaşamakta, 200 milyon insan ise ciddi derecede yaşamında zorluklarla karşılaşıyor. Klasik olarak söylemek gerekirse hepimiz birer engelli adayıyız. Engelli bireylerin toplumsal olarak farkında olmalı ve her alanda fırsat eşitliğini sağlamalıyız. Buna pozitif ayrımcılık da dahil. En önemlisi iş yaşamında engelli bireylere yaklaşımımız. Engelli bireylere iş yaşamında fırsat eşitliği sağlamak bizim görevimiz olmalı. Tekerlekli sandalye bir bireyin müdür olmasını engellemez. Aksayarak yürüyen bir engelli diğer çalışanların motivasyonunu düşürmez.

Ben kendi sektörümden yani bilişimden bu konuya bakıyor olacağım. Evet ben de bir engelliyim. Bu yüzden son bir ayda 3 tane tam bana uygun iş ilanına başvurdum ama hiçbirine mülakata dahi davet edilmedim. Eğer engelli olduğumu kocaman yazmamış olsaydım en azından mülakata çağırırlardı. Daha önce yazmıyordum, bunun dürüst bir davranış olmadığını düşünüyordum ama artık gördüm ki, önyargılar ve bilgisizlik yüzünden İK birimleri kişileri eğer engelli ise önce engelinden sınıfta bırakıyorlar. Evet ben engelliyim ama Front-end geliştiricisi olarak çalışmak için herhangi bir engelim yok. Ağrı kesici içtiğimde ise kimse bende bir problem olduğunu düşünmez bile.

Engelli AtletİK tarafında çok cahilce ve önyargılı bir tutum var. Niteliklerinizden çok engeliniz ile ilgileniyorlar. Yabancı dil bilmeniz, iyi bir üniversiteden mezun olmanız arka planda kalıyor. Önce beni bir birey olarak değerlendir, sonra engelimle yapacağım iş arasında nasıl bir ilişki var, neler yapabiliriz ona bakalım. Kamu ve özel sektörde aynı il sınırları içerisinde 50 veya fazlasında personel çalıştıran iş yerleri %3 oranında engelli personel istihdam etmek zorundalar. Ayrıca eğer bu limite ulaşmıyor olsanız bile devletin teşvikleri söz konusu. Ama ceza ödememek için engelli personel işe alıp “evinde kal sen” deyip maaş ödeyen işletmeler bile var. Burada sorun maaş vermek değil. Engelli bireyin topluma adapte olması, kendi maddi özgürlüğünü kazanması ve kendini işe yarar hissetmesi. Zaten engelli olsun olmasın hepimiz bu gibi sebeplerle çalışmıyor muyuz? Bu engelli bireyi dışlamak olur.

Tabi iş dışında toplumsal yaşamda engelliler daha fazla engelle karşılaşmıyor mu? Tabi ki karşılaşıyor. Ama iş yaşamı bunlardan biraz daha farklı bir konumda. Engelli bir baba evini geçindirmek ister, hayatını çalışarak idame etmek ister. Bayanlar da aynı şekilde engelleri izin verdiği derecede bir işle uğraşmak ve kendini gerçeklemek ister.

Bir sorun da ücretler konusunda var. Siz ne kadar tecrübeye sahip olursanız olun size komik ücretler teklif ediyorlar. Engelli olmayı biz seçemiyoruz. Bir gün umarım siz de seçim yapamama durumunu deneyimlemezsiniz. Hatta büyük fabrikalarda çalışan arkadaşlarımdan gözlemlerini dinledim. En ücra köşelerde, kimsenin gözünün önünde olmayan yerlerde iş yaptırıyorlar. Yani şirketin danışma bölümünde bir engelli olamaz öyle mi?

Engelli KızTekerlekli sandalyeye mahkum bir engelli çok iyi bir yazılımcı, tasarımcı olabilir. Çok kalifiye değilse veri girişi veya editöryal işleri yapabilirler. Biz topluma ait olduğumuz gibi engelliler de topluma aittir ve onları(bizi) görmezden gelemezsiniz. Ben ortopedik engelli yazılımcı ile çalışma fırsatı buldum. Gayet saatinde işine geliyor, tutkulu bir şekilde çalışıyordu. Ben de bu şekilde çalışmalıyım, çalışmak zorundayım. Ben garsonluk yapamam, ayaklarım problemli, yük taşıyamam, satış elemanı olup saatlerce ayakta duramam. Bu yüzden bilişim sektörünü seçmiş olmam engelli olduktan sonra bana çok büyük bir hediye oldu.

