Steve Jobs’dan Öğrenmek

Steve Jobs öldükten sonra yayınlanan biyografiyi okuyorum. Birçok ders var içerisinde. Zamanının ne kadar ötesinde bir düşünce yapısı varmış.

İşte yıkanmıyor, vejetaryen, zen budizmi ile ilgileniyor, kırıcı vs… Bunlar hiç umurumda değil açıkçası. En göze batan özelliği dünyada bir şeyleri değiştirmek istemesi. Dünya tarihine bir imza atmayı düşlemesi.

Çok başarısızlıklar da yaşadı, yani çalışma hayatı boyunca başarılı biri değildi, herkes gibi hatalar yapıyordu. Onu özel kılan durumu tepeden görebilmesiydi. Mesela “kullanıcı deneyimi”. Bu çoğu kişi için ürünün tasarımı, nasıl çalıştığı, kolay kullanılabilirliği olarak tanımlanır. Fakat Jobs ürünün mağazadan satın alınmasından dahi bu deneyimi kontrol etmek istiyor. Zincir apple shoplar açmasının da sebebi bu.

Şöyle diyordu “Apple bilgisayarları diğer PC ler ile yan yana konulup, müşteri temsilcisi tarafından teknik özelliklerinin sayılmasını istemiyorum”. Çünkü apple teknik özelliklerden çok daha fazlasını vaat ediyordu. Apple markalı ürün sahibi olmak ayrıcalık, hala da öyle.

Bir apple bilgisayar satın aldığınızda işletim sistemi ile beraber gelir. Klavyesi, faresi ile birlikte gelir. Yani size yazılımsal, donanımsal ve çevre birimleri konusunda fark yaratır. Apple yeni bir model çıkarırken steve wozniak 8 slotlu olmasını önermişti. Jobs ise sadece 2 tane olmasında diretiyordu. Sebebi şuydu; “insanların kötü donanımlarla bilgisayarımızı boktan bir şeye dönüştürmelerine göz yumamam”.

Aynı şekilde apple bilgisayarlar diğer işletim sistemlerini çalıştırmazlar (resmi olarak). Bunun sebebi de yine aynıdır ve daha kuvvetlidir. Dünyanın en güzel, en yenilikçi, en güçlü bilgisayarını boktan bir işletim sistemi ile boka çevirebilirsiniz. Jobs her zaman donanım ve yazılımın bir arada düşünülmesi gerektiğini savunmuştu.

Jobs, sanat ile teknolojiyi birleştiren biri. Pixar’a çok paralar yatırdı. Bunu daha fazla para kazanmak için yapmadı. Orada yapılan şeyler çok sanatsaldı. Orada yeni bir şeyler yapılıyordu. Mükemmel animasyonlar. Bu yüzden Jobs sonuna kadar Pixar’ı destekledi.

Çalışanlarına yaklaşımını önce yadırgadım ama sonra anladım. Bunu bilinçli mi yapıyordu bilemiyoruz ama sövgü, övgüden daha iyi sonuç veriyor. Empati kurduğumda bu tip şeylerin bana yapılması durumunda işi bırakırdım veya onu yenmek için daha fazla çalışırdım. Bu da bir nevi eleme oluyor. Tutkulu ve idealist insanlar apple da kalıyorlar.

Apple, elinize aldığınızda ya da uzaktan baktığınızda vay be dedirten ürünler yaratıyor. Şu anda dünyanın en değerli markası ve bunu hak ettiğini düşünüyorum.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İnsan mısınız? * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.