Çalışmak mı Yaşamak mı?

ÇalışmakAslında çalışma ve yaşama birbirinden tam olarak soyutlanabilen olgular değil. Ben bilişim alanında çalıştığım için bu yönden bakacağım. Örneğin bilgisayar programcısı için ki çoğu diğer iş de böyledir, öğrenme son bulmaz. Peki bu öğrenme nerede ve ne zaman gerçekleşir? Okulda ne dersler yeter ne de haftasonu okumaları. O kadar yönelim, teknik, araştırma, uygulama var olunca bunları çalışırken hem öğrenme hem de tecrübe etme şansı buluyoruz.

Peki bilişimde meslek ayrımları var mı? Evet bazı alanlarında var. Ağ teknolojileri uzmanı, programcı, bilgisayar bakımı ve tamircisi gibi. Şimdi ağ teknolojilerini programlamadan soyutlayabiliriz bir nebze de olsa. Ama programcılığın içine girildiğinde o kadar çok alan açılıyor ki, önüne geçilemez bir karmaşa yaşanıyor.

Ben arayüz kodlayıcısıyım diyemem. Bu sadece HTML + CSS + Javascript ile ilgili değildir. Tamam slide tasarımını aldınız ama buna hareket veren sizsiniz. Mesela kullanıcı slide üzerine geldiğinde otomatik dönme durmalı mı? Slide numaralarının üzerine gelince mi slide değişmeli, yoksa tıklayınca mı?

Arayüz tasarımı ise daha çorba bir durumda.  Grafik tasarımcının İnternet kültürü çok yüksek olmalı, tipografi, renkler, butonlar, linkler konusunda çapraz düşünebilmelidir. Tabi burada işin içine psikoloji ve antropoloji de giriyor. Kullanılabilirlik testleri mevzu bahis oluyor. Bu testleri gerçekleştirmek de ayrı bir uzmanlık.

Bir İnternet servisinin performans ve güvenliği de çok önemli. Burada işin teknik kısmı daha çok öne çıkıyor. Bu bir İnternet projesi ise bu tüm süreçlere pazarlama ve kullanıcı deneyimi de bulaşıyor, yani başından beri göz önünde bulundurulması gerekiyor.

Bazıları “her şeyden biraz bil, bir şeyi çok iyi bil” derler. Oysa ben “sadece bir işi yapan o işin kölesidir” diyorum. Belki çok yanlış bir düşünce ama ülkemizdeki çalışma koşulları gereği bu işin her tarafına bulaştım. Ama sonunda görüyorum ki resmin tamamını görebiliyorum. Bir “Kullanılabilirlik Uzmanı” iş ilanına başvuru yapamam. Bu konuda okudum, yazdım, deneme yaptım ama bu beni “uzman” yapmaz. Adwords, SEO okuyorum ama bu beni SEM (serarch engine marketing) uzman yapmaz.

Back-end kodlama işine girdiğimde belli adımları işleten bir makine operatörü gibi hissederim herhalde. Ama programlamayı seviyorum. Bazen grafik tasarım yapmak da hoşuma gidiyor. Yeni iş fikirlerini düşünmek ve bunların uygulama süreçlerini düşünmeyi de seviyorum. Şimdi ben back-end kod yazılan bir işe girmek istemiyorum. Her gün bir site temalı bir iş yeri de istemiyorum.

Yapılan araştırmalara göre yetenekleri oranında sorumluluk verilen insanlar daha performanslı ve mutlu çalışırlarmış. Şimdi ben bunca kullanılabilirlik merakımı giderirken okuduğum kitaplardan aldığım bilgileri çöpe mi atayım?

Peki bir iş yapıyorum. Buna SEM uzmanı diyelim. Bu benim programlamadan elimi eteğimi çekeceğim anlamına gelmez. Kendime ayırdığım zamanların bir kısmında bu yönde öğrenmeye, uygulamaya devam ederim. Bu da iş ile yaşamı birbirine bağlıyor sıkıca.

Yaşamak için çalışmak yerine, yaşarken çalışmak ya da çalışırken yaşamak daha kulağa hoş geliyor.

Çalışmak mı Yaşamak mı?” üzerine 3 yorumlar

  1. Çalışmak için yaşamak demek istemedim. İnsanların sağlıkları elveriyorsa çalışmaları gerekir. Ben Yaşamak için çalışmak yerinde “yaşarken çalışmak” deyimini öneriyorum. İkisi birlikte gidebilir.

  2. hocam,söylediklerinize katılıyorum güzel deyime dayandınız<sağlık peki yaşam şartları şuan ki günümüzün yaşam şartları oldukça ilerlememekte başında işsizlik dile getireyim mesala ben, çalışmıyorum.işletme mezunuyum.ama bakırlırsa gunumuzun hali Ne yazık ki çoğumuz gündelik hayatın kaygılarını her şeyin önünde tutup elimizden kum tanecikleri gibi akıp gidiyor.Ben dediğinizi saygı duyup başarılar dilerim.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İnsan mısınız? * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.