Buradan İK profesyonellerine de seslenmek istiyorum. Mülakata bir engelli çağıracaksanız, öncelikle engeli hakkında bilgi alın ve bunun üzerine biraz çalışın. Olmadı siz aşağıdaki kitabı önerebilirim;

http://www.kitapyurdu.com/kitap/engellilerle-360-iletisim/273977.html

Engellilerle 360 Derece İletişim

Peki siz? Engelli bireylerin iş yaşamlarında bulunduğu yerin farkında mısınız?

 

Fazlasını Oku

Webtures ve Halkla İlişkiler

Webtures firmasını İnternet’te bir iş ilanı sayesinde duydum. SEO Hocası‘nı da bünyesinde barındıran başarıl bir dijital ajans. İş görüşmesine gidecekken aniden bir tanıdık vasıtası ile işe girmem bu görüşmenin gerçekleşmemesine neden oldu. Siteye bakarken görüşeceğim kişi olan Kaan Gülten‘in Sorularla SEO ve Uzmanından SEO kitaplarının yazarı olduğunu gördüm. Ondan sonra bu görüşmenin olmasını çok istedim ama vaktim olmadı. Kaan Bey kahve içmeye de davet etti sağ olsun, bir gün tanışma fırsatına yakalarım umarım.

Sitede gezerken engelli vatandaşlarımız için yapılan bir kampanya gördüm. Kaan Gülten’in iki kitabını da engelli bireylere kargo ücretini de ödeyerek gönderiyorlardı. Çok şaşırdım doğrusu. Bu sektörde engellerden çok bahsetmeyiz, ben de bir engelli olarak kitapları istedim. Çok güzel bir paket elime geçti. İçinde 3 şeker olan bir poşet, 2 kitap, bardak altlığı ve 2 adet ayraç. Çok hoşuma gitti. Özellikle engelli bireyler için böyle bir girişim çok anlamlı. Hayatında engelleri olan insanlara daha fazla engel çıkarmaktansa, engelleri aşmalarına yardım etmek çok önemli. Paketi de blog yazım için geldiği gibi çektim. Aşağıda görebilirsiniz.

Webtures

Daha önceleri SEO Hocası ile ilgili yazılarım olmuştu. Mesela şu yazı var. Ben SEO Hocası hangi firma altında, ne zaman Webtures bünyesine geçti bilmiyorum ama yazıda yazdıklarımın hala arkasındayım. Ama Webtures’in halkla ilişkiler konusunda çok doğru yolda olduğunu görüyorum. Bilgisayara bakmayı bırakıp, pencereden engelli bir bireyin varlığı dikkatlerini çekmiş olmalı. Buna da kayıtsız kalmayıp böyle güzel bir uygulama yapmışlar. Kitapları kısa süre sonra okuyup, onlar hakkında da düşüncelerimi yazacağım. Sonuçta yeni şeyler öğreneceğime inanıyorum.

Bravo Webtures, Teşekkürler Kaan Gülten.

 

 

Fazlasını Oku

İnternet Kötü Çocuk mu?

İnternetDünyada artık bir senede üretilen bilgi geçmişte bir asırda üretilen bilgiyi geçecek duruma geldi. Bunun da en önemli sebeplerinden biri bilgisayar sistemleri ve İnternet. İletişimin, bilgiye ulaşmanın bu kadar kolaylaştığı bu dönemde nimet olarak görülmesi gereken İnternet, devlet büyükleri tarafından, aile büyükleri tarafından kötü işlerin yapıldığı bir ortam olarak düşünülmeye başlandı.

Evet İnternet telif hakları konusunda değişimler yarattı, her ortamda olduğu gibi kendi suç potansiyeli olan bir ortam. Fakat bunun sebebi İnternet mi? İnternet’te işlenen suçlar günlük hayatta yok da, insanlar İnternet’e girdiklerinde canavarlaşıyor mu? Bu tür soruların cevabı kocaman bir “Hayır”. Şuan Türkiye’de İnternet kullanıcı sayısı 35 Milyon. Taşrayı, yaş büyüklüğü ve küçüklüğü gibi durumları dışarı çıkardığınızda neredeyse toplum, yani sokaktaki insanların çoğu İnternet’te.

