İhtiyaçlar İçin Çalışmak

İnsan İhtiyaçlarıBir web projesi geldiğinde veya basit bir web sitesi istendiğinde bizden yani yazılımcı/tasarımcı, bir fiyat isteniyor. Para ihtiyaçlara gideceğine çoğu zaman sağa sola gidiyor. Ben ihtiyacımı söyleyerek iş arayacağım. Bana bu kadar eden projelerle gelin. Bazen bu sizin için daha karlı olur, genelde öyledir. Evet istediğim ürün LG G3 32GB.
http://www.hepsiburada.com/liste/lg-g3-d855-32gb/productDetails.aspx?productId=telceplgg332&categoryId=371946&SKU=TELCEPLGG332-B

Bu ihtiyacımı giderecek yazılım/tasarım işlerinizi yapabilirim. E-ticaret gibi geniş bir proje ise şunu istiyorum;
Fender American Standard Jazz Bass.
http://www.mydukkan.com/urunler_detay.asp?id=1036&gid=307

Telefonum LG L80 şu anda. Eğer web sitesi tasarımı gibi işiniz varsa benim telefonu satarız, 1000 ekleriz alırız telefonu. Budur ya, beni ihtiyaçlarım için çalıştırsınlar.

İletişim cancilar.net, 0544 769 38 15
Bu benim blog yazım, aynısını kendi blogumda da yazacağım.

Fazlasını Oku

Tekerleği Yeniden İcat Edin!

TekerlekGenel geçer çoğunluğun kullandığı bir deyim vardır; “Tekerleği yeniden icat etmek” diye. Yani bu zaten yapılmış, farklı çözümlere gerek yok anlamında. Bu çoğu zaman doğrudur. Mesela ben kendime bir blog yazılımı yazabilirdim ama WordPress’i tercih ettim. Zaten ihtiyacım olan her şey yapılmış durumda.

Yeni bir iş fikri aklınızda şekillendiğinde önce heyecanlanır, sonra benzer hizmet veren birileri var mı diye araştırırsınız. Sonuç çoğu zaman olumlu olmaz. Benzer ya da muadil hizmeti veren firmalar vardır, sektörde yer edinmişler ve büyüklerdir. Bu sizin iş fikrinizi gözden geçirmenize neden olur tabi ki.

Ama bazen tekerleği yeniden icat edebilirsiniz. Çünkü ilk yapan değil, en iyi yapan kazanır. Eğer farklı faydalar sunacaksanız, hizmette belli eksikler ve zayıf noktalar belirlemişseniz bu size engel olmasın. Varsın tekerleği yeniden icat edin. Üstelik belli kullanıcı hizmeti ihtiyaç olarak görüyorsa potansiyel müşterileriniz de vardır demektir. Pastadan siz de dilim alabilirsiniz, belki de pastanın çoğunu siz alacak hale gelirsiniz.

İnovasyon sadece tamamen yeni bir yaklaşım, yöntem bulmak manasına gelmez. Mevcut hizmetleri inovatif şekillerde daha değerli sunabilirsiniz. İnovasyonun tanımında da bu vardır zaten.

Bir de şu var; “Kalede kaleci var diye şut çekmeyecek miyiz?”.

 

Fazlasını Oku

Hata Yapabilme Lüksü

HataEn çok korktuğumuz şeylerin başında hata yapmak, başarısız olmak, reddedilmek, utanç duymak gibi direkt olarak EGO’ya yani “Ben” e yapılan saldırılar gelir. Üniversite sınavında hata yapmaktan korkarız çünkü doğruları da götürür. Eğer ergenlik döneminde yanlışların doğruları da sizden aldığına alışmışsanız daha çok korkarsınız.

Hata yapmak çok insancıl bir şeydir. Kötü hissettirebilir, umudunuzu kırabilir ama sizi hata yapmak kadar geliştiren bir şey daha yoktur. Hatalar yaparak mükemmele gidebilirsiniz. Hayatında hiç hata yapmamış biri ne kadar cahildir. Bu söz benim bir yere not edin 🙂

Mesela reddedilme korkusunu ele alalım. Reddedilmek kötüdür. Her ne olursa olsun kötü bir şeydir. Bu kadar platonik aşık olmasının nedeni reddedilme korkusudur. Belki başlayacak yüz binlerce ilişki bu nedenle başlamadı. Hata yapmaktan, reddedilmekten korktuğunuz için ilk adımı atamadınız. Büyük bir firmaya eğitiminiz fazla süslü olmadığı için başvurmadınız. Hata yapmaktan korkarken aslında bir sürü hatalar yaptınız. Yaptık.

