İş Yaşamında Aidiyet Duygusu

Bu konu birçok başlık altında işlenmiştir. Hatta “En önemli müşteriniz, çalışanlarınızdır.” gibi laflar da edilmiştir. Bunlar ütopik gibi dursa da gerçek hayatta tam da karşımızda duran kavramlardır. Hangi pozisyonda olursa olsun, kişinin çalıştığı kuruma aidiyet duygusu beslemesi çok önemlidir. Tüm pozisyonlar dedik ama bizim gerçek hayatta karşımıza çıkan kesim daha alt pozisyonlarda görevli çalışanlardır.

Herkesin malumudur, kargo çalışanları kargolara pek iyi davranmazlar. Yani çoğu zaman böyledir ki, İnternet alışverişi yapanlar iyi paketlenmiş, yani “korunmuş” siparişleri teslim almak isterler. Şehirler arası otobüs yolculuklarında yaşanan olumsuzluklar da çoğumuzun malumu. Peki bu neden böyle?

Vasıfsız ya da daha az yetkinlik gerektiren işlerde çalıştırılan insanlara şirketler “en az para, en çok iş” beklentisi ile bakıyorlar. Hasta olmamaları, yakınlarını kaybetmemeleri, yani devamsızlık yapmamaları da bekleniyor. Zam istemesinler, olabildiğince çok çalışsınlar.

Eğer siz insanlara eve aldığınız elektrik süpürgesi muamelesi yaparsanız, onlardan da o minvalde iş beklemeniz gerekir. Bu şekilde “hor görülen” insanlardan şirkete aidiyet duygusu beklemek çok da mantıklı bir tutum olmaz. Arkadaşımın da bulunduğu, hatırı sayılır bir şirkette yapılan toplantıda “siz x firmasında çalışıyorsunuz” demişler. Bir çalışan da “x firmasında çalışıyorum deyince kız vermiyorlar” diye sitem etmiş. Bırakın çalışanları, şirket dışında bile çalışanlarına sunduğu imkanlardan memnun olmayan insanlar var.

Burada söz konusu sadece ücret değil. Ağır mesailer, insan üstü çaba gerektiren performans, herhangi bir imkan talebinde bulununca terslenen insanlar çalıştığı şirketi nasıl temsil etsin? Ne bekliyordunuz? Bu insan kargoyu arabaya uçan tekme ile fırlatır, şehirler arası otobüs yolculuğunda sitem eden birine “in o zaman arabadan” diyebilir. Çünkü şirketine bir aidiyet duygusu yok. Bırakın aidiyeti, bir nefret ve kurtulma çabası var. Fakat alternatifler de farklı olmadığı için devam ediyor.

Tamam insanların yukarıda söylediğim tatsız şeyleri yapmaları yanlış. Kabul edilebilir değil. İş ahlakına uymaz, dahası insan olmaya ters düşer. Ama gerçek şu ki; insanlara meta(ürün) gibi bakar ve davranırsanız ortaya böyle sonuçların çıkması olasıdır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İnsan mısınız? * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.