Bizim öncelikle bakmamız gereken sokaklar. Gerçek hayatta suç işlenmiyor mu? Evet, işleniyor. Karısını bilmem kaç defa bıçaklayan adam da İnternet’te, engelli bir kıza defalarca tecavüz eden insanlar da İnternet’te. Hayvanlara eziyet eden, çalan, gasp, darp eden insanlar da İnternet’te. Bu yönden bakıldığında bu kadar suçlu insanın İnternet’te melek olmaları mı bekleniyor anlamıyorum. Bu insanlar suça meyilli ise İnternet’te de suç işleyecektir ya da İnternet’i bu yönde kullanacaktır.

Eski başbakan Recep Tayyip Erdoğan Facebook için “pislik yuvası” tanımlamasını yapmıştı. Sokaklar düzeldi, her şey günlük güneşlik, sokakta suç yok da Facebook kendi kendine pislik yuvası oldu. İnsanların çok homojen bir şekilde üye olduğu bu tür bir platforma bunları demek, halka “pislik” demektir. Hayır efendim, suç işleme potansiyeli olan insan sokakta da suç işler, İnternet’te de. İnternet’i ve başlıca sosyal platformları kötü çocuk ilan etmek hiçbir şeye yaramaz.

Gidip marketten bıçak alan kişi bu bıçak ile ne yapacak bilemeyiz ama genelde ev gereci olarak alır ya da birine zarar vermek için. Siz her İnternet’e girene böyle bir suçlama yapamazsınız. İnsanların bu tür topluluklardan o kadar çok yarar gördüğüne şahit oldum ki, bu tür asılsız suçlamaları kesinlikle doğru bulmuyorum.

Aslında Facebook ile Twitter arasında çokbüyük fark var. Facebook, daha çok insanların tanıdığı kişiler ile iletişime geçtiği bir yer. Fakat Twitter’da insanlar çok hızlı örgütlenebilir. Zaten devletin korktuğu veya kaçındığı durum da budur. Bir etiketi takip eden herkes sokağa dökülebilir. Bu görece Facebook’un kullanım tarzı değildir. Bir sayfayı Facebook’da kapattırabilirsiniz ama Twitter’da etiketleri bu kadar kolay engelleyemezsiniz.

İnternet sunduğu olanaklarla yüzyılın en önemli buluşlarından biridir ve kontrol edemeyenlerin yasaklama, suçlama gibi saldırılarına maruz kalmaktadır. O kadar sunduğu iletişim kanalına, bilgi alışverişine, bilgi oluşumuna temel sağlayan bir platformun bu şekilde kirletilmesi çok yanlış.

Fazlasını Oku

Engel Bildirmek Etik ve Ahlaki Değil mi?

EtikBen %77 oranında engelliyim. MS(Multipl Skerloz) hastasıyım, kortizon aldığımdan kalça femur başı kemik ölümü var iki tarafta da ve %25 de psikiyatrik engel. Ortalaması alınıyor ve %77 ediyor. Bunun bir metodu var ama şimdi konumuz o değil. Bugün bir firma beni aradı ve sevk/irsaliye keseceğim bir iş teklif etti. Teknik kapasitem 10 kat daha fazlaydı yapacağım işten. Veri girişi, belge düzenleme vesaire. Verdikleri ücret de tatmin ediciydi. Üstelik 400 TL devletin benden kestiği vergi de bana verilecekti.

Hali hazırda bu departmanda 2 kişi çalışıyor ve çok yoğunlar. Benim de süreçleri öğrenmem belli bir süre alacaktı.Bilgisayar bilgisi az olan biri daha zor adapte olur böyle bir işe. Normal bilgisayar bilen biri 2 ay gibi bir sürede adapte olabiliyormuş. Ben 1 ayda olurdum o ayrı konu. Ama ben çıkarsam, hastalığımdan ötürü gelmeme, uzun dönemli yatış hallerinde diğer personel arkadaşlar zorlanacaktı. Ben de hastalıklarımın ilerleyebileceği ihtimalini, işe alım yapacak olan kişiye bildirdim. MS hastası olduğum için yarın yatalak kalkabilirim dedim. Hepimiz için geçerli ama benim oranım daha yüksek dedim. Ayaklarımdaki ağrılar da değişkenlik gösteriyor, bu nedenle ameliyat olursam 4 ay devam edemem. Peki böyle bir şey olursa? Bunu konuştuk ve beraberce olumsuz karar verdik.

