Arama Kutusu Fobisi

İşin mutfak kısmında bulunan bende bulunan fobidir. Google, Yandex, Bing gibi arama motorları dışında küçük ve orta çaplı sitelerdeki arama kutucukları bu fobiye konu oluyor. İşin arka planını biliyorum. Arama çok meşakkatli bir iş. Kaynak çok tüketir, kullanıcılardan çok farklı arama ifadeleri gelir, eşleştirirken Türkçe karakter veya halk dili ve formal dil alanındaki farklar sorun yaratır.

Ben çoğunlukla son çare olarak arama kutusuna başvuruyorum. Çoğu kullanıcı da bunu benimsemiş durumda. Menüler arasında gezinmek, arama yapmaktan daha az kafa karıştırıcıdır. Eğer Google’da değilseniz.

Bir web sitesinde arama kutusu çok kullanılıyorsa o sitenin navigasyonunda veya bilgi mimarisinde eksikler vardır. Tabi bazı siteler var ki; arama yapmadan sonuca ulaşmanız imkansız gibi bir şey. Zaten bu tür içeriğe sahip siteler arama motorlarını bilinçli olarak geliştiriyorlar. Kullanıcı sitede aradığını bulamamış, zaten memnun değil, sonra aramayı deniyor ama yine hüsran. Kullanıcı deneyimi yerle bir oldu.

Ben de basit bir sitede haberler içinde arama yaparken baslik like ‘%kelime%’ OR aciklama like ‘%kelime%’ şeklinde bir sorgu uygularım. Bu size başlıkta veya içerikte kelimenin geçtiğini gösterir ama sizin ilgilendiğiniz konu ile ne kadar alakalıdır bilinmez.

Normalde aranan ifadenin başlıkta yer alması önemi artırır, haber metni içerisinde kaç kere geçiyorsa yine önemi artırır. Güncelliğe bakılabilir, daha yeni sonuçlar sunulabilir. Normalde bunu MySQL’de Full Text Search kısmen karşılıyor. Size benzerlik skoru veriyor. İster belli skorun altındakileri göstermeyin, ister kayıtları skora göre azalan şekilde sıralayın.

Google bile insanların İnternet’deki arama ihtiyacının %2-%3 kadarını karşıladıklarını düşünüyorlar. Veri çığ gibi artıyor. Bloglar, tweetler, yorumlar vs.. vs… Her bün binlerce web sitesi açılıyor, haber sitelerine onlarca haber yükleniyor. Bunların hepsi “veri”. Bilgi ise bu verinin işlenmiş halidir. Yani biri “kız msni” yazdığında siz ona “bütün kızlar toplandık” parçasının sayfasına götürüyorsa burada bir yanlışlık var demektir. Arama önemlidir.

Fazlasını Oku

İş Arkadaşlarını Yönetmek

Hepimiz yazılımcı, tasarımcı, satış elemanları ile çalışıyoruz. Herkesin görevi oluyor. Ama her zaman da bir ilişki söz konusu. Pazarlamacı sitenin bitip bitmediğini sorar, diğer programcı arkadaş yeni bir upload scripti ile gelir. Yani “Ben kendi halimde takılırım” diye bir olay söz konusu değil.

Tabi bu iş ortamında stres de eklenince bazen sinirler gerilebiliyor. Çok genel olacak ama iyi niyetli olmak hiçbir zaman kaybettirmez. Aksine öfke, kıskançlık, kuyu kazma insanı yıkıma götürür. Ben o kadar yazılımcı, tasarımcı ile beraber çalıştım. Özellikle yazılımcılarda “çirkef” diyebileceğim bir adama rastlamadım. Mesela ben çoğuna uyum sağlıyorum.

Karşı tarafın eksik bilgisini, hatalarını yüze vurmak çok ters teper. Tabi bu söylememek değildir. İyi niyetle söylendiğinde işe yarıyor. Bu en çok teknoloji tercihlerinde su yüzüne çıkıyor. ASP mi PHP mi, tablo tasarımı mı yoksa w3c standartlarını mı takip edelim gibi şeyler. Bunların kesin cevapları yok. İçinizden “tablo ile web site kodlaması kaldı mı” diyebilirsiniz. Ama tahmin edebileceğiniz gibi css ile sayfa yerleşimini kontrol etmek belli bir öğrenim ve bolca deneme gerektiriyor. Acil paraya ihtiyacınız var ve web sitesi işi aldıysanız tablolarla da yapabilirsiniz. Çünkü uygun zamanda yanlış doğru olabilir.

Bir de yemek araları, çay molaları çok önemli. İnsanların özel yaşamlarından bir şeyler paylaştıkları ortam oluşuyor. Birisi okulunu anlatır, diğeri evlilik planlarını. İnsan ön yargılıdır. Biraz kibar konuşsun “öfff amma trip atıyor hee” denebilir. Ama yemekte bakarsınız normale döner, muhabbeti güzeldir.

Doğru kadını bulmak gibi. Doğru kadını aramak için öncelikle doğru erkek olmanız gerekir değil mi? İş arkadaşlarına da iyi niyetle yaklaşmalısın ki sen de samimiyet ve iyi niyet bekleyesin.

Fazlasını Oku

Garanti ve Şifre Politikası

Hesabım Garanti Bankası’nda olduğu için ben garantiyi eleştireyim. Bana şunu diyor “en az 6, en fazla 8 karakterden oluşan, en az bir rakam veya harf içeren şifre belirleyiniz”.

Bilmiyorum sizin her zamanki şifreniz buna uyuyor mu ama gerçekten çok kısıtlı. tamam 6 karakter ve üstü olmasını anlarım da, 8 karakterden fazla neden yazamıyoruz? makul rakam 6 – 12 arası olabilir mesela.

Bundan sonra bir de harf veya rakam zorunlu tutunca (yani tamamen alfanümerik veya nümerik olamaz) yeni şifre icat etmeme sebep oluyor. Bu tip bir şifre de unutulmaya mahkumdur. Bir yere not alınırsa güvenlik daha kötü etkilenir bundan. Üstelik müşteri deneyimini de kötü etkiliyor.

Harf ve rakam beraber istemesi anlaşılabilir. Brute force ataklar için olasılığı ciddi biçimde artırıyor. Ama 6-8 karakter arası harf ve rakam içerecek şifre çok lüks bir istek.

Fazlasını Oku

Garanti Bankası ve Şifre Problemi

Garanti Bankası
Garanti Bankası

Aslında teoride hiç yaşamadığım bir problem bu. Zaten hala aynı halde durmasının sebebi de bu zannedersem. Şöyle ki; garanti benden kullanıcı şifresi istiyor. Ben de metin kutusuna  tıklayıp “osman7899” olan her zamanki şifremi tuşluyorum. Ama Garanti Bankası bu metin kutusunu 8 karakter girilebilecek şekilde sınırlamış.

Ee ne var bunda diyebilirsiniz. Çok şey var. Ben yukarıdaki şifreyi “osman7899” olarak giriyorum ama “osman789” olarak kayıt ediliyor. Herhangi bir uyarı da yok. Ben şifremi bildiğimi zannediyorum sadece. Şifre belirleme ve değiştirme bölümlerinde aynı mantık olduğu için bir problem yaşamıyorsunuz. Hep fazla giriyorsunuz ama asıl şifrenizi bilmiyorsunuz. Yazın mesela “gokhan456789123” hata vermiyor. Metin kutusundaki yıldızları da sayacak halimiz yok? Hata.

 

 

Fazlasını Oku