Web Sitesini Kime Yapıyoruz?

Bir fima düşünün x ajansı ile çalışıyor. Buradan reklam, katalog, çeşitli grafik ve basım işleri alıyor. Aynı zamanda da İnternet sitesi omasını istiyor veya var olanın geliştirilmesini. Ajans’da bu işte uzman bir firmaya veriyor. Müşteri temsilcisi gidip brief’i alıyor. Sonra firmaya gelip işi tasarımcıya, tasarımcı da programcıya bırakıyor.

Arada ne kadar çok insan olduğunu fark etmişsinizdir. Firma ajansa, ajans yazılım firmasına, müşteri temsilcisi tasarımcı ve programcıya. 10 kişi dizilip bir sonraki kişiye fıkra anlatın ama diğerleri sırası gelmeden duymayacak. En kişiye fıkrayı anlatmasını istediğinizde büyük olasılıkla birçok şey değişebilecek hatta ana konudan sapılabilecektir.

Bu bilgi soğrulması projelerin başarısız olması ve memnun olmayan müşterilere sebeo oluyor. Ve şöyle bir durum var; biz web sitelerini ne ajansa, ne müşteri temsilcisine ve hatta müşteriye yapmıyoruz. Biz web sitelerini o siteye girecek son kullanıcılar için yapıyoruz. Firmaya nasıl site yapabiliriz? Daha kendi web sitesinde ne olması gerektiğinden habersizken bu mesajı iletenler kendi absürt fikirlerini de proje dökümanına katıyorlar. Bu bazen tezat durumlar oluşturuyor, kimi zaman teknik problemler yaratıyor.

 

Mesela bir firma üretim videolarını sitesine koymak istiyor. 20’ye yakın videosu var ve bunlar günde ortalama her biri 50 kere izleniyor. Peki müşteriden talebi alan ajans bandwith‘den habersiz. Bunun sunucu maliyetini düşünmüyor. Yazılımcı bunu bildiklerini düşünüp videoları kendi sunucularında tutuyor. Sonrasında kendilerine özel bir sunucu kiralamaları gerekiyor.

Bir kere müşteri ne istediğini bilmez. Henry Ford’un bununla ilgili güzel bir sözü vardır; “Eğer insanlara ne istediklerini sorsaydım, yanıtları daha hızlı arabalar olurdu”. İnternetin çöp gibi olma sebeplerinden biri de budur. Bir sürü yetenekli, çalışkan, zeki insan ama ortaya çıkan sonuçlar facia. Basit  bir firma sitesinde bile öyle.

“Ben siteyi mavi istiyorum”. Neden? Bir açıklaman varsa bunu söyleyebilirsin. Ama ben bu siteyi sana değil müşterilerine yapıyorum yani siteyi kullanacak insanlara. Aynı şekilde işin mutfağındaki bir kişi siteyi kırmızı yaptığında müşteri; “Neden kırmızı?” dediğinde bir sebebi yoktur. Çünkü sektörel olarak belli iş kollarına uygun renkler diye bir ölçüt yoktur. Ama havuz temizliği yapan bir firma iseniz sitenizin mavi olması beklenir. Veya bir gece kulübü ise daha koyu tonlar tercih edilir vs..

Yazılımcı, tasarımcı, müşteri, patron ekseninde tartışılır durur. Kimse de haklı çıkamaz. Çünkü bunun bir standardizasyonu yoktur. Bakılacak şey kullanıcı araştırmalarıdır. İnsanların kullanmakta zorlanmadığı elemanlar kullanılabilir. Bilimsel verilerden yararlanılarak bir metin sunarken arka plan ve yazı renginin, font tipi, satır aralıkları seçebilirsiniz. Yazılan metinlerdeki kavram ve ifadeleri siteye girecek kitleye uygun yazarsınız vs.. vs.. Bunların hepsi erişilebilirlik ve kullanılabilirlik potasında eritilebilir.

Önemli olan müşterinin siteyle ne yapmak istediği. Bunu öğrendikten sonra eğer bir kurumsal kimlik çalışması varsa ona uygun bir arayüzü grafik tasarımcı yapar, programcı kodlar. Aslında Bunların her biri için birer adam lazım ama Türkiye şartlarında birden fazla işi yapmak durumunda kalıyorsunuz. Peki bu beni rahatsız ediyor mu? Hayır. Aksine başkalarına gebe olmamak beni rahatlatıyor. Ve alakalı teknolojileri öğrendiğinizde uzmanı olduğunuz konunun zincirlerinden sıyrılırsınız. PHP programcısı PHP’nin kölesidir. Sadece bir işi yapan o işin kölesidir. Burada kullandığım kölelik kavramı olumsuz anlaşılmamalı. Ne kadar çok alanda bir şeyler biliyorsanız, vizyonunun, firmaya kattığınız değer o derece yüksek olur. En iyi programcıları ücretlerini ödeyerek satın alabilirsiniz ama usta bir proje yöneticisini, bu işlerin başından beri içinde olan kişiyi zor bulursunuz. Konu dağıldı farkındayım, pardon.

Web sitelerini biz insanlara yapıyoruz. Ne patronumuza, ne müşteri firmadaki ilgili kişiye. Bir firmanın sahibi olmak o firmanın İnternet’den nasıl fayda sağlayabileceğini bilmek anlamına gelmez.

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İnsan mısınız? * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.