Bunu konuştuğum herkes ağız birliği etmişçesine “sen o kadarına inme” diyorlar. Peki benim bu ihtimalleri söylemem iş ahlakına, insan ahlakına, etiğe uygun değil mi? Ben olası handikapları söyledim sadece. Ben orayı para almaya gittiğim bir yer değil, değer kattığım ve bu nedenle ücret aldığım bir işletme olarak görüyorum. Ben işverene yalan söylersem, ileride bunun sonuçları ne olur? O iki arkadaşın 3 kişi yapılan işle baş başa bıraksam ne olur? Kendi işletmem olsa nasıl olumsuz görüş takınırsam ki bu işin öğrenme süresi ile ilgili yani adaptasyonla, aynı şekilde personel olarak da aynı şeyi söyledim.

Ben melek veya iyi bir insanım triplerinde değilim ama iş ahlakı, iş etiği ve dürüstlük her zaman önce gelir. Nasıl işveren işçilerine kötü davranınca şikayet ediyorsak, biz de olumsuz yanlarımızı görmeli ve dürüstlükten şaşmamalıyız. Geleceğin insanları dürüst, çalışkan, yenilikçi ve iş ahlakına sahip insanlarındır.

Fazlasını Oku

Yaşlı ve Engelliler İçin Cep Telefonu

Concox GPS Senior PhoneYaşlı ananemiz belki annemiz ya da babamız, telefon kullanımları ortalama altında. Belli kalıpları ezberleyip arama ve cevap verme yapabiliyorlar. Peki ya kötü bir durum olursa? ya da size ihtiyacı olduğu bir durum?

Ya da engelli bir kişinin kaldığı zor bir durum? Aynı zamanda yaşlılar kadar engelli insanlara da hitap eden bir telefon.

Size tanıtacağım telefon bu gibi sorunlara çözüm getiren bir telefon. Adı “Concox GS503”. Bu kesinlikle bir reklam yazısı değildir. Telefonun özellikleri çok hoşuma gitti. Alternatifi var mı ondan da emin değilim. 500 TL civarında bir fiyatı var. Siyah-beyaz ekran bir telefon için fazla değil mi? Videoyu izleyin lütfen;

Tuşları büyük, basınca basılan rakamları söylüyor. El feneri, radyo gibi ek özellikleri de var ve en önemlisi SOS butonu. Yakınlarına hemen mesaj gönderiyor ve siz de akıllı telefonunuzdan yakınınızın nerede olduğunu GPS sayesinde görüyorsunuz.

Teknoloji yaşamımızı kolaylaştıracaksa bu cihaz bunu fazlasıyla yapıyor. Ama fiyatı biraz daha düşürülebilir.

Fazlasını Oku

Engelliler İçin Teknoloji

EngelliBen kendim de %77 engelli bir programcı/yazılımcıyım. Normal hayatta birçok engel ile karşı karşıya engelliler. Yani engelli ve daha ötesi önüne çıkan engeller var. Benim yazılım yapmamın önünde bir engel yok ama bugün mülakata 2 saat kala firma beni aradı ve engelim yüzünden işin olmayacağını söyledi.

Diğer çalışanların İstanbul’a gidiyor olduklarını ve benim gitmezsem sorun olabileceğini söylediler. Halbuki benim gitmemem keyfi değil. Bunu diğer arkadaşların da anlayacağını umardım. Neyse, benden çok beter engelli insanlar var. Yürüme, görme, işitme, kanser gibi sorunları olan insanlar.

Onlar için gerçek hayatta çok şey yapıyor sayılmam, ancak otobüste rampa kısmını indirip kaldırıyorum o da rast gelirse. Ama ürettiğim yazılımlarda onlar için kolaylıklar sunabilirim. Bu günden itibaren kullanılabilirlik ve erişilebilirlik hakkında engelli kullanıcıları hedef alan çalışmalar yapacağım. Kafamda bir şeyler var ama söylemenin anlamı yok. Yurtdışından bu konuyla ilgili kitaplar okuyup belki eğitimler alacağım.

Engelli olmak hepimizin başına gelebilecek bir ihtimaldir. Engellerin yanına engel eklemek de hoşgörüsüzlük olur.

Haydi başlayayım. Siz de benden fikirlerinizi esirgemeyin.

Fazlasını Oku