Elemanonline.net Kullanıcı Deneyimi Problemi

Elemanonline.net benim de gerek iş bulmak, gerekse iş piyasasını kontrol etmek için kullandığım bir platform. Bugün yaşadığım bir kullanıcı deneyimi probleminden bahsedeceğim. Hem bir örnek olsun, hem de elemanonline.net’e katkımız olsun, o kadar işe girdik çıktık 🙂

Şimdi tablo şu;

Detaylı Arama Sonuç Sayfası
Detaylı Arama Sonuç Sayfası

Peki bu nedir? Ben bu sayfaya yer imlerimden ulaşıyorum. Linki de bu;
adres

 

Yani Bilişim/Bilgisayar kategorisinde ve Kocaeli için verilen ilanları listeleyen sayfa. Her zaman formu tekrar tekrar doldurmak istemiyorum haliyle. Ama burada bir handikap var. #is-ilanları linki ile geldiğim için beni direkt sonuçlara gönderiyor. Arama yapınca da bu böyle oluyor. Karşımda gri bir blok var ve bir şeylere tıklamamı engelliyor. Bunun sebebi de site içi açılır bir pencere. Yani teknik olarak bir pop-up değil ama sitenin geneline tıklanmayı engelleyen bir katman ve üzerinde bu içerik oluyor. Görünüşte pop-up diyebiliriz. Aslında görmem gereken görüntü şuna benzer olmalı;

Pencere

Ama url sonundaki #is-ilanlari direktifi beni direkt olarak sonuçların başladığı alana scroll ediyor. Basit ama önemli bir detay. Zaten daha çok çalışma zamanında yakalanabilecek bir hata. Sadece kullanılabilirlik için bir örnek olması açısından yazdım. Kullanıcılar sitemizde gezerken ne gibi zorluklarla karşılaşabiliyorlar görelim diye.

Fazlasını Oku

Öğretimde Yaşanan Kitle Sorunu

Eğitimİster özel olsun ister bir devlet kurumu, öğreticilerin sınıfa yaklaşımları bir ortalama alarak, hatta ortalamanın da altına inerek başlıyor. Ben x bilmeyenlere y nasıl anlatayım şeklinde. Yani bir kursu kişisel almıyorsanız ya da grup önceden belirlenmemişse ortalama ve altı kitleye yönelik eğitimle yetinmek zorunda kalıyorsunuz.

Ben bunu Kocaeli Üniversitesi’nde ön lisans eğitimimi alırken de yaşadım. Bilgisayar Programcılığı bölümü olmasına rağmen birçok kişi program yazmayı bilmeden mezun oldular. Bilenler ise zaten bildiklerini duyarak mezun oldular.

Ben buradaki pozitif ayrımcılığa karşıyım. En azından ortalama neyse onun üzerinde seviyede öğretim yapılması gerekiyor. Ortalama altında kalan kısım ise ortalama olmaya çalışmalı. Büyük ve başarılı üniversitelerde zaten böyle olduğunu duyuyorum. Olması gereken de bu.

Eğer ben Upper Intermediate İngilizce kursu alıyorsam, buna uygun eğitimi almalıyım. Bu seviyeye eksiklerle gelmiş olan kişilerin eksikleri ile boğulmak zorunda değilim. Siz onlara ya ek ders verin, eksik konularını söyleyip tamamlamalarını isteyin ya da Intermediate seviyesindeki kursa indirin.

Öğretmene “hocam kaynak da ekleseniz, ayrıca bunlara bakın gibisinden” dediğimde “zaten mevcut olanı anlamıyorlar ki ek kaynak vereyim” dememesi gerekiyor. Birileri birilerini hep taşımak zorunda mı?

Bir kursun, dersin, diplomanın verilmesi demek o konuda yeterli olmak demektir. Ama seviye kitle için sürekli düşürüldüğünden sivrilenler hep kendi çabaları ile sivrilebiliyor. Peki o zaman ben kursa neden gidiyorum?

Fazlasını Oku

Girişimcilikte Risk ve Kumar Ayrımı

Girişimci risk alan ve bu riskleri yöneten kişidir. İşinin uzmanlığı dışında makro ekonomik durumu, rakiplerini, satın alma davranışlarını, kanunları da risk olarak yönetmek zorundadır. Şu anda KOSGEB‘e yönelik uygulamalı girişimcilik eğitimi alıyorum. Daha sonra iş planı ile KOSGEB’e başvuracağım. Yalnız şöyle bir tablo ile karşılaştım; KOSGEB Kocaeli 2013 yılında taahhüt ettiği girişimcilik geri ödemelerinin hiçbirini yapmamış. Yani %60’ı geri gelmesi gereken şirket giderleri veya makine teçhizat alımı giderleri ödenmemiş.

Planlama

KosgebŞimdi 2014 yılında ne olacağı belirsiz. Girişimcilikte nakit yönetimi şirketlerin kapanmasında en önemli etkenlerden biri. Peki ben bu devlet desteğinin geri ödenip ödenmeyeceğini  bilmeden nasıl finansal planlama yapabilirim?

Yine yeni işletmelerin kapanmasındaki en büyük etken plansızlık. Peki bu kadar değişken varken KOSGEB gibi bir devlet kurumunu da SWOT analizinde “tehditler” kısmına yazacaksam benim yönetebileceğim risk olarak ne kaldı?

İşim haricinde diğer tüm kalemler “tehdit”. Genel tehditler;

  • Makro ekonomik durum.
  • Rakipler
  • Tüketicilerin satın alma gücü değişimi.
  • Kanun değişimleri.
  • Devlet desteklerinin 1 sene gecikebilecek olması.
  • Doğal afetler, yangın, hırsızlık.

Bu kalemler böyle devam edebilir ama aynı zamanda “fırsat”a da dönüştürülebilir. Mesela tütün ürünlerine uygulanan vergi, işlenmemiş tütün satışını artırdığı gibi. Peki devlet desteği? KOSGEB yok gibi davranırsam, buna göre planlama yaparsam ama geri ödeme gelirse ne yapacağım? Pavyona gidip harcayacak mıyım? Ben bu kalemi fırsata dönüştüremem. Gelmeyecek paranın gelmesi beni maddi olarak rahatlatır ama ben o desteğe gelecek gözüyle baksaydım daha nitelikli personel alabilir, daha geniş bir ofis tutabilirdim.

Plan, plan, plan, uzun vadeli, kısa vadeli vs.. Plan ama planda bazı kalemlerin de öngörülebilir olması gerekir. Tamamen soyut olduğumuz KOSGEB bütçesi ve ödeme tercihleri nasıl yönetilebilir?

Biz o zaman parayı direkt iddaa’ya yatıralım, KOSGEB desteği misali, gelirse ne ala, gelmezse bir işe girer çalışırız. Risk başka şey, kumar başka.

 

Fazlasını Oku