Laiklik ve Kullanıcı Deneyimi

Başlık biraz “ne alaka?” düşüncesini akla getiriyor ise de bence aralarında birçok ortak nokta var. Önce “laiklik” nasıl tanımlanıyor bakalım, TDK Güncel Sözlük’den;

“Devlet ile din işlerinin ayrılığı, devletin, din ve vicdan özgürlüğünün gerçekleşmesi bakımından yansız olması, laisizm”

Laiklik insanlara ne inanın ne de inanmayın demez. Zaten görevi bunun tersidir. Peki bu devletin dini konulardan tamamen soyutlanması mıdır? Tabi ki hayır. Dini örgütlenme, terörizm, sapkın ve kanun dışı eylemleri öneren inanışlar devletin sorumluluğuna girer. Ayrıca devlet halkının dini ihtiyaçlarını karşılayabilmeleri için gerekli ortamı sunmalıdır. Sonuçta bir devlette insanlar vergi veriyorlarsa ibadethanelerin ve giderlerinin devlet tarafından karşılanmasını isteyebilir. Ülkemizde Alevi kardeşlerimiz aynı desteği alamıyorlar ama bu benim söz söyleyeceğim bir konu değil.

Burada ibadethane bir web sitesi gibi düşünülebilir. Kullanıcılarınızın sizden beklentileri vardır ama bunların yanlış olduğunu düşünerek eklemiyor olabilirsiniz. Bu konuda fikrim yok onu da baştan söyleyeyim.

Mesela çöp kutularındaki sigara söndürme bölümleri. Devlet vatandaşların sigara içmesini istemez (teoride) ilgili merkezler kurar, destek çıkar vs.. Ama yine de o sigara söndürme bölümünü koyar. Çünkü sigaraya karşı olsan da sigara içen insanlar vardır. Marksist külliyatta bir söz vardı tam hatırlamıyorum. Ama şöyle bir şeydi; “Biz dinlere inanmıyor, dinlere inanan insanlar olduğuna inanıyoruz.”

Peki biz kullanıcılarımızı ne olarak görüyoruz? Her ürünümüzü, hizmetimizi koşulsuz, şartsız kullanan, ağlamayan – zırlamayan. Zor kullanılabilen bir ürünü öğrenmek için saatlerini vermesini gereken biri olarak mı görüyoruz?

Evet biz acemiliğe katlanamıyoruz ama işimizi yaptığımız insanlar genelde acemi oluyor. Bu gerçeği kabul etmek durumundayız. Çöp kutusuna sigara söndürme bölümü koymazsak izmaritler yere atılabilir, daha kötüsü çöpün içine atılıp çöpleri yakabilir.

Sizce?

Fazlasını Oku

Son Kullanıcı Gerçekte Neler Yaşıyor

Bu soruyu hep merak etmişizdir, anlamaya çalışmışızdır. Tahminlerimiz olmuştur, izlediğimiz insanlardan belli tecrübeler edinmişizdir. Ama kullanıcı gerçekte ne yaşıyor? Bundan 2 yıl önce yazdığım e-ticaret yazılımı vardı. Bunu kullanarak bir site yapıyoruz. Ürünlerin de bizim tarafımızdan girileceğini duyunca çok gerilmiştim ama sonucunda buna sevindim, çünkü bana çok şey öğretti.

Yazılımda sınırsız alt kategori eklenebiliyor. Bir kategorinin içine girip alt kategorileri ekliyorsunuz, sonra onların alt kategorilerini vs… Ben her kategori listelemesinde yeni bir http isteği yapmışım. Ürün ekleme bağlantısına tıkladığınızda karşınıza bu kategori sayfası çıkıyor. İstediğiniz kadar alt kategorilere gidip ürün ekleyebiliyorsunuz. İster en üst kategoriye eklersiniz, ister son kategoriye. İkisine de izin veriyor sistem. Bizim 3. seviye alt kategorilere eklememiz gerekiyordu. 1000 civarı da ürün vardı fotoğrafları ile birlikte.

Her seferinde ilgili kategoriye gitmek için 3 defa tıklamam ve sayfanın gelmesini beklemem gerekiyordu. Her defasında bunu yapıyordum, bağlantımız da kota yüzünden düşmüş ve hızlı değil. Bu işkenceye dönüştü. O anda bir son kullanıcıydım. Programlama ile müdahale edecek zamanımız da yoktu.

Bir sistemi kullanılabilir yapmak için kullanıcıların ne yapabileceklerini iyi kestirmek gerekiyor. Eğer kullanıcı tek seviyeli bir kategori ağacına sahipse bu sorun öne çıkmıyor. Ben sadece ürünleri ekledim. Peki silmesi, düzenlemesi ne durumda? Onlar da bu kadar kullanışsız mı? Bilmiyorum.

Ama kötü tasarlanmış arayüzler kullanıcılara yapılmış çok kaba bir hakarettir.

Fazlasını Oku

İmanın Şartı Kaçtır?

İmanın Şartı
v

Şimdi bu yazı dini eleştirmekle ilgili değil. Bugün bir forumda üye olmadan konu açmaya çalıştım. Tabi ki bana CAPTCHA önlemi koymuştu. Ama bu sefer kargacık burgacık yazılar, rakamlar değil, soru vardı. “İmanın şartı kaçtır?”.

Bunu neden garipsiyorsun diyebilirsiniz. Ama her insan dini bilgilerde iyi olamayabilir. Mesela ben bilmiyordum. Hayatı daha seküler olan insanlar da var. Böyle bir soru karşısında Google’da arama yapmam gerekirdi. Ama ben vazgeçtim, zaten öylesine basmıştım butona.

Günlük hayat artık daha hızlı akıyor, dini bilgiler, ibadetler unutulabiliyor. Ayrıca herhangi bir dine mensup olmayan veya İslamiyet dışında dinlere tabi insanlar var. Hem de azımsanmayacak ölçüde.

Kullanılabilirlik, kullanılabilirlik diyoruz işte bu da çok güzel bir örnek.

Fazlasını Oku