Oysa hata o kadar eğitici bir şeydir ki, en iyi öğrenme yönteminden bile daha çok şey öğretir. İnsanlar hata yaparlar, önemli olan aynı şeyleri deneyerek farklı sonuçlar beklemektir. Hataların sizin hayatınızda değişiklik yapmasına izin verin. Bunu sadece geri dönüşü olmayan veya az olan hatalar için uygulamayın. Mesela madde kullanıp bağımlı olmak geri dönüşü zor bir hatadır. İntihar etmek zaten muhattabı ortadan kaldıracağından hata olarak söylenemez.

Aklınızda bir iş fikri mi var? Ya da  yatırım yapacağınız enstrümanı seçecekseniz hata yapabilirsiniz. Eğer yatırımınızı altına yaparsanız ve altın düşerse bu size bir ders verir. Davranışlarınızda değişikliğe neden olur. Artık tek enstrüman yerine döviz, altın, hisse senedi gibi araçları tercih edersiniz.

Ya başarısız bir iş fikri ve buna girişmiş olmanız? Başlangıç ve bitti dediğiniz ana kadar çok şey öğrenirsiniz. Steve Jobs‘ın hayatını okuyun veya ülkemizden ekşisözlüğün kurucusu ve fikir babası olan Sedat Kapanoğlu‘nu dinleyin. O kadar çok hata yapmışlar ki…

Reddedilmek, yok sayılmak, olumsuz görüşler, kaybetme korkusu  vs.. bunların hiç biri sizi hedefinize ulaşmanıza engel olmasın.

Fazlasını Oku

Mülakat Teknikleri

MülakatGençlerin, işsizlerin, yeni mezunların bir numaralı korkusu “Mülakat”. Bu genelde ön talep olumluysa insan kaynakları tarafından bireysel yapılan görüşmelerden ibarettir. Ben buna oldum olası sinir olurum. Mülakat teknikleri üzerine belki binlerce sayfa web sitesi, video, kitap, kurs vardır.

Öyle yoğunlaşılmıştır ki bu görüşmeye, geçen izlediğim bir videoda 6 dakika boyunca kıyafet ve saat seçimi anlatıldı. Takım elbiseli olmalıymışız ve fark yaratmak için spor saat seçebilirmişiz. Tabi o dakikadan sonra videoyu kapadım. Orada bırakın bir İK personelini, bir psikiyatrist/psikolog koysanız insanları anlayamazsınız.

Zaten personel adayı olarak mülakata gittiğinizin bilincindesiniz, size garip zeka soruları sorabilirler, 10 yıl sonra kendinizi nerede gördüğünüzü sorarlar ki cevabım fotoğraf veya ayna olurdu. Beden dilinizle ilgili ön bilgiler almışsınızdır. Ama inanın ki beden dili ruhu yansıtır. Beden dili okunur ama yazılmaz. Yani orada rahat değilseniz veya korkuyorsanız bunu belli edersiniz. O yüzden rahat gidin, çalışmadan gidin ki pesimist bir havaya girmeyesiniz.

Ben son katıldığım mülakatta engelli memur olarak mülakata gittim. Asgari ücret alacağımızı bize söylediler. Oturdum, bir daha söylediler. Sonra da emekli olana kadar artmayacak dediler. Bu çok acımasızca bir yaklaşım, isim vermeyeyim ama bu firmanın kültürüne yakışır bir görüşme ortamı yoktu.

Sen 2 sene sonra aynı pozisyonda olacağını garanti edebilir misin İKcı arkadaşım? Ya da firmanın 5 yıl sonraki ücret politikasını sen mi belirleyeceksin de bizim haberimiz yok? Engelli insanların orada ayakta bekletildiklerini gördüm. Bir odaya sokup herkese “asgari ücret, artış yok, sendikal hak yok, sosyal hak yok şeklinde diktatör havası ile insanlara kızar gibi nutuk attınız.

Sakın bana bir banka, bir firma reklamında “doğayı düşünüyoruz, halkla iç içeyiz, personelimiz her şeyden önemlidir, 10.000 kişiyi istihdam ediyoruz” gibi argümanlar sunmasın. Kapitalizmin en ağır işlediği yerler. Engelli insanların koyun gibi bekletildiği, asgari ücret yalanı ile gelenleri elediği, kalanlara da psikolojik baskı yapan firmalarsınız hepiniz. Toplum, çevre, insana saygı? Bunlar bana misyonunuzdan tanıdık geliyor. Demek ki buralar insanların robot gibi çalıştırıldığı, fazla mesaiye bırakılan işçilerle dolu, mutsuz, fakir insanlar.

Toplum değerlerinden bahsedip daha da ufalmayın. Adam gibi yaptığınızı taşıyın.

Fazlasını Oku