Müşteriniz Kim? Müşteri ve Kullanıcı Farkı

10 Nisanda bir yazı yayınlamıştım;
Uygulamalı Girişimcilik Eğitimi yarın Bitiyor

Evet eğitim bitti. Yeni şeyler öğrendik, bildiklerimizi tazeledik ve üzerine düşündük ki yazı yazıyoruz değil mi? Bir eğitim verdiği cevaplardan daha fazla soru oluşturmalıdır. Bende de böyle oldu.

Kurs sırasında müşteriyi, yani hedef kitleyi belirlememiz istenmişti. Eğitmenimiz Dilek hanım da bunun spesifk olmasını, yani 7 den 70 e her yaşa, her cinsiyete, her eğitim düzeyine aynı ürün veya hizmeti aynı şekilde satamayacağımızı söyledi. Bir kafe örneği verdi. Bu kafe bir arkadaşının girişimi olmuş ve hem avukatlar gelip bir şeyler yesin/içsin hem de lise öğrencileri, benim için farkı yok diyormuş girişimci adayımız.

Müşteriler

Bunun yanlışlığından bahsederken çiğköfte satan kursiyer abimiz karşı çıktı. Bana patronu da geliyor işçisi de, öğrenci de geliyor ev hanımı da tarzında kitlesinin genişliğinden bahsetti. Hatta sigara arasında ona bir örnek verdim. Eğer babası çocuğa para verip bira almaya yolladıysa ve çocuk dükkana gidip babasının yazdığı kağıdı veriyorsa burada müşteri kim dedim. Abimiz çocuk dedi ne yazık ki. Aslında çocuk burada zorunlu çocukluk görevi olan nakliye işini yapıyor. Alkol diye bir şeyden haberi var ama nedir, ne değildir haberi bile yok.

O zaman dükkan sahibi dükkana çocukları cezbedecek afişler de koysun dedim. Mesela bira alana oyuncak hediye gibi. O da bana “bak doğru söylüyorum 5 yaşında çocuk da alıyor benden, hatta ben yediriyorum, 80 yaşında teyze de benden gelip çiğköfte alıyor” dedi. Şimdi çiğköfte tüketimi son zamanlarda yaygınlaşan franchise çiğköfte firmaları ile arttı. O işte hakikaten her yaştan yiyen insan var ve bu belli başlı franchise veren firmalar benzer formatta. Yani lüks bir Çiğköfteci Sait ben bilmiyorum. Hep mahalle arası ya da merkezde az yer işgal ederek aynı ürünü sunuyorlar. Burada Dilek Hanım’ı yoruma davet ediyorum 🙂

Bugün elime geçen bir kağıt parçasını paylaşacağım, 5 yaşlarında bir kız mahalle bakkalına geldiğinde bunu bakkalda duran bayana verdi. Ben de sakıncası yoksa kağıdı alabilir miyim diye giriştim. Gizli saklı bir şey olmadığından verdi bana sağolsun.

2 Ekmek ve 1 Tane Ne İsterse

Burada dikkat “2 tane ekmek ve bi tane kendi ne istiyorsa alsın“. Şimdi bizim nakliyeci çocuk müşteriye dönüştü. Çünkü kağıtta ona bir şey almasına izin verilmişti. Çocuk da hoşuna giden bir çikolata ya da gofret aldı ve gitti.

EkmekAslında ekmekten çocuk da yiyecekti ama satın alma kararını ailesi veriyor. Ama kağıtta çocuğa da satın alma izni veriyor, yani onu bir müşteriye döndürüyor. Eğer bu yazı yazmasaydı çocuk kullanıcı, aile karar verici olurdu. Ama burada aile de karar veriyor, çocuk da. Yani karşımızda 5 yaşında olmasına rağmen 2 ekonomik rolü üstlenen bir tatlı kız çıkıyor.

Ama istisnalar dışında çocuklar genelde kullanıcıdır. Yani alışveriş, başka bir deyişle harcamaya karar verme konusunda pasif ama etkileyiciler. Bir de şu var ki istenen 2 ekmekten birini kız çocuğu susamlı alabilirdi. Burada diğer kalem üründe de karara katılmış olurdu. Çünkü kağıtta “susamsız ekmek” yazmıyor.

Bunlar biraz uç örnekler ama üzerinde düşünülmesi gereken durumlar. Siz evrak çantası satarken az çok profili tahmin edebilirsiniz ama aile tüketiminde işler biraz değişebiliyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İnsan mısınız